Quills

Quills

De Sade, tarihin simgeleşmiş isimlerinden biri. Uslanmaz bir çocuk ve bir o kadar da yaramaz… Hiçbir zaman bir diğerine benzemedi ya da bir başkası gibi davranmadı. O sadece yaşamak ve nefes almak istiyordu. İçgüdülerinin verdiği zevki ve acıyı bir arada yaşamaktan korkmadı. Savundukları uğruna hapis yattı hatta giyotine kadar sürüklendi. Ardında birçok eser bıraktı ve birçok da mirasçı. İşte Quills De Sade’in bu yönüne dikkat çeken bir yapım. Sade’in günaha açık yaşamını gözler önüne seriyor, bir yandan da entelektüel boyutunu çok iyi hesaplayarak sadizmin markisini kameraya afrodizyağı bol bir şekilde yansıtıyor.

Quills, Sade’ in fantezi dünyasına ve entelektüel derinliğine değinerek onu romantik bir yazar olarak çok iyi tasvir etmiş. Sevişmeden, yazmadan duramayan Sade (Geoffrey Rush) bu filmde aristokrat kültürü temsil ederek zamanın Jakoben çalkantısı içindeki Fransa’ yı da çok iyi betimlemiş diyebiliriz. Quills, karışıklıklar ve devrim eşiğindeki Fransa’ yı anlatırken bunu seks bağımlısı ve özgürlük hayranı bir adamın ağzından dile getirmeyi tercih etmiş. Yani yaramaz çocuğumuz Sade’ in ağzından…

Hapishanedeki Sade dönemin siyasi çalkantıları arasında fırsat buldukça tiyatro eserleri karalayan elinde şarabıyla etrafa emirler yağdıran aristokrat bir yazardır. Hapishane de çok rahattır çünkü siyasi bağlantıları çok güçlü bir aileye mensuptur. Jakobenlerin hiç sevmediği Sade hapishanede de rahat durmaz, kadın hayranlar her yerdedir. Takipçileri gizli gizli yazdıklarını çoğaltmanın peşindedir. Ha içerisi ha dışarısı Sade için fark etmez. Çünkü o ateşli bir yazardır ve doyumsuz bir erkektir.

Filmde en etkileyici sahneler sanırım Sade’ in kanıyla ve dışkısıyla yazdığı sanhelelerdi. Dur durak bilmeyen bir üretkenlik ve Fransa’ ya bile fazla gelen cinsel özgürlük isteği… İşte filmin ana teması buydu. Quills, sadizmden mazoşizme, fanteziler dünyasından yazarlığa, aşktan felsefeye birçok alana atıfta bulunan bir senaryoya sahip…

Çok çekici ve arzu dolu bir yaşamı gözler önüne seriyor. Çok özel donanımlı bir adamın hayatını ona hiçbir etiket yapıştırmadan özgürce işlemeyi başarabilmiş bir film.

Quills etkileyici bir film. Geoffrey Rush (De Sade), Kate Winslet (Madeleine ‘Maddy’ LeClerc), Joaquin Phoenix (The Abbe du Coulmier), Michael Caine (Dr. Royer-Collard) gibi oyuncuların yer aldığı tarihi dokusuyla insanı meraka sürükleyen bir öykü…

İyi seyirler…

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Kırık Camlı Oda 

Karanlığın bütün şehri kucakladığı, dolunayın etrafı somurtkan bir yüzle izlediği, aralarında savaşa tutuşmuş yıldızların birbirine sırt çevirdiği, katil rüzgârın dışarıda aman vermeyen bir takiple av peşinde koştuğu, kimsenin dışarıya adım atmak istemeyeceği türden bir geceydi. Dışardaki habitatı bozulmuş ağaçların dalları, dur durak bilmeyen borayla bir sağa, bir sola yatıyor,...

Tecavüz ve Şiir

bedenine sahip çık o ruhunun diğer sahibi her kapı kapansa da onun zihni hep açık elletme hiçbir yerini bırak tek başına solsun tenin kendiliğinden toprağa girsin saflığın şahidi yaşasın erkeksiz ve kız başına terket o şehri suçun tasvirini bırak polis yapsın ellerini kanını ve şiirlerini izin ver tecavüzcüler yazsın artık dünyayı sevmeyi bırak ki o da seni bıraksın Can Murat...

Adam Olmak

çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse sen aklı başında kalabilirsen eğer herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır hem kendine güvenebilirsen eğer bekleyebilirsen usanmadan yalanla karşılık vermezsen yalana kendini evliya sanmadan kin tutmayabilirsen kin tutana düşlere kapılmadan düş kurabilir yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir ikisini de vermeyebilirsen eğer söylediğin gerçeği...

Ruh Boşluğundan Yazılanlar

İnsan açıp eski yazılanlara bakınca acısını hatırlıyormuş, sadece zaman girmiş araya, sadece kelimeler, özneler ve yüklemler değişmiş ama acı kalıcıymış. Kalıcı. Hayatı uzun bir süre kaldırmışsın yüreğinden ve birden bire geçmişle karşılaşınca kendinle baş başa kalmışsın. Burada durmuştum, burada geçmiştim, burada düşmüştüm, burada hızla uzaklaşmıştım kendimden dersin....

Felsefenin Skandal Çocuğu Max Stirner

Biricik’in skandalını tam olarak anlamamızı sağlayan işte şudur: Gelecekten söz eden herkes aldatmak istiyor.” -Peter Sloterdijk- “Niezsche Yılı” olarak kutlanan 2000 yılında ünlü Alman filozof Rüdiger Safranski Nietzsche üzerine yaklaşık dört yüz sayfalık bir biyografi yayımladı. Bir kişi ne kadar ya da nasıl kutlanır? Kutlanabilir? Çöküşe kadar mı?...

Bazen

Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan, Güneş kucağındadır, bilemezsin. Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür, Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın. Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın. Uçar gider, koşsan da tutamazsın... William Shakespeare

Sınırları Aşan Sınırlar

Saat şehir içi ulaşımdaki son otobüsün, son trenin, son dolmuşun, son minibüsün ve son tramvayın hareket saatiydi. Artık sadece insanların pahalı bulduğu taksiler bir yerden bir yere yolcu taşıyabilirdi. Son tramvaya son anda yetişen delikanlı jeton alabilecek zamanı bile olmadığı için kaçak binmişti. Zaten son sefer olduğu...

Düşünce ve Düşünme Süreçleri

Diyalektik nedir? Ülkemizde dillere pelesenk olduğu kadar da anlamı bilinmeyen bir kavram, daha doğrusu yöntemin, Türkçe’deki bence en yakın karşılığı “dillendirilen”dir. (“Görüngü” diye de geçer ama diyalektik, dialectica kelimesinin lehçe anlamına gelen dialectus, karşılıklı konuşma anlamına gelen dialogus ile bağlantısı düşünüldüğünde dille ilgili olduğu açıktır) Mantık, “dillendirilen”i irdelediğinde...

Saçlar

Bataille: “Azize, zevk düşkününden ürküntü ile kaçar; kendi ile onun itiraf edilemez tutkularının aynı olduğunu bilmez.” Gözler büyüleyicidir, ağız baştan çıkarır, göğüs ve kalçalar heyecanlandırır, ama saçlar, evet saçlar! Güzelliğin asıl yeridir, şeytani güzelliğin kökeni! Bir şair yoktur ki saçlardan dem vurmasın! Homer, altın saçlı bir Afrodit imgesi...