Gövdelerimiz…

Ve gövdelerimiz sonsuz ürkütücü olan gövdelerimiz.
Bizden tiksinen bir bedenin parçası.
Hayat kırıklıklarıyla dolu ellerimiz.
Gövdelerimiz bizi artık taşımayacaktır.
Hayat kırıklıkları ile dolu ellerimizi taşımayacaktır.
Sonsuzluğu çoktan tükenmiş bir mısranın en başında yer aldı.
Bize kalacak olan korkaklığımız ve gözyaşlarımız.
Gövdelerimiz saydam ve narin olanların en dayanılmaz yükü.
Bir çocuğun ağırlaşmış bedeninin izlerini bağrında hisseden gövdelerimiz,
Taşları ve sertliği üstünde hissedecek olan gövdelerimiz,
Bir tırtılın son çırpınışı son nefes verişi gibi.
Kelebeğe dönüşmenin kutsallığını renklerine bulaştıran gövdelerimiz.
Acılarımızın içinde kıvranan ve artık dayanamayan günahlarımızın ve ruhlarımızın bedeli.
Bütün küfürlerin bütün kendimizden kopuşun ve acımasızlığımızın kan rengine dönüşmüş olan simgesidir gövdelerimiz.
Tarih boyunca ayrıldığımız insanlık ve vicdan gövdelerimizin günahlarını saklayacak tarihin en kara sayfalarına.
Bizi kötü tanımlayacak bütün hikâyeleri ve çocukları yok edecek olan bizler
Gövdelerimizin birer sancısı olacağız.
Gövdelerimiz çocuklarını ve kelebeklerini öldürdükçe bizlerde acı çekeceğiz.
Ve sonra bizden kopacaklar
Bir kelebek gibi bütün tırtılların lanetini kanatlarında hissedeceklerdir.

Onlar bizden kopacak yine.
Eksik, uçucu bir kelebek olsa bile içinden çıkan ve öldürdüğü tırtılın bedelini taşıyacaktır.
Hayat akacak damarlarımızdan
Ve düşünecek beyinlerimiz
Ve sevecek kalplerimiz
Ve gülecek yüzlerimiz
Ama ellerimiz ve gövdelerimizden fışkıran hayat
Acı ve hüzün olacak.
Acının aktığı yere akacağız ve biz böyle var olmaya çalışacağız.
Acıyı acıyla yaşamaya.
Çünkü asla acı bize gövdelerimizi veremeyecektir.
Ve gövdelerimiz…
Kendilerini yok edeceklerdir.
Yeni bir acı daha doğurmamak için
Yeni bir gözyaşı daha dökmemek için ellerimize.

Sonya Bayık

Konuk Yazar
Konuk Yazarhttp://www.felsefehayat.net
Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız makalelerinizi themetallords@hotmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayımlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Who’s Afraid Of Virginia Woolf?

Bu filmde evli bir çiftin iç döküşleriyle birlikte nasıl vaftiz edildiğine şahit olacaksınız. Gerek psikolojik altyapısıyla gerekse küfürbaz replikleriyle bir ilki temsil eden Who's...

Özgür Birlik

Orman ateşi saçlı karım Isı şimşeği düşünceli Kaplan ağzında susamuru bel’li karım En iri yıldızlar demeti ağızlı kokart ağızlı karım Ak toprak üzerinde ak sıçan izi dişli karım Amber...

Ya Kalbine Dokunsaydı?

Ya dokunsaydı kalbine.. Daha çok incinmez miydin? Daha çok yaralamaz mıydı böylesi seni? O şehvetli benliğini kadınların mükemmel vücutlarına değil de, kalbine vermiş olsaydı nasıl...

Tanrıçamın Gözleri (Tanrıça Astartiye Dönüş)

Binlerce yıl önce insanlığın kendi varlığı ile tanıştığı ilk günlerdi, karanlığın kol gezdiği dünyamda canlılık belirtisi yoktu, geceler koyu siyah ve gündüzler koyu beyazdı....

Kuzgun

Bir zamanlar kasvetli bir geceyarısı, unutulmuş eski bilgilerin Tuhaf ve antika ciltleri üzerine düşünüyordum, Yorgun ve sıkıntılı Uyumak üzereydim, neredeyse başım düşüyordu ki, Bir tıkırtı geldi birden, sanki...

Hiç ile Onto-erotik Bir Dans

Sevgilimin, "Ruhun solucanlarla dolup taşan bir teknedir -senin. İstersem dilimle her birini çıkarır usuna serpiştiririm ve izlerim dehşetimin etkisinde gösterecekleri edimleri. Bu, haz verebilir...

Metafizik Olmadan Felsefiyat Mümkün mü?

Felsefe beş duyuya mı hitap etmeli yoksa dünyayı algılamada ve gerçeğe ulaşmada başka bir duyuya -yönteme- daha ihtiyaç var mı? Gizem ve şüpheyle düşünsel...

Kendimizi İnceleme

Her konudan çok kendimi incelerim. Benim metafiziğim de budur, fiziğim de. Qua deus hanc mundi temperet arte domum Qua venit exoriens, qua deficit unde coactis Comibus in...

Bayraklar Niçin Yarıya İndirilir?

Bu geleneğin kökeni eski deniz savaşlarına kadar uzanıyor. O devirlerde her bir savaş gemisinin direğinin tepesinde dalgalanan kendine özgü renkli bir bayrağı vardı. Bir...