yazar profil sayfası

İsmail Topçu

1985 İzmir doğumluyum. İlk ve orta dereceli okulları Karşıyaka'da okudum. Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü mezunuyum. Yazın hayatıma lise yıllarında şiirle başladım. Ulusal edebiyat dergilerinde öykülerim matbu olarak yayınlandı. "Monolog Yalnızlık" adlı roman, "Kaburga" adlı öykü kitabı ve "İçimdeki Fil" adlı şiir kitabı denemelerim oldu. Ancak bu kitaplar henüz okurla buluşmadı. Şu an edebiyat dergilerinde ve felsefehayat.net'te yazarlık yapıyorum.
17 YAZI YAZDI
0 YORUM YAPTI

Yazgım Bu

I. Dokundum ıssız yanlarıma Suskun bakışların başköşede oturtulduğu bir akşamüstü Seyre daldım, Su aktı musluktan, işçiler evlerine döndü Tanrı’yı övdüm istemeden Çaresizce beklediğim kaldırımların birinde İstemeden yaptığım birçok şeyde bir mecburiyet...

Dirilmek İsteyen İsa’lar Var Ruhumda

Üzgünüm, Katran soluyarak çürüttüğüm ciğerim Kollarımda ölen bahar Asma bahçelerinden yere dökülen üzüm sessizliği Gövdemi parçalara ayıran balta adına Hepinizden özür dilerim. Oysaki; ölümü çoğaltan bir karbon kâğıdıydım ben. Yusyuvarlak bir...

Gölge

Gregor Samsa, bir sabah bunaltıcı düşlerinden uyandığı sırada, yatağının altında, sırtı duvara dayalı devasa bir gölge buldu. Uzunca bacakları, bacaklarının üçte ikisi kadar geniş...

Kaburga

Karanlık, homojenliğini yitirdiğinde gerçekler gölgede kalır, sahte olan ne varsa etrafını sarar, seni aydınlatacak ufacık bir ışık arar durursun; şanslıysan bir kaçış yolu belirir...

İnsan Yaşar

Niğde’nin Katrancı Köyü’nde çobanlık yaparak geçimini sağlayan Yaşar, otuzundan sonra hayatını değiştirecek radikal bir karar aldı. Bu yaşa kadar, neden herhangi bir adım atmadığına...

DÜŞÜNMENİN spotları

Sanatçı Emre Şengün ‘5’inci Uluslararası Ekslibris Yarışması Özel Ödülü’nü Aldı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Uzaktan Eğitim Merkezi Grafik Tasarım Birimi Sorumlusu Öğr. Gör. Emre Şengün, İstanbul Ekslibris Derneği, İstinye Üniversitesi ve Selçuk Ecza Deposu tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Ekslibris Yarışmasında Özel Ödülü (Mehmet Rafet Atalık) alarak büyük bir başarıya imza attı. Sanatçı Emre Şengün’ün bugüne kadar Belçika, Çin,...

Hakikat, Metin, Boşluk ve Yorum

Metin’de yani var olan her şeyde “boşluk” temel koşuldur çünkü boşluk tefekkürü, tefekkür de yorumlamayı önceler. Boşluk’u kendimizce tamamlamayı dileriz. Nesnenin yoruma muhtaç olması bundandır. Boşluk diyalektik ya da birlik olacak biçimde nesneyi harekete geçirmek onu doldurmak ister; bu ontolojik gelgit hermenötiğin sonsuz koridorlarında seyreder. Boşluk göstergenin...

“Her Tür Felsefe Bana Gülünç Geliyor”

Bir boşluk üzerinde yaşıyoruz ve kendime bu boşluğun üzerine bir şey inşa etmenin nasıl mümkün olabileceğini soruyorum. Kesinlikle hiçbir şey bilmiyoruz. Ne sınırlı bir evreni, ne de sınırsız bir evreni tahayyül edebiliriz. Ne sınırlı ne sınırsız bir evren, bunları tahayyül etmemiz mümkün değil. Sınırlı, sınırsız, ne sınırlı,...

Derrida ve Filozofların Hayat Öyküleri

Size şu anekdottaki soruyu sormak istiyorum. Biyografi konferansınızda Heidegger'dan alıntı yaparak Aristoteles'in hayatının şöyle özetlenebileceğini aktardınız: "Aristoteles doğdu, düşündü ve öldü." Sonra Marguerite ile olan ilişkinizi sorduğumda bana sadece olguları ve tarihleri verebileceğinizi söylediniz. Bu konu hakkında bir yorumunuz var mı? Heidegger'ın söylediği, bir filozofun doğumu, ölümü ve...

Dönüşüm’e Ontolojik Özne Değerlendirmesi

A) ÖZET Dönüşüm, Franz Kafka’nın 1915’te yayımladığı öykü türündeki eseridir. Edebiyat dünyası tarafından kabul edilmiş bu eser, sadece edebi anlamda hayat bulan bir metin değildir. Varlık tahayyülü açısından da önemli noktalara metaforik atışlar yapan yazar, hazırladığı bu kurguda küçük burjuva çevrelerinde yozlaşmış bir şekilde yaşamını sürdürmekte olan bir...

Küfr ve Şirk

Küfr, bir şeyin üstünü örtmek demektir. Nitekim Arapça’da, çiftçinin, ektiği tohumun üstünü toprakla örtmesi işlemine küfr denir. Aynı şekilde, insanın kalbinde var olan bir dinî hakikatin üstünü çeşitli sebeplerle, cehalet, garaz ve çıkarcılıktan bir örtü kaplar ki, bu hale küfr denir. Buna göre küfr, dinin yok edilmesi ve dinsizlik...

Raffaello Sanzio “Atina Okulu Tablosu”

İtalyan ressam Raffaello Sanzio’nun fresk tarzında ortaya koymuş olduğu bu eserde, genel hatlarıyla felsefe ve bilimlerin ilahi boyutu anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Vatikan’da Stanza della Segnatura’da duvara çizilmiş bu resmin bulunduğu oda içerisinde, harici pek çok resim bulunmaktadır. Raffaello’nun yapmış olduğu bu eserin ana teması genel anlamıyla felsefe iken,...

Derrida ve Narsisizm Hakkında

Tek bir narsisizm ve narsisizm-dışı yoktur. Daha çok ya da daha az kapsamlı, bonkör, aşikar, geniş narsisizmler vardır. Narsisizm-dışı dediğimiz şey genel niteliklidir ama hoş görülen ve ılımlı narsisizmin ekonomik halidir. Ötekisi'nin Ötekisi olarak deneyimleyebileceğine daha açıktır. Ötekisi ile olan ilişkinin yeniden bölünmesinde narsistik bir hareket olmasaydı...

Hegel’in Descartes ile “Tinin Fenomenolojisi” Üzerine Diyaloğu

D: Sevgili Hegel, Kant bana insanların senin artık asıl isimlerini dahi bilmediğini, sana hitap ederken soyisminle “Hegel” diye hitap ettiğini söyledi. Bu, ünlü resmiyetçi Alman geleneğine hiç uymuyor. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? H: Sayın hocam, değerli René, müsade ederseniz size karşı beslediğim samimi duygularımdan dolayı böyle hitap etmek istiyorum....

Şair Olarak Düşünür

Yol ve yük Basamak ve söz Tek bir yürüyüşteler. Durmaksızın yol al Soru ve elindekiler O biricik yolunda birleşmişler. Sabahın ilk ışıkları yavaşça Dağların üstünden doğduğu zaman... Dünyanın karanlığı asla ulaşamaz Varlık’ın Işığına. Tanrılar için çok geç kalmışızdır artık Ve çok erken Varlık için. Varlık’ın şiiri, Ki başlamıştır artık, insandır. Bir yıldıza doğru. -yalnızca bu. Düşünmek kendini tek bir düşünceye Sınırlamaktır, ki...

Hölderlin İçin

Yazılmamıştır mola vermemiz en yakın duraklarda, gerçekleşen düşlerle yetinmeksizin, sarılır ruh yenilerine, sonsuzluktadır ancak durgun göllere varmak. Bu dünyada ise düşmeyi sürdürmektir en büyük beceri. Bir kez başarmış olma duygusunun baskınına uğrayıp, kanatlanmaktır sezgilerin evreninde, hep daha derinlere. Sana gelince, ey görkemli sihirbaz, senin iktidarına bırakılmıştı bütün bir yaşamı tek bir imgenin zorlayıcılığında yoğunlaştırmak, sen...

Derrida: “Görmek” ve “Dokunmak” Hakkında

...Düşüneyim bir. Daha evvel görmek ve dokunmakla ilgili söylediğimiz şeye geri dönersek. Görmek ve konuşmak ve görmek ve dokunmak... Görür görmez derin bir meditasyona saplanıp kalmak yerine ki başka yerlerde bunları uzun uzun anlattım ve tartıştım. Gözlerde ilgimi çeken şey vücudun yaşlanmayan bir parçası olmasıdır. Diğer bir...