Tevinkurus / Vahiy

Artık batıyor Dünya
kutsal sanatlar da kurtaramaz
bu mezbeleyi.
Silah tüccarları
atmosferde köşe kapmaca
egemenlik hezeyanı
yazgısına insanlığın
ölüm ilmeği.

Uslar yetinmeyi biliyorsa da
uygulatmıyor/ ihtiras azraili.

“Birbirinizi seviniz”, diyorsa da dinler
inandırıcı değil ki
herkes seviyor/ kendini.
“Tutku, en özel yanlışınız olsun”,
diye yırtınıyor/ sanatçılar korosu
Ama kaçı taşıyabiliyor
gerçek seviyi.

Çağdaş bir peygamberden
bir şaircikten yani
kutsal tantanası budanmış
– yalın mı yalın-
kıyamet suresi.

“Amin”, demek / şimdi
baş eğmektir
– nedense özlenemeyen –
bilinçli yazgı diyalektiği

Fikret Hakan

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikAyak Sürüme
Sonraki İçerikDehlizlere Gömdüm Umutlarımı

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

‘Evlilik Dışı İlişkileri Özendiren’ Dergi Kapandı

Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu'nun, "18 yaşından küçükler için zararlı ve evlilik dışı ilişkileri özendiriyor" dediği aylık mizah dergisi Harakiri kurulun verdiği para cezası sonrası yayın hayatına son verdi. Aralarında Can Barslan, Behiç Pek, Serhat Gürpınar, Kutlukhan Perker, Atilla Atalay gibi yazar ve çizerlerin bulunduğu aylık mizah dergisi...

Düşünce ve Düşünme Süreçleri

Diyalektik nedir? Ülkemizde dillere pelesenk olduğu kadar da anlamı bilinmeyen bir kavram, daha doğrusu yöntemin, Türkçe’deki bence en yakın karşılığı “dillendirilen”dir. (“Görüngü” diye de geçer ama diyalektik, dialectica kelimesinin lehçe anlamına gelen dialectus, karşılıklı konuşma anlamına gelen dialogus ile bağlantısı düşünüldüğünde dille ilgili olduğu açıktır) Mantık, “dillendirilen”i irdelediğinde...

“İslam Düşüncesinde Teoriler” Projesinin İlk Adımı Metafizik

Prof. Dr. Ömer Türker’in öncülük ettiği, kırktan fazla yazarın katkılarıyla hazırlanan; metafizik teorilerin, temel kavramlarından tarih içindeki gelişim süreçlerine kadar geniş bir yelpazede ele alındığı ve üç ciltten oluşan “Metafizik”, Ketebe Yayınları’ndan çıktı! Prof. Dr. Ömer Türker’in uzun yıllara sâri bir titizlik ve gayretle ortaya koyduğu “İslam Düşüncesinde...

Işıksız Gökyüzü

Yüceler yücesi eşsiz bedenine dokunurken ellerim Günah peşinde koşardı arsız ruhum Kuru otlar büsbütün zapt etmiş toprağını Yüzüm kararır kalbim alışamaz sensizliğe Titrek ellerim soğuyor senden uzakta Ah benim kanatsız kelebeğim Işıksız gökyüzüm Neden karıştın yokluğa Varlık E.

Yaşama Hakkını Tanrıya Geri Vermeliyiz

... Kaç günlük ömrün kaldı? Bir ömrü bitiren o son nefes bir hayatı içine hapsedebilir miydi gerçekten? Kayıp hüzün mutlulukları etrafa dağılırken onları almaya kimse cesaret bile edemedi. Sığ bir kentin kayıp insanlarıydı çünkü hepsi. Adlarının anlamlarına takılan bildik yaşantılarından ötürü öteye varamayan ezber zihniyetlerdi oradan geçip gidenler....

“En Değerli Şey Sensin”

“Hayatın tadı anlarda saklı, en değerli şey sensin. Sen kendine eksik dersen herkes neler demez? İçine bak. İçinde kocaman bir hazine var.” “Cehennem başkalarıdır,” derken J.P. Sartre kadınların sürekli aklından geçen o meşhur lafı düşünmüş müydü hiç? “Başkaları ne der?” Başkaları, en çok da kadınlar için cehennem değil...

Ondan Gelen

İçimden can alınır mıydı, ruh çekilir miydi? Yaşarken bilinmez... Onun gitmesiyle benim ruhum çekilmişti ve hala dolanıp duruyordu, bedenime girmeksizin ve başka bedenleri istemeden sadece onu arıyordu. Gittiğinden beri camlardaydım. Sanki gelecek buradan geçecek, bir el sallayacak, elleri ceplerinde o masum gülümsemesiyle bana bakacak ve yüzündeki o gizemle beni...

Mezar Yazısı

Sessizliğin içinde huzur, huzurun içinde sonsuzluk bulunduğunu unutma. Sessizliğe doğru yürü… Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalışma. Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun, ama bağışlama ve hatıra sakla. Kimseye teslim olma, ve ya ol ama vicdanını kaybetme her kimsen sen...

Yaşamanın Ağırlığı Altında

Geldim burada durdum bu pişmanlığın içinde. Gitmeyi istedim yollar kadar. Üstelik duraklarına da uğramamıştım çoktandır yüreğimin. Kafam karışmasın, kalbim bir daha ağrımasın diye kalmanın acısına. Kalmak dört duvar beş hece içinde kalan çığlığım, sesi solgun çocukluğum, kayıp fotoğraflarım… Şiir söyleyince biraz kısalıyor bu uzun cümlelerim, biraz diniyor sanki bu acı ama hala...