Sen Bensin!

Sen Bensin!

Bazen düşünürsün… Uzaklara dalmak tek kurtuluşundur, ruhunu dinlendirmek ve kâbuslara son vermek istersin. Çünkü o anda sen sen değilsindir ve her şey üstüne üstüne gelir. Yabancılık damarlarında dolaşırken sen sadece farkındalığı hissedersin. Sen aslında tanrının kuzusu, hayatın doğurduğu en uslu çocuksundur.

Sen bensin!

Çünkü şu sıralar beni unuttun, her yanımı saran kokun beni sarıp sarmalarken, sen sadece kendini düşünürsün. Bense uzaklarda âşık bir şizofrenim, sahil boyu dolaşan, parmaklarında nikotin korkaklığıyla dalgalara küfreden ben… Evet, ben sendim, ama sen hiçbir zaman benim gibi olmadın, kaçtın, yok etmeyi tercih ettin. Bu yüzden şimdilerde sadece yalnız bir adamım.

Sen bensin!

Sanrılarınla mücadele etmeyi öğrenemedin. Hepsini hayatın içine atarak kendini bir halt sandın. Acının dehlizlerinde kayboldun, en büyük aktörü olmak varken, sen, hiçliğe karışıp tanrının cehenneminde figüran olmayı tercih ettin. Asla iyi bir oyuncu olamadın. Bense hayatı hiçe sayıp yoluma devam ederken gözlerinin içindeki korkuyu gören her insana şu saçmalığı fısıldadım:

Ben tanrıyım!

Sen bensin!

Sen… Rüyalarını bozan peygamberin en ölümcül düşmanıydın. Topraksız bir köylü gibi oradan oraya dolaşan sakin ve isyankâr bir cehennem. Sen… Kaosun 7 tanrısının karanlık karşısında secde ettiği topraklarda doğdun. Duasız bir vatandır senin kucağın.Yemin etmeden önce birazcık düşün ve bana dön! Çünkü sen bensin. Sen o kadar bana benziyorsun ki… Sanki gökyüzünün altında yanan tek vücut benimki ve ateşin hala içimdeyken ne kadar da safsın! Saflık mıdır seni kurtaracak olan? Hayır! Sen sadece bir düş gördün ve o düşü -hayatın doğurduğu- biricik çocuğun olarak büyüttün. Yapma! Silkindiğin umutlarınla beni erdemin uçurumlarına terk etme.

Sen hiçbir zaman başkası olamazsın. Olmamalısın da! Sen bensin!

Yükselen duyguların asla tanrının bir eseri değil. Hissettiğin güç bana ait… Çünkü her ne zaman kendini düşünsen beni buldun yüreğinde ve kanayan ruhunda şu cümle yankılandı:
Tanrı sen olmaya razı değil?

Sen bensin!

Ben senin vazgeçemediğin tek şeyim. Bütün değerlerin hükümsüz kılındığı tek aşığın… Bilgeliğin omuzlarında yükselirken sanma ki bir şeysin. Sen benim yarattığım en güzel şeyin sadece hayalisin…

Sen… Bazen ben, bazen kendin olsan da tarihin bütün zamanlarında bana gebeydin. Bense sadece sana aşık bir tanrıydım ve sadece sana köleydim. Bunu bilerek yaşamayı tercih eden bir ölümsüzdüm. Sarhoşluğun hala damarlarımdayken ne kadar da güzel sana ait olmak ve bu cümleleri sarf etmek… Çünkü sen hala bensin ve ben sadece seninim. Aşkın ve var olmanın dayanılmaz sancısına…

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Arka Kapak 23. Sayısı Raflarda: Polisiye Edebiyat ve Agatha Christie

Dosya: Agatha Cristie Soruşturma: Alper Canıgüz Röportaj: Erol Üyepazarcı Mustafa Özel: Roman, Herkesin Hikâyesi Enis Batur: Gökçe Yazın İbrahim Tüzer: Her Dem Taze, Her Dem Okunası: Halid Ziya Uşaklıgil Sevengül Sönmez: Popüler Edebiyat Okumasının Ötesinde Polisiye Roman A. Ali Ural: Şark Ekspresi’nin Katilleri Feridun Andaç: Agatha Christie: Oyun İçinde Oyun Anlatıcısı Hasanali Yıldırım: Polisiye: Zihni Dirilten...

Kırmızı Tanrı

Göz bebeklerimden kalbime düştün. Orada kal! Kal ki; oksijenim ol. Kal ki; tanrım yapayım seni. Sen kokayım buram buram. En acımasız zamanlarda sana sığınayım. Kırmızı şaraba batırılmış tütün niyetine sarayım yaralarıma. Kan kırmızı, Şarap kırmızı, Aşk kırmızı, Gel kırmızım ol biraz. Gel ki; aşkıma meze ol. Sükuneti bulayım ellerinde. Sükunetle vücudumun haritasını...

Bende Her Şey Çok Güzel

Şimdilerde bu koku sana ait değil. Sana ait her şey senin ihanetinle gitti. Eksilmek miydi bu? Sanmıyorum. Acıtmıyor artık. Çok deniyorum, seni düşünüp hüzünlenmeyi... Ama yapamıyorum, gram kalmamışsın içimde. Hüzünlenemiyorum. Bil istiyorum sadece, seni asla affetmeyeceğim. Ama ihanetin yüzünden değil, seni bende bitirdiğin için. Sen giderken aslında yaralarımı...

Bir Agnostiğin Savunması

Sir Leslie Stephen. Edebiyatçı ve filozof olan Sör Leslie Stephen (1832-1904) Cambridge’de rahiplik okulunda matematik dersi ve ara sıra vaazlar veren bir öğretim üyesiydi. Ancak 1862’de Mill’in, Comte’un ve Spencer’ın fikirlerini okuyup kabullendikten sonra Hıristiyanlık inancından vazgeçti ve “felsefi radikalizm” okuluyla ilişkiye geçti. Londra edebiyat dünyasına girebilmek...

Azap Diyarı

Tanrı, sevgiyi bıraktı dünyaya, emanet etti onu insan doğasına. Ve o andan itibaren kimi anlayamadığı için, kimine ağır geldiği için azap diyarı adında bir sahne kuruldu dünyada. Cehennem sakinleri bile anlamsızca izlerdi, akla sığmayan sevginin kalpteki hudutsuz yolculuğunu. Yaşam izlerimizin içinde, her anımız mutlak enerjinin kendini baştan şekillendirmesiyle doğurganlığı...

O Taraçaların

O taraçaların en üstlerinden biz kuşları daim büyüyen sen Her gece çiçekli bir dal yapan omuzlarından o kuşlar biz o canım Arabanın kollarına O kuşlarınız biz kıvılcımlardan daha parlak fışkıran bileğinden O iç çekişleriyiz camdan heykelin o dirsekleri üzerinde kalkıp doğrulan uyurken biri gedikler açılan o pırıl pırıl yatağında gedikler ki oradan mercan ormanlarda...

Bedensiz Yürekler

neresindeyiz bu garip esintinin hangi savrulmuş köşesinde, kimin ismiydi hiç unutmayıp aklımızda tuttuğumuz, ne için neden saklar dururuz? bu sözle başladı ilk nefesi... ve yerleşik hayata geçilen ilk andan itibaren ile devam etti. gönül göçü bir ruhaniyetle yol almaya başladı, kabullenemezdi çaresiz bir pencereyi... yeri geldiğinde bir rüzgardan farksız, yağmur kadar lekesiz ve anın içinde...

İnsanlığın Hatalı Coğrafya Bilgisi

İnsanlığın hatalı coğrafya bilgisidir iki kutuplu dünya haritaları. Fakat dünya iki kutuplu değildi. Kim demişti. Kim anlatmıştı bize kuzey ile güney kutuplarını. Bak acıya dünyanın acısı aynı merkezde değil mi? İnsan dönüp dolaşıp eve dönmekten ibaret yaşamıyor mu kendi acısını. Kendi duvarına konuşup durmuyor mu insan? Sorumluluklarımız...

Boş Kibrit Kutusu

Tam iki yıl bir hayalin peşinden koşmuştu. Şimdilerde ise artık neyin hayal neyin gerçek olduğu konusunda şüpheliydi. Geriye sadece onun için yazdıkları kalmıştı. Tek dostu da onlardı. Aşkı için yarattığı cümleler... Elinde sadece bu aşk kırıntısı kalmıştı... Hiç bu kadar yalnız hissetmemişti. Ama biliyordu ki artık o sıcaklık...