Senin Ellerinde Gümüş Zambak Gülüşlerin Var

Senin ellerinde gümüş zambak gülüşlerin var
Yüzüme imza tutan esmer altın kırbaç dokunuşların
Bağrında tomurcuklanan, umudun sallanan başaktan dirliği
Baharı haykıran ruhununun mezardan kalkan perçemleri

Yürürlükte ki yıldızların, yüzüne düşen yaprakların cıvgınları
Mevsimlerinin burgulu papatyalari, kaderin kokan çiçeklerin sarı açan salkımları
Senin bu ellerindeki gülüşün, benim tuttukça yürürlüğe giren yüzümün hüzünlü yalazlanışı var

Kelepçe vurulmuş, güz yapraklarının göz bebeklerine
Senin bu ellerinde kışa inat alaca baharın mahpusluk şansı var
Yılların aşkıyla dans eden hüzünlü ihtilali.
Yanaklarina oturmuş ayın berrak doğurgan yüzü

Kelimelerinin kamelya açan tılsımlı sözleri var
Siyah bungun dolanır saçlarının zil çalan ahengine, sakın ola bensiz dokunma
Beni senin dizine kapak yapan kasvetli bir cennet var
Senin bu ellerinde ki gülüşün, benim tutamayıp güz yapraklarına hepten ters kayışım var.

Uğurcan Kaçmaz

Konuk Yazar
Konuk Yazarhttp://www.felsefehayat.net
Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız makalelerinizi themetallords@hotmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayımlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Her Zaman Yağmur Yağmaz

her zaman yağmur yağmaz sözcükler ıslanmadıkça güneş kendiliğinden doğmaz her zaman yağmur yağmaz ruhunun konçertosu yükselirken mevsimler içine sığmaz her zaman yağmur yağmaz ateşin yakarken gökyüzünü tanrının adı bile duyulmaz her zaman yağmur...

Citizen Kane

Orson Welles, bu başyapıtta harika bir oyunculuk sergilemekle kalmıyor bir insanın izleyebileceği en sanatsal senaryoyu da gözler önüne seriyor. Citizen Kane, ne bir ajite film...

Kazan Dairesi

Makine bile uyukluyor Mühürlü atelyeler hastalıklı demir dolu Ücretler kapalı perdeler altında saklanıyor İşçilerin kalplerinin dibine gömdüğü aşk gibi İfade etmeye zaman yok, tutku...

Ya Kalbine Dokunsaydı?

Ya dokunsaydı kalbine.. Daha çok incinmez miydin? Daha çok yaralamaz mıydı böylesi seni? O şehvetli benliğini kadınların mükemmel vücutlarına değil de, kalbine vermiş olsaydı nasıl...

Modern Çağ Hastalığı: Popülarite

Modern çağın yaratıcıları "Popülerlik ve popülarite" denilen kavramlar üzerine düşündüğümde aklıma gelen iki şey var:  Tüketim ve sıradanlık! Özellikle 3. dünya ülkelerinin ve hatta...

İnsanlığın Sonunu İzliyorum

İnsanlığın tüm atardamarlarını kesiyorum. Ve izliyorum kanın akışını. Siyah kanın dolunaydaki aldatıcılığını… Caniliğin adı ruhumda yankılanıyor. İçime çekiyorum kan kokusunu. Kan hücum ederken toprağa...

Jacques Derrida’nın Hayaleti

Derrida: "Stirner’le birlikte şöyle bağırabiliriz pekâlâ: ‘Evet, tüm dünyada hayaletler kol geziyor!" Bu tümceyle Marx’a bir gönderme yapıyor. Marx’ın komünizme dair ironik bir vurguyla seslendirdiği...

My Son, What Have Ye Done

Her şey antik bir Yunan oyunuyla başlar. Bu oyunla kendisini özdeşleştiren bir çocuğun öyküsü; My Son, My Son, What Have Ye Done. Neden bütün dünya...

Hellraiser

Hellraiser, cinayetlerle, kan ve ceset dolu bir senaryoyla karşımızda… Seri olması yanında her bölümde izleme doyamadığım Pinhead karakteri baştan aşağı mükemmel bir retorik makinesi...