YKS-TYT-AYT Ünitelerine Göre Felsefe Çıkmış Soruları Ve Cevapları -V

7. ÜNİTE-SİYASET FELSEFESİ

1. Hobbes’a göre, insan bencildir ve onun bütün eylemleri bu bencil doğasının arzularını tatmin etmeye yöneliktir. Bu durum, çıkar çatışması yüzünden insanların birbiriyle sürekli savaş halinde olmasına yol açar. İnsanları bir arada tutabilmek için devlet tek bir gücün egemenliğine dayanmalıdır.
Locke insanların, doğaları gereği iyi olduğunu; bunun sonucu olarak ilişkilerinin iyi niyet, yardımlaşma ve işbirliğine dayandığını ileri sürer. İnsanlar arasındaki iyi ilişkilerin sürdürülebilmesi, tek bir gücün değil, çoğunluğun egemen olduğu bir devlet düzeniyle mümkündür.
Bu bilgilere göre, Hobbes ve Locke’un devlet anlayışlarındaki fark, aşağıdakilerden hangisinin farklı oluşundan kaynaklanmaktadır?
A) İnsanlığın geleceğiyle ilgili beklentilerinin
B) İnsanın psikolojik yapısı ve özelliklerine ilişkin görüşlerinin
C) Yaşadıkları çağa egemen olan siyasi görüşlerin
D) Toplumsal düzenlemelerin gerekli olup olmadığı konusundaki inançlarının
E) Çevrelerindeki insanlarla karşılıklı ilişkilerinin
(1999-ÖSS)

2. Anarşizm, insan doğasının devlet ve toplumsal kurumlar tarafından bozulduğunu; insanların devlet düzeni olmadan da adil ve uyumlu bir biçimde yaşayabileceğini ileri sürer.
Sofistler, insanın her yerde ve her zaman bağlanabileceği yasaların doğa tarafından konulmuş olduğunu; insan eliyle kurulmuş düzenlerin güçlüye ve egemen olana yaradığını, doğal durumda var olan güç dengesini bozduğunu savunmuşlardır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi anarşizm ve sofizmin ortak özelliğidir?
A) İnsan doğası ile uyum içinde olan bir devlet biçimi önermeleri
B) Toplumsal kural ve düzenlerin insanın özüne aykırı olduğu görüşünü benimsemeleri
C) Devletin görevinin bireylere hizmet etmek olduğunu öne sürmeleri
D) İnsanlar için her yerde ve her zaman geçerli olan temel toplumsal kuralları araştırmaları
E) İnsan uygarlığının her türlü ürününü değersiz bularak reddetmeleri
(1999-ÖSS-İPTAL)

3. İnsanların düşünce ve görüşlerini serbestçe ifade etmesi, doğruların ve gerçeklerin ortaya çıkmasına ve kavranmasına katkıda bulunur. Bir düşünürün dediği gibi, düşüncelerin savunulmasından gerçekler doğar.
Aşağıdaki yargılardan hangisi bu görüşü destekler?
A) Devletin ekonomik alana müdahalesinin azaldığı, bireylerin özgürce ekonomik girişimde bulunduğu dönemlerde toplumsal refah yükselmiştir.
B) Bilim ve felsefedeki başlıca ilerlemeler, düşünce ve inanç özgürlüğünün olduğu dönemlerde ve ülkelerde gerçekleşmiştir.
C) Bireyin yeteneklerini özgürce geliştirdiği eğitim ve ortamlarında, dünyada iz bırakan sanatçılar yetişmiştir.
D) Bireylerin yurttaş olarak haklarının korunduğu toplumlarda oluşan güven ortamı, insanların daha üretken olmasını sağlamıştır.
E) Çeşitli düşünce ve görüşlerin bir arada yaşaması, ilk önce, değişik kültürlerle iletişim olanağı bulan toplumlarda görülmüştür.
(2000-ÖSS)

4. Aristoteles, yönetim biçimlerini anlatırken şöyle demektedir: “Devlet birçok kişi tarafından yönetilirse bu ona, tıpkı giderleri toplulukça karşılanan bir şölenin tek kişinin hazırlayacağı bir şölenden daha üstün olması gibi bir üstünlük sağlar. Onun içindir ki çoğunluk, birçok durumda, her kim olursa olsun tek bir kişiden daha iyi bir yargıçtır. Ayrıca çokluk daha güç bozulur ya da kıstırılır. Kötü bir anında olan ya da konuya ilişkin çok güçlü duyguları bulunan bir kişinin yargısı ister istemez çarpık olacaktır. Öte yandan, bir kitlenin yargıda bulunması durumunda, kitleyi oluşturan her kişinin aynı anda aynı duygulara kapılmasını ve yargısını çarpıtmasını ayarlamak güçtür.”
Aristoteles, bu sözleriyle aşağıdakilerden hangisini vurgulamaktadır?
A) Yönetim yetkisinin birçok kişiye dağıtılmasının iktidar kavgasını önleyeceğini
B) Devlet işlerinde işbölümünün, halk arasındaki dayanışmayı artıracağını
C) Yönetim sorumluluğunun bir gruba paylaştırılması gerektiğini
D) Kişilerin grup içinde, yalnız başlarına olduğundan daha duygulu davrandıklarını
E) İnsanın, mutluluğa ancak topluluk içindeyken erişebileceğini
(2000-ÖSS)

5. Doktorlar, ateşli hastalıkları, başlangıcında iyileştirmenin hiç de güç bir iş olmadığını, asıl güçlüğün herhangi bir hastalığı saptama konusunda yaşandığını söylüyorlar. Ama zaman geçip de eğer hastalığın farkına varılıp gerekenler yapılmazsa, iyileştirilmesi çok güç oluyor. Aynı şey “devlet” için de söz konusudur. Çünkü herhangi bir yönetimde ortaya çıkma olasılığı bulunan aksaklık ve huzursuzluklar önceden saptandığında, bu tehlikeyi önlemek daha kolaydır. Ancak, bu aksaklıkların herkes tarafından görülecek ölçüde filizlenip büyümesine izin verilecek olursa, olayları kontrol altına almak için etkili çareler bulmakta zorlanılacaktır.
Bu parçada devletin sorumluluklarının hangisinden söz edilmektedir?
A) Eğitim seviyesi yüksek yurttaşlar yetiştirmek için politikalar geliştirme
B) İşleyişiyle ilgili olarak yurttaşlarını bilgilendirme
C) Varlığını sürdürmek için yurttaşlık bilincini güçlendirme
D) Kendi yapısını sorgulama ve çıkabilecek sorunlara karşı önlem alma
E) Kişi hak ve özgürlükleriyle ilgili uluslararası sözleşmelere bağlı kalma
(2001 – ÖSS)

6. Geometri kuralları belirlenirken nasıl nokta, çizgi, uzay gibi temel kavramlardan yola çıkılıyorsa hukuk kuralları da hak, adalet, etik gibi kavramlara dayandırılır; yasalar bu kavramlardan türetilir. Tarih boyunca ister teokrasiyle, ister otokrasiyle, ister demokrasiyle yönetilsin, tüm devletler hukuka gereksinim duymuşlardır. Bir devletin hukuk sistemi, o devletin yapısının biçimlenmesinde etkilidir. Devletlerin hukuk sistemleri arasındaki farkı belirleyen de yasa yaparken gerekli temel kavramları hangi ilkelerden aldıkları ve o kavramları nasıl kullandıklarıdır.
Bu parçada hukukun yönünden söz edilmemektedir?
A) Belirli kavramları temel aldığından
B) Her tür devlet düzeni için gerekli olduğundan
C) Devlet düzeni üzerinde etkili olduğundan
D) Yapısının, dayandığı temel kavramlara göre değiştiğinden
E) Bilimsel kurallarla uyumlu olması gerektiğinden
(2002-ÖSS)

7. Brian Redhead’a göre, siyasal düşünce tarihi, belli bir soruyu yanıtlama çabalarının tarihidir. Soru aynen durmakta yalnızca yanıtlar değişmektedir. Verilen yanıtların başlıcaları şunlardır:
– Çünkü, varlığım devletin varlığına bağlıdır.
– Çünkü, devlet Tanrı’nın iradesidir.
– Çünkü, devlet ve ben bir anlaşma yaptık.
– Çünkü, devlet ahlaki düşüncenin gerçekleşmesidir.
Buna göre, siyasal düşünce tarihi aşağıdakilerden hangisinin sorgulanmasına dayanır?
A) Bürokrasinin gereğinin
B) Devlet-ekonomi ilişkisinin
C) Devlete itaat nedeninin
D) İdeal düzenin olabilirliğinin
E) Bireyin devlet için vazgeçilmezliğinin
(2003-ÖSS)

8. Hukuk kurumunun var olmasının benim yararıma olduğunu biliyorum. Ayrıca bu kurumun, insanların genel olarak ona saygı duyması sayesinde var olabildiğini de görüyorum. Bu durumda, benim bu kuruma saygı gösterip göstermememin pek de önemli olmadığı düşünülebilir. Ancak, öz çıkar gerektiğinde, herkes benim gibi düşünür ve bu kuruma saygı duyarak onu zedelerse, yararımıza olan bu kurum yıkılır. Ben bu zedelenmeyi, dolayısıyla kurumun yıkılmasını istemem.
Bu parçaya göre, hukuk kurumunun varlığını sürdürmesi aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?
A) Toplumsal denetim mekanizmalarının varlığına
B) Evrensel hukuk kurallarının geçerliliğine
C) İnsanların bu kurumun gereğine inanıp onu korumalarına
D) Öz çıkarların bu kurumun isteklerinden farklı olmasına
E) Devletin güvence vermesine
(2003-ÖSS)

9. Toplumun saygın ve demokratik olarak gördüğü kurumlardaki bozulmalar, kamuoyunu böyle görülmeyen kurumlardaki bozulmalardan daha çok rahatsız eder.
Bu durumun temelinde yatan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kötü olmazsa iyinin değeri bilinmez.
B) Saygınlık göreceli bir kavramdır.
C) En iyinin bozulması en kötüdür.
D) İyi, zamanla değişen bir kavramdır.
E) Kurumlar toplumun güvencesiydi.
(2004-ÖSS)

10. Toplumsal düzenin yasal olması yeterli değildir; toplumsal düzen, aynı zamanda meşru görünmelidir. Bireyin, korku içinde yaşayan bir uyruk olarak değil, ikna olmuş bir yurttaş, özgür bir birey olarak toplumsal normları kendisinin normları diye algılaması da zorunludur. İnsanın bu normları içselleştirmesi, “rıza” ya da “meşrulaştırma” dediğimiz şeydir.
Parçaya göre, meşruluğun dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Düzeni sağlayan yasalar bulunması
B) Normların bütün bireyler için bağlayıcı olması
C) Normların benimsenmesi
D) Bireyin isteklerinin göz önünde bulundurulması
E) Normların başka toplumlar tarafından da kabul görmesi
(2006-ÖSS)

11. Platon, Sparta ile yapılan Pelopones Savaşları sırasında Atina kültürünün yıkılmasını gözlemler ve bunun etkisiyle, ütopya için bir taslak olabilecek “Devlet” adlı eserini hazırlar. Benzer şekilde, Roma’nın Vizigotlar tarafından yerle bir edilmesine tanık olan Aziz Augustinus, bu dünya yerine öteki dünyada bir ütopyadan söz eden “Tanrı Devleti”ni yazar. Thomas Hobbes, İngiltere’deki iç savaş sırasında sürgündeyken “Leviathan”ı yazarak barış ve refah içinde yaşayan bir devlet yaratmaya çalışır.
Bu parça ütopyalarla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisini destekler?
A) Mükemmel bir toplum oluşturulabilir.
B) Her insanda mutlu olma isteği vardır.
C) Yurttaşların erdemli olabilecekleri toplumsal bir düzen vardır.
D) Gereksinimler farklı olduğundan ütopyalar da farklıdır.
E) İnsan bencil bir varlık olduğundan toplumsal düzen sağlanmalıdır.
(2010-YGS)

12. Toplumsal varlık olarak bir arada yaşamak zorunda olan insanlar arasında, çeşitli istek ve amaçların bir noktada çatışacak şekilde toplanması nedeniyle bir çekişme durumu ortaya çıkar. Eğer ortada uyuşmazlıkları önleyecek bir erk olmazsa çatışmalar insanlığın yok olmasına yol açar. Böyle durumlarda kural koyucuya sahip olma ve ona boyun eğme gereği duyulur. Bu ihtiyacı giderecek kurum da devlettir. Üstün bir otoriteye sahip olan devlet ve onun koyduğu kurallar, bireyi diğer insanların saldırı ve eziyetlerinden korur.
İbn-i Haldun’un görüşlerini yansıtan bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A) Devlet toplumsal iradenin ürünüdür.
B) Devletin varlığı doğal ve zorunludur.
C) Devlet, bireylerin ve kurumların karşılıklı güveniyle varlığını sürdürür.
D) Devlet, mutlak bir güç değil toplumun amaçlarını gerçekleştirmek için bir araçtır.
E) Devlet, toplumu baskı altında tutabilmek için sınırsız yetkiyle donatılmalıdır.
(2011-YGS)

CEVAP ANAHTARI: 1-B 2-B 3-C 4-B 5- D 6- E 7- C 8- C 9-C 10- C 11-D

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Loş Geçmiş

Kasım 1989 İstanbul doğumluyum kaba alkolik adamlığı ve kaliteyi parasıyla ölçen bir babanın ve çocukları için her şeyi yapabilecek fil yürekli minnoş bir annenin üç çocuğundan ikincisiyim ilk okulumu hala yaşamakta bulunduğum bıçkın semt ağbilerinin ve delikanlılarının sokak köşelerinde çekirdek çitleyip kola içtikleri Bayrampaşa'da okudum lise yıllarımı ise doğup büyüdüğüm semtle hiçbir benzerliği olmayan ve sokaklarında bıçkın ağbilerin değil de çıtkırıldım ablaların ve emekli amcaların dolandığı Merter'de harcadım 2006 yılında Ege Üniversitesi'ni kazanıp İzmir'e taşındım ve bekar hayatıma başladım bir yılın sonunda orada...

Bu Gece

bu gece xxx. ucuzundan kırmızı şarap içer ve kalabalık kaldırımların gürültüsünü dinlerken bir kaç metre öte de veya arka sokakta veya her hangi bir yerde takılmıyor olduğuna inanmıyorum ve takılıyor illa ki ruhu bedenimi ürperttiğine göre vücudumun tüyleri diken diken sonra kemiklerim titriyor ve o şimdi burada İlkay Beyaz

Uyku Nedir?

Uyku insan hayatında sırrı tam olarak çözülememiş enteresan bir olaydır. Uykunun nasıl olduğunu bir bakıma hepimiz biliriz. Uyuyan bir insanda aşağıdaki durumlar gözlemlenir; Yatarak uyur. Gözleri kapalıdır. Çok yüksek bir ses olmadıkça, hiçbir şeyi işitmez. Daha yavaş ve ritmik olarak nefes alır. Adaleler tamamen gevşemiştir. (Eğer bir koltukta otururken uyumuşsanız, derin uykuda...

Marx’ın Bir Çift Sözü Var…

Marx'ın Birinci Sözü De te fabula narratur, senin hikâyeni anlatıyorlar... Alman işçilerine İngiltere'de kapitalizmin gelişme sürecinin kanlı canlı bir anlatısını haber veren bu Latinizm, Marx'ın ele alacağımız birinci sözü... "Ama eğer Alman okur, İngiliz sanayi ve tarım işçilerinin durumuna omuz silker, ya da iyimser bir biçimde Almanya'da işlerin...

Güzellik Nedir?

Croce, tarih ve edebiyat incelemelerinden sonra felsefeye varmıştı; felsefeye karşı duyduğu ilginin de, eleştiri ve estetik sorunlarının izlerini taşıması tabiîydi. En büyük kitabı "Estetik"tir (1902). Sanatı, metafiziğe ve bilime tercih etmektedir; bilimler bizi bireysel ve şimdiki gerçek olandan alıp gittikçe, matematik soyutlamalara götürmekte, sonunda pratik önemi olmayan,...

Felsefeseverlerin Max Stirner Hasreti Bitiyor!

Zaman içinde değil ama tam zamanında! Türkiye’de benimle başlayan bu filozofun alımlama tarihine uygun bir zaman. İlk kez 1988’de Stirner’in başyapıtı Biricik ve Mülkiyeti’nden (BvM) kısa bir bölüm Türkçe’ye aktarmakla (‘Benim Yetkim’, Köln) ve 1999’da kurduğum ‘Max Stirner Projesi’ üzerinden daha kapsamlı Türkçe yayın yapmakla, bu filozofun Türkiye’deki...

Ödemeler Dengesi

İnsan Yoksul bir tarifnameydi / epeskiden Sahiplerin sırmalı günlerinde Ezanların ve kilise çanların Görkemli sesinde İnleyerek. İşkence odaları / İspanya' dan, Roma' dan Katliam zindanları / Edirnekapı' dan Şeyh Bedrettin, Spartaküs adına beslerdi Barok müziklerin, hatim dualarının Kutsal ahenginin diyetini Akdeniz' i boyayacak kanla. Ondan güzeldir Yanık namaz sureleri Concerto grosso derinlikleri. Her tarihsel ses Ne pahalı ödendi Halk olmak adına Fikret Hakan

“İslam Düşüncesinde Teoriler” Projesinin İlk Adımı Metafizik

Prof. Dr. Ömer Türker’in öncülük ettiği, kırktan fazla yazarın katkılarıyla hazırlanan; metafizik teorilerin, temel kavramlarından tarih içindeki gelişim süreçlerine kadar geniş bir yelpazede ele alındığı ve üç ciltten oluşan “Metafizik”, Ketebe Yayınları’ndan çıktı! Prof. Dr. Ömer Türker’in uzun yıllara sâri bir titizlik ve gayretle ortaya koyduğu “İslam Düşüncesinde...

Fight Club: Vak’a Analizi

Anahtar Kelimeler: Modernite, Şizofreni, Kapitalizm, Şiddet Vaka: Fight Club filmi ışığında “Modernite” kavramına bakış. Tanımlar Modernite, 18.yy aydınlanma felsefesiyle başlayan, geleneksel değerlerden kopuk, sanayi toplumunun öngördüğü toplumsal örgütlenme biçimi. Bütün gelişmeleri anası ve teknolojik devrimi de içine alan bu süreç çok yönlüdür. Şizofreni: Düşünüş, duyuş ve davranışlarda önemli bozuklukların görüldüğü, hastanın...