Hayatı Boyunca Susan Bir Çocuktu Gençliğim

Hayatı Boyunca Susan Bir Çocuktu Gençliğim

Yağmur sonrası toprak kokan şiirler
Gür ormanların ikliminden
Bir ikindi vakti
Sessizce
Odamın en kahpe yerine
En orospu haliyle
Sırnaşıyordular.
Ve kadın
Sırf stabil düşler kurabilsin diye
Tüm bilekler, tüm bacak araları ve tüm öpülmemiş dudaklar
Teker teker
Aforoz ediliyordular.
Sehpada yarım bardak su
İçinde kaşık
Az miktar siyanür ile
Başımdan aşağı boca edilmesine engel değildiler.
Ölmek,
Akşam vakti babasından çikolata bekleyen bir çocuğun gözlerinde saklı bir mayındı sanki.
Ve Allah-u ekber dedi Tanrı.
Ki yollar sırf sana benzeyebilsin diye şeritsiz gidilmişti
Ve annem sıcak bir poğaça içindeki
Zeytin tanesi gibidir şin-di.
-di ayrı…

İsmail Topçu

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikSevişmek ve Anne Şefkati
Sonraki İçerikGece Gelen Yokluğun

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Deliliğin Ruha Bulaşması

orospuların vicdanından kopardığım kırıntılarla besledim aç köpeklerimi sadakatin masalında hep kaybederek boşalttım ruhumun zehrini evet ben kaybedenim suçsuzluğun azabında kavrulan küçük çocuk annesinden korkan dev o benim yağmur yağarken kaçkınca davranan saklanan bu yüzden duvardaki gölgeleri hep sevmişimdir çünkü hiçbir zaman bırakmadılar beni şizofreni en güzeliydi en yalan olanı ise bu hayatı sevmekti peki yetti mi kulaksız duyan tanrıya inan ki nefretin saflığı...

Yalnızlık

Yalnızlık çok konuşmak mıdır? Çok susmak mı? Kendi başına çok konuşmaktır bazen. Ve belki hep çok susmak. Öyleyse Tanrı bize sesini duyuramadığı için mi yalnız? Yalnızlık Tanrılaşmak mıdır? Tanrı olmak yalnız kalmak mıdır? Birini sevmek mahrum kalmak mıdır Tanrıdan. Tanrı sevenlere kulaklarını mı kapatır? Sevmek yalnız olmamak mıdır? Aşk çoğalmak mıdır? Tek olmak mı? Sevmek acizlik midir...

Ölmemekten Ölmek

göz kapaklarımın üzerinde ayakta duruyor ve saçları saçlarımın içinde biçimi ellerimin biçiminde gözlerinin rengi gözlerimin renginde gölgemde yitip gidiyor tıpkı bir taş gibi gökyüzünde. gözleri var her zaman açık ve bir an olsun uyutmaz beni. düşleri var apaydınlık güneşler buharlaştıran güldürür, ağlatır beni ve güldürür konuşturur beni söyletmeksizin tek bir söz Paul Eluard

Yeşilçam mı, Hollywood mu?

Artık sinema tat vermiyor. Fazlaca film izleyen biri olarak Hollywood' un son durumunun içler acısı olduğunu düşünüyorum. Kendi kendini tekrar eden yapısıyla ve klişeleriyle Hollywood, kulağımıza klasiklere dönmemiz gerektiğini fısıldıyor. "Ne varsa eski filmlerde var." dedirten Hollywood' un bu hali gerçekten sıkıcı olmaya başladı. Eskiden gerek televizyonda olsun...

Kavga, Kargaşa, Kaos

Kendine acıyarak ağlamak... Kulağındaki melodilerin eşliğinde hayatın en sinsi tecavüzünde... Mağduru oynamak! Geçmişin sillesiyle, benliğini takip etmek, paramparça olmak... Felsefe yapmak, şiir yazmak, kanatlanıp uçamamak... Hepsi aynı gibi değil mi? Zaman geçer ve... Güçten düşen ruhunuz size şunu emreder: "Hayat seni beceriyor! Ve her çığlığında hala tanrı demeni normal görüyor!" Ne...

Ölüm-Ölümsüzlük

Düşünüyorum da, ölenlerin zamanı gerçekten durmuştur. Hiçbir gereksemesi yoktur. Biz akan zaman içinde onlarla karşılaşıyoruz ikide bir. Tuhaf bir şey bu; onlar biraz bizimle akıyor, biz biraz onlarla duralıyoruz. Ölüm bir söylencedir. (1) Ölümü merak ediyorum. Hiç korkmuyorum ondan. Zaten yaşamayı başka bir yaşamayla karşılaştıramadığın için de değerlendiremiyorum....

Aldanmak

Ağırlık. Eziliyorum türlü türlü şeylerin altında. "Şey" diyorum, adını bilmiyorum. Kendi soluğum bir görevden öte eziyor göğüs kafesimi. Boş yere bekleşmelerim, umut ederek harcadığım onca zaman akıp gidiyor şimdi ellerimden. Ormanın denizle buluştuğu yerdeyim yine, seni asla affetmeyeceğim diyorum. Ben yolun sonundayım, başka başka bedenlerde sızlanırken sen. Solgun, yorgun bir taşa ilişiyor gözüm. Soğuk varlığı...

Pembe

Sakin bir sabahtı. Sekiz yaşındaki kardeşim Sude'yi okuluna bıraktım ve sabah rutinlerimi tamamlamak üzere eve döndüm. İşe geç kalma pahasına da olsa günlük 90 şınav, 90 mekik ve 90 bacak hareketi üçlememi tamamlamadan evden çıkmam söz konusu olamazdı. Giymekten transparanlaşmış taytımı giydim, canhıraş çabamın gürültüsünü bastırabilmek için...

Işıksız Gökyüzü

Yüceler yücesi eşsiz bedenine dokunurken ellerim Günah peşinde koşardı arsız ruhum Kuru otlar büsbütün zapt etmiş toprağını Yüzüm kararır kalbim alışamaz sensizliğe Titrek ellerim soğuyor senden uzakta Ah benim kanatsız kelebeğim Işıksız gökyüzüm Neden karıştın yokluğa Varlık E.