Citizen Kane

Orson Welles, bu başyapıtta harika bir oyunculuk sergilemekle kalmıyor bir insanın izleyebileceği en sanatsal senaryoyu da gözler önüne seriyor.

Citizen Kane, ne bir ajite film ne de piyasaya ait bir tavrı sergiliyor. Tam bir sanat eseri; çünkü Orson Welles gibi bir ustanın elinden çıkan bu film bir küçük çocuğun anılarını, sezgilerini ve yalnızlığını çok güçlü bir şekilde betimliyor. Çok güzel bir finalle bunu bize ispatlayan Welles, filmin en başından en önemli ipucunu bize vererek bunu akılda tutmamamızı istiyor sanki.

Çocukluk bazen her şeydir der gibi filmi bitiren Welles sanki geçmişin izlerinin insan psikolojisi üstündeki önemine dikkat çekiyor. Çok güzel bir hikâye ve etkileyici bir final… Epeyce düşündürücü ve sarsıcı…

Tüm bunlardan anlaşılıyor ki, 1941 yapımı olan Citizen Kane bir Orson Welles klasiği olarak kalmaya devam edecek…

İzlemenizi tavsiye ederim.

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

2 YORUMLAR

  1. işin ilginci böylesine güzel bir filme bir tane oscar verilmesi ve o oscarında geçende okuduğum bir haberde açık arttırma ile satılacağının söylenmesi

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikPersona
Sonraki İçerikGood Will Hunting

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Anarşist Böcekler

Dünyanın tüm çıplaklığıyla önümde striptiz yaptığı zamanlar ben henüz üç yaşındaydım ve ergenliğe girmemiştim. Dört yaşında mutluluğu oynuyordum, beş yaşında asiydim; öptürmek için uzattıkları...

The Million Dollar Hotel

The Million Dollar Hotel bir Wim Wenders filmi, tek farkı diğerlerinden daha az diyalog kullanılmış olması bence. Çünkü Wenders filmlerinde fazlaca monolog dikkat çeker....

Bilimin Egemenliğinde Mit’lerin Dünyasına Küçük Bir Gezinti

“Mit nedir” sorusuna cevap arayan bir kişi aynı zamanda şu soruyu da sormak zorundadır: Mit’ler hangi kaynaklardan beslenir ya da bu kaynaklar bilimsel midir?...

Bir Şiir Nasıl Oluşur?

Bir şiir nedir? Sanat dünyayı değiştirebilir mi? Yaratıcı edimin doğası nedir? -Bilmiyorum. Hemen genel şeyler üzerinde konuşmaya yönelen kimse, özel ve somut olana karşı...

Niçin Tahtaya Vuruyoruz?

Meşe ağacına insanların ruhani bir değer vermesi çok eskilere dayanır. Ağacın yüksekliği ve sağlamlığı nedeni ile bazı güçlere sahip olduğuna inanılıyordu. Tahtaya vurma inancı...

Gözlerin

Ruhumda gizli bir emel mi arar Gözlerime bakıp dalan gözlerin? Aklıma gelmedik bilmece sorar Beni hülyalara salan gözlerin! Nigâhın gönlüme - ey perî - peyker! Leyâl-i hasretin hüznünü döker; Karanlıklar...

Bir Kadın

gözleri kızarmış harmanlamış çiçeklerini müzik bangır bangır lambalar sönük bir kadın var bekleyen arzular üzerimize çullanacak neredeyse ama kadehleri dolduruyorum ben ve arzular bu kadehlerin ardından tadılabilir ve beethoven dileyebiliriz tam olarak şehvetimiz 9. senfoni...

Saçlar

Bataille: “Azize, zevk düşkününden ürküntü ile kaçar; kendi ile onun itiraf edilemez tutkularının aynı olduğunu bilmez.” Gözler büyüleyicidir, ağız baştan çıkarır, göğüs ve kalçalar heyecanlandırır,...

İdeolojinin Yok-Merkezi ve Transendent Öğenin Çöküşü

Kant fonetik olarak birbirine yakın olup anlamsal olarak birbirine zıt olan iki kavramı birbirinden ayırt etmişti: Transendental ve transendent. Transendental, bir yöntem olup aklın...