Hiç durmadan yazılırdın sonsuza giden anılarımda ve ben anlatmaktan çekinirken öyle bir zaman gelecek adın adımla dillenecek. Tarih tüm bunları, sen ve ben o yazılan sonsuzluğa giderken insanlığa iletecek…


Haftanın en belirgin gün saatinde yani insanlar zamana bir adım gerideyken yorulduğundan olsa gerek güneş geceyi arıyordu. Kaybolmuştuk ve kitaplardı bizi bizden ayıran. Tüm anlatılışlarda biz hep ayrı yazıldık çünkü. Kelimelerden geçerken kelimelere selam vermeyi anlamadık bir türlü. Onları görmezden geldik. Bundan belki de kelimelerde biz denilen terim saklandı bizim için ve sadece ufak bir sen ve ben en yakın birlikteliğimiz oldu öfkeli kelimeler içinden. Bu yüzden sen ve ben böyle hep ayrı yazıldık.

Gönlümüzden kopan küçük hayat parçacıkları bir ömrün vedasını oluştursa da, ölüm denilen yaşanmışlıklardı yaşamı kalıcı kılan. Devrik bir hüzün arayışı hala varoşlarda bize bizi hatırlatırken, elbet bir gün yaralarımız bizi güçlendirecekti. Bir insanın yıkılan hayalleri altında kalmış küçük, masum bir gelecek telaşı yaşadığı şoktan kurtulur kurtulmaz geçmiş gelip saklamalıydı onu anılar sığınağına. Ne de olsa onun atası sayılmaktaydı.

Bir hayat tut içinden. Sakın düşürme onu herkesin unutularak gittiği yaşam çukuruna, çünkü oydu seni ağlatacak olan. İnsanı duygularıydı canlı tutan. Hissiyatını kaybetmiş bedenler ne kadar yaşasalar da ölmek onlar için kurtuluş olacaktı. Sahibinden satılık az kullanılmış bedenler hiçbir zaman alıcısını kaderiyle buluşturamayacaktı. Bir ruh sadece doğduğu bedende canlı kalacaktı çünkü.

Tüm bilgilerimin doğrultusuyla seni başka bedenlerde aramayacaktım artık, çünkü senden sonraki hayat reformlarında hiçbir canlı senin kadar yaşamla dolu olmayacaktı. Hiçbir yağmur sonrası toprak kokusu seninle alınan ruhun kokusundan daha güzel olamazdı. Şu an, hiç geçmeyecekmiş gibi bir unutuluşun isyanını bastırmayla uğraşırken. Sen, bir tek beni yasaklamalısın yaşamaya. Zaten adalet denilen eşitlik mertebesi bu dünyaya geldiği için utanırken ben neden diye soramadım tüm olanlara. Olan olmuştu daha öncelerimde ve insanoğlu kandırıp dursun kendini hayat güzel şey diye ve hala anlamadık. Biz yaşamaya çalışanlar, bizler hayat bataklıklarında tüm yaşamımızı saklarken kelebek misali bir günde ölecektik bir ömür var oluşumuzun nedenini sayıklarken…

Serkan Aydemir

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.