31-Ağustos tarihli yazımda Viking dili hakkında bilgi verdim ve bir kısa Viking yazısını 6 yıl önce yorumlamıştım. Yazıda geçen boynuz sözünün anlamını açıkladım. Gerçekten de içi boş olan yabani dağ keçisi boynuzu öttürüldüğünde çok uzak yerlere kadar sesi yayılırdı. Boynuz kadim Asya toplumlarında hem tanrılardan yardım istemek hem de haberleşmek ve hatta antlaşmak için kullanılırdı. Altta solda görülen kaya kabartması Fransa’nın güney batısında bulunuyor. M.Ö. 10.000 yıla tarihlendi. Sağdaki ise bir yemin kabı olup, kadim İran bölgesinde bulundu. Her iki bölgeye Ön-Türk denebilecek Asya kökenli göçlerin oluştuğu biliniyor.

Vikingler 8 ile 11. yüzyıllar arasında İskandinav ülkelerinde yaşamış savaşçı bir halktı. Kuzey Avrupa’ya nereden geldikleri hakkında pek fazla bilgi yoktur ve genellikle yerli Töton (Germen) halkı oldukları kabul edilir. Oysaki onların doğudan, belki de Anadolu’dan oralara göç etmiş olduklarına dair birçok işaret ve kanıt vardır. Bu kanıtlar arasında günümüze kadar kalmış olan yazıları ve mitolojileri önemli yer tutar. Yazılarında kullandıkları harfler Orta Asya Orhun harflerine büyük benzerlikler gösterir. Bu harflerin Türkçe kökenli olduğunu bilmeyen Viking halkı onlara “Run” adını verip, şekillere mistik anlamlar yüklediler. Viking dili her ne kadar Hint-Avrupa dil grubuna ait olsa da Ön-Türkçe ile de bağlantısı vardır.

Vikinglerle Asya Türkleri arasında diğer bir kültürel bağ Hayat Ağacı inancıdır. Asya Türkleri hayat ağacının göğü tuttuğuna ve göğün insanların üstüne düşmesine engel olduğuna inanırlardı. Vikinglerin de Hayat Ağacı vardı ve adı Yggdrasil idi. Tanrıların bölgesi olan Asgord da bu ağacın en tepesindeki dalları arasında durduğuna inanırlardı. İzlandalı Snorri Sturluson (1178 – 1241) “The Prose EDDA” (Edda destanı) adlı eserinde İzlanda dilinde Yggdrasil ağacından söz etmiştir. Bu eser İngilizceye 1916 yılında Arthur G. Brodeur (1888 – 1971) tarafından çevrilmiştir. Kitabın önsözü şu cümle ile başlıyor:

Near the earth’s centre was made that goodliest of homes and haunts that ever have been, which is called Troy, even that which we call Turkland.

Çevirisi: “Dünyanın merkezine yakın, en iyi ve mükemmel insanların yaşadığı, avların bulunduğu adı Troy olarak bilinen fakat bizim Türk-Ülkesi dediğimiz bir bölge vardı.”
Bu sözlerde adı geçen “Troy”, batı Anadolu’daki Truva şehri de olabilir, zira Troia adı “Tur-öyü” yani Tur ülkesi demektir. Ayrıca “Turkland” dediği bölge dünyanın merkezi olan Asya’daki Turan bölgesi de olabilir.

Viking kültüründe birçok tanrı ve tanrıça bulunur. Tanrılarının ve tanrıçalarının yaşadığı göksel bölgeye Asgård (okunuşu Asgord) adını vermişlerdir. Asgord, As ve Gord sözcüklerine ayrıldığında “As bahçesi” anlamı belirir. “Gord” sözü İsveççe bahçe demek olup, İngilizceye “garden” olarak geçmiştir. As halkından dünkü yazımda söz ettim. Asgord’un en önemli tanrısı Odin idi. Odin aynı zamanda Othin, Wodan veya Wotan adlarıyla da bilinir. Othin adını Ot-İn olarak ayırırsak Türkçe “İnen Ateş” anlamı belirir. Gökte şimşek çaktığında ve yıldırım düştüğünde Vikingler “Odin bizi cezalandırıyor” derlerdi. Ona dünyadan haber getiren Hugin ve Munin adlı iki karga daima omuzlarına tünerlerdi. –gin ve –nin takıları halen Türkçede kullanılıyor. Örneğin –gin takısını girgin, bilgin, gergin, yaygın…gibi sözlerde buluyoruz.

Asya Türklerinin kurda verdikleri önem biliniyor. Almanlarda da Kurt adı oldukça yaygındır. Odin’in babasının adı Börr idi ve oğulları arasında en önemli olanları Thor, Tur, Bragi, Balder, Hoder, Ull ve Vali sayılabilir. Börr adı kadim Türkçe ‘kurt’ demek olan ‘börü’ sözünden kaynaklı olabilir. Vikinglerin diğer bir önemli tanrıları olan Thor, gök gürültüsünü üretirdi. Gök gürlediğinde Vikingler “Thor çekicini sallıyor” derlerdi. Thor adının TUR adından kaynaklandığı görüşündeyim.

Doç. Dr. Haluk Berkmen

1942'de İstanbul'da doğmuştur. 1966'da İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi, Fizik-Matematik Bölümünden mezun olmuş, 1970'de İsveç, Lund Üniversitesi, Teorik Fizik Kürsüsü-Nükleer ve Atom Enerjisi alanında doktora almıştır. 1970 - 1980 arası ODTÜ Fizik bölümünde öğretim üyeliği yapan Berkmen, 1979'da Yüksek Enerji Fiziği dalında doçent olmuştur. 1980 ile 2002 yılları arasında Viyanadaki Uluslararası Atom Enerjisi Ajansında çeşitli görevler yaptı ve 30 Eylül 2002'de Birleşmiş Milletler UAEA'dan emekli olup İstanbul'a dönmüştür. Yerli ve yabancı birçok dergide çeşitli konularda onlarca makale yayınlamıştır. Üniversite seviyesinde yayınlanmış Fizik ders kitabı bulunmaktadır. Yıllardır İlkin Türkçe, felsefe, sufizm, ezoterizm ve spiritüalizm konularında araştırmalar sürdürmekte olup değişik konularda konferanslar vermekte ve makaleler yayınlamaktadır.

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.