Onlar ve Olmak

Sessizliğimi bozan, kulaklarıma kadar yaklaşıp seslenen ifşacıların bağırışları içindeydim. Her biri birleşerek dağılan, dağıldıkça toplanan birbirini taklit ederek ilerleyen farklı renkler ve türlerde olan milyarlarca “benlik” taşıyıcısı. Onlardı.

Ses tonları birbirine hiçbir benzemeyen milyarlarca farklı türrde ve nesnel olarak “an” be “an” değişebilen iradeleri ile deniz kadar canlılık içinde ve hareketliydi.

“Neye irade edersem o olurum” keyfiyetiyle yasayan bir birliktelik içinde birbirinin olması istediğini olarak onu doyuma ulaştıran iradelere sahipler ve bütün doyumu aldıktan sonra daha başka bir iradenin gönüllü “olucuları” olarak varlıklarını metaforlardan metaforlara taşırıyorlardı.

Olmayacakların bağrında, büyük bir çılgınlık içinde olacaklara şahit oluyorum. Olmayacak ve olamazların dogmalaştığı anlarda oluyordu bütün olacaklar.

Hiçbir hissin mutlak kalıcıları “olucular” arasında barınamazdı, çünkü “olucular” bütün hislerin kendisiydiler, mutlak olan onların süreklilik ve değişkenlikten başka bir özellikleri değildi.

“olmanın” bütün “an” larını sahneleyen “benlik” gerçekliği içinde “biriciğin” kendiliğinin oluşlarını kendi dilleri ile anlatıp monograflarla canlandırıyorlardı.

Kaosun yaratıcılığından başka bir yaratıcılık oluşmuyor, bütün olanların çelişkili hamisi Kaosun varlığı “sürekli -değişken-gelişen” olarak ilerleyen ve gerileyen bir çelişkiyle olmasını sürdürüyordu.

Bir insan türü mutlak fikir kölesidir. Aydınlığın ve yaratmanın tanrıları tarafından yaratılıp dururlar. Zihinlere hükmetmektir bedenlere sahip olmak, bu yüzden, mutlak fikir kölelerimizin dökeceği kanlarla yakacağız aydınlığın meşalelerini…

Hiçliğin Mimarı

Konuk Yazar
Konuk Yazarhttp://www.felsefehayat.net
Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız makalelerinizi themetallords@hotmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayımlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Martının Çığlığı‏

Ölüm her zamanki gibi çığlıklarıyla yaklaşmaktaydı, Attığı her adımda martının gözlerinden, Bir damla daha yaş akmaktaydı. Martı sustu, gökyüzü sustu, zaman durdu. Bense hala, Savaşın ortasında... Umudumu kaybetmeden, Geleceğim yok olmuştu. Martı...

Saf Şiir: Bir Konferans İçin Notlar

Saf şiir, kısaca, dil ile bu dilin insanlar üzerinde yarattığı etki arasındaki o, biçimden biçime giren çeşitli ilişkiler üzerine yaptığımız öylesine önemli bir çalışmada...

Bir Kinin Öyküsü: Blair Cadısı

1800’lerin sonu… Maryland Burkitsville’de Robin Weaver adında bir kız çocuğu ortadan kaybolur. 3 gün sonra büyük annesinin verandasında aniden belirir. Bu küçük kız sürekli...

Efsanelere Göre İstanbul’un Kuruluşu

Bu şehr-i Sitambul ki, bî misl-ü behâdır, Bir sengine, yekpare Acem mülkü fedadır Şair Nedim Yeryüzünde, bu kadar çok ada ve sana sahip kent çok ender...

Kendini Tanımlayamamak

N. V. : Bilirim üstadım... şöyle bir sorunum var ki: Kendimi hissedemiyorum, hissetme duyum yok olmuş gibi.. C. M. D. : Bu çok iyi... yaratmak...

Ayasofya’daki Tabutun Sırrı

Ayasofya'ya ilk girişte, üstleri tonozlarla örtülü dokuz bölümlü ve kapalı bir dış nartekste bulursunuz kendinizi. Bu dış narteksten beş kapılı iç nartekse geçilir. Bu...

Mesela

Gizlesem her şeyden mürekkebi Yüreğe inmesek mesela Şiirler yazmasak istekle. Her sayfada Her satırla.. Göze görünmese sözcükler Duymasak seslerini Ve Hiç sevmesek mesela İstemedikçe içimiz. Kim bilir, Hangimiz İzmir kadar dertliyiz. Bırakın dizeler dizildikleriyle kalsınlar.. Bahadır Çalışır

Mutlu Yaşama Dair

Dördüncü yüzyılda Atina’da iki büyük felsefe okulu daha kuruldu: Adını Epikür’den alan Epikürcü okul ile kurucusu Zeno’nun öne çıktığı, adı Stoa’dan (sundurma) mülhem Stoacı...

Felsefe Ders Notları: Bilgi Felsefesi

BİLGİ FELSEFESİ Felsefenin, insan bilgisinin kaynağını, sınırlarını, geçerliliğini ele alan dalına bilgi felsefesi denir. O, belli bir bilgi türünü değil de, bilen özne ile bilinen obje...

Ölmemekten Ölmek

göz kapaklarımın üzerinde ayakta duruyor ve saçları saçlarımın içinde biçimi ellerimin biçiminde gözlerinin rengi gözlerimin renginde gölgemde yitip gidiyor tıpkı bir taş gibi gökyüzünde. gözleri var her zaman açık ve bir...

Tamam mı, Devam mı?

yüzümün önünde bir yüz, bir ruh kimyasala karışıyor, hepimiz oldukça güzel görünüyoruz, hepimiz geceyken... bir gece kulübünün neon ışıkları altında, bir ateşli kız ateşi ile yanıyor, o, kızın küllerini buluyor, şeytanın kapısının...

En Güzel Şey Sensin!

Şu hayatta bulduğum ve bulacağım en güzel şey sensin. Hayat ne kadar iğrençse, sen de o kadar kutsalsın benim için. Bu doğru orantı, aşkın...

Metal Müzik ve Aşk Fenomeni

Aşk nedir? Tanımlanabilir mi? Metal müzik aşkı nasıl niteler? … Eğer müzik akla ve duygunun üst katlarına seslenmemiş olsaydı ona sanat diyemezdik, onu basit gösteri danslarının estetik katına...

Avcının Akşam Şarkısı

Yürüyorum kırda sessiz, yabanıl Elimde tüfek sürüne sürüne; Gözlerimde senin ışıklı yüzün, Tatlı hayalin gülümsemede. Gezmedesin sen şimdi, sevimli Kırlar içinde vadilerde; Ah, benim uçup giden hayalim Bilmem görünür mü sana...

Beden Köprüdür Sonsuzluğa

üzerimizde hafif bir gökyüzü; yıldızlara perde… bir geçişin iki ayrı yansımasında, aydınlıktan, karanlıktan yüzü… üzerimizde hafif bir esinti; rüzgar unutkanlığında, belki geride kalan parçalarında. bir yağmur savrulurken, üşümek kadar doğal amansız sevda… sözsüz...