Tozlu Tarihin Kalp Atışları

Bir avuç gözyaşımız kaldı yağmurlarda eriyip giden insanlıklarımızdan ve onca uçuruma sahiptik sırf atlamayı düşünmek için. Onca şeye sahiptik sırf sahip olmak için. Ne gerek vardı ki zaten takılı kalan hayallere ve ne kadar tozlandı kim bilir umutlarımı sakladığım çekmecelerim. Çek git, ne halin varsa sonun olacaktı ellerinden kayıp giden. Gitmek istiyorum ellerimle alıp koyduğum yüreğinden. Kaç adım geriye gidersem gidim bir türlü geleceğimi değiştiremiyordum. Ne kadar geride kalmıştık şimdilerimizden kurtulmak için? Saatin bilmediğimiz zamanları vardı kendinden kaçmayı başaran. Düşüncelerinizden kayıp düşercesine kayıp düşmek kendinizden. Kendini unutan insanların elinde sadece kalp atışları kalırdı, çünkü kalp atışlarınızın bittiği anda sadece kendiniz kalırsınız. Ne insanlar böyle yok olacaktı. Yaşamak, bize kendini muhtaç bırakan aciz bir varsayımdı artık. Oysa saçların gülümseyişine her dokunduğunda dünya değişmeye hazırdı. O vakit gözyaşların dökülmeseydi varoluşlarımızda bu kadar boşluklarımız olmayacaktı ve ellerin saçlarına dokunsaydı masallara yeniden inanacaktık. Senden uzaklaşan adımlarıma daha alışamamışken hayat koşmaya zorluyordu beni, takılıp düşmek elimde değildi yani. Konuş benimle dedi, tam da düşerken… her yerim bedenimden çıkan toz topraktı artık. Tekrar kalkmak kendimi kandırabilmeme bağlıydı. Senli hangi tarihe saplandıysam her tarafım toz toprak içinde, ama kalktım yeniden yürümek için yeniden geriye. Kalktım, yeniden toz toprak olmak için sensizliğe.

Serkan Aydemir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikSusmanın Dili
Sonraki İçerikSağlık Üstüne

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Ölüm Üzerine

Ölüm, en kötü ihtimalle bu dünyadan kurtulma şansıdır. Hayal kırıklıklarından sıyrılmanın, ateşler içinde yanıp, acının şefkatli kollarından kaçmanın en güzel ve temiz yoludur. Ölüm,...

Hegelci Mutlak Kavramının Fenomenal-Ontolojisi ve Anlamı

Bu yazıdaki amacım akademik mahiyette bir Hegel yorumu olmayıp, yalnızca Hegel okumalarımda ulaştığım bir Hegel yorumunu ifade etmektir. Bu sebeple hiç Hegel alıntısı yapmadım....

Mitos-Mitoloji

Öğrencilerimi söylembilime başlattığım her yıl merak ederdim: Çok tanrılı döneme nasıl bakıyorlar? Bir zamanlar insan biçiminde, fakat insanüstü güçleri olan tanrıların varlığına inanılması çok...

Neden Hıristiyan Değilim?

Bugün ele alacağım konu, "Neden Hıristiyan değilim?" adını taşıyor. İlkin "Hıristiyan" sözünden ne anlaşıldığını belirtmek iyi olur sanırım. Bugün bu sözcük çoğu kimse tarafından gelişigüzel...

Duvarı Aşanlar Cezalandırılacaktır

O, pek bencil bir devdi. Artık zavallı çocukların oynayacak yerleri yoktu. Yolun üstünde oynamayı denediler, ama yol pek tozlu hem de sert taşlarla doluydu. Bu...

Özgürlük Üzerine

İnsan nasıl dönüşecek, olmaya çalışmaktan varlık durumuna bu köklü değişimi nasıl gerçekleştirecek? Olmaya çalışan, bunun için çabalayan, uğraşan, kendisiyle savaşan biri böyle biri erdem...

Good Will Hunting

Bir insan diğer bir insanın hayatını ne kadar etkileyebilir? Bir deha, onu keşfeden bir profesör ve onların arasında kalan hassas bir psikolog… Bir hayat bilgeliği öyküsü,...

Felsefe Grubu Mezunlarının Talepleri

Ülkemizde sayıları gittikçe artan Felsefe Grubu mezunlarının istihdamını karşılayabilecek pek çok imkan olmasına rağmen onların kendi kaderlerine terk edilmeleri, öğretim hepimizi derinden üzmekte ve...

Niçin Tahtaya Vuruyoruz?

Meşe ağacına insanların ruhani bir değer vermesi çok eskilere dayanır. Ağacın yüksekliği ve sağlamlığı nedeni ile bazı güçlere sahip olduğuna inanılıyordu. Tahtaya vurma inancı...