The Sixth Sense

The Sixth Sense: Ölümün soğukluğunu ve bu soğukluğu resmeden nadir yapıtlardan biri…

Bir psikiyatr ve sorunlu bir çocuk arasındaki ilişkiden çok daha fazlasını anlatan bu film, bir hayaletle sığınacak bir kucak arayan sorunlu bir çocuğun garip hikayesini konu edinmekte… Ölülerle yaşayan bu çocuk ve onları sürekli gören bu çocuk ve aslında ne akıl hastası ne de hayal gören biridir. Aslında o sadece korkmuş küçük bir çocuktur. Ve bu korkusunu karşısına esrarengiz şekilde çıkan başarılı psikiyatr (Bruce Willis) ile birazcık olsun yenmek istemektedir.

Filmde ölüm teması bu sıra dışı arkadaşlığın merkezine büyük bir ustalıkla yerleştirilmiş. Ve bunu yaparken seyirciyi de paranoyaklaştıran güçlü bir senaryosu var.

Belki de kariyerinin en iyi performansını sergileyen Bruce Willis, başarısızlığa uğramış bir çocuk psikoloğunun tüm ruh hallerini çok iyi yansıtmış…

Çocuk karakterimize gelince film boyunca yüzündeki karamsar ifade ve boyundan büyük sözleriyle mükemmel bir psikolojik profil sergiliyor.

Bir M. Night Shyamalan mistik öğeleri çok iyi kullanan bir yönetmen…

Film, çok güçlü bir psikolojiyi ve derin bir sezgiyi ön plana çıkarıyor…

Can Murat DEMİR

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Coffee and Cigarettes

bir film izleyip uykuya yattım teslanın ampullerini görmek üzere rüyamı bir sigaraya sattım şekersiz arsız bir kahveyle hayalet avcısı bil möriy içiyor sigarasını iki aptal zenciyle nikotin öksürüğü yakışıyor sıradanlığın ciğerlerine kuzenler...

Felsefenin Neliği Üzerine

Felsefe önsözü olmayan bir kılavuzdur. Onu ilk kez görenler ne yapacaklarını bilemezler. Bu insanın başına gelen en talihsiz durumdur. Ama ne yapacağını bilen birinin...

Beklenmedik Belirti Belirsizliği

... Acaba kaç bilinçaltımız vardı. Kaç kez unuttuk o inanılmaz anlarımızı. Hiç aklına getirdin mi bunu? İnkar etmeye çalıştıklarını düşün. Nasıl oldu da o anı...

Aylak İşte…

aylak elleri cebinde yürür aklında sürekli tüten bir izmarit yalnızlığı o sadece kendisini düşünür aylak işte diline eski bir melodiyi dolar tek yoldaşıdır esmer kaldırımlar aylak gezinir hayatın terasında hoyratça saldırır kendisi gibi olmayanlara aylak işte tek...

Varoluşun Derinliği

…Heidegger’in insan anlayışıyla ilgili en sık dile getirilen eleştiri, onun topluluk insanından ziyade, yalnız biri olduğu; gerçek varoluşunun başkalarıyla değil, kendisiyle ilişkisinde temin edilmiş...

Dalalet İçinde Olanlar İçin Düstur Hakkında

Tertullianus, aşağıdaki yazısında, hakiki Hıristiyanlık ile sözde felsefe arasında var saydığı gerçek ilişkiyi daha da güçlü bir biçimde vurgular. İnsanoğlunun ve “şeytanların” dünyevi bilgeliğin ruhunun...

Modern Çağ Hastalığı: Popülarite

Modern çağın yaratıcıları "Popülerlik ve popülarite" denilen kavramlar üzerine düşündüğümde aklıma gelen iki şey var:  Tüketim ve sıradanlık! Özellikle 3. dünya ülkelerinin ve hatta...

Zeka Testi Nedir, Ne İşe Yarar?

Bizde 'zeka testi' olarak geçen, İngilizcesi 'zeka bölüm puanı' gibi bir anlama gelen 'Intelligence Quotient Score' veya kısaca 1Q olarak adlandırılan bu test, İngilizcesinde...

Lydia Davis’ten Yazarlık Üzerine Tavsiyeler

Türkçede Yapamam ve Yapmayacağım ile Rahatsızlık Çeşitleri adlı iki kitabı bulunan Lydia Davis, Purchase College’da yaptığı konuşmada genç yazarlara ve yazar adaylarına kendi deneyimlerinden...

Soruların Etnik Çıkarımı

Onca beklediğin zamana inat, beklemediğin bir anda gelir o tüm beklentilerin. Görmezsin, onları fark ettiğinde gitmişlerdir. Umudun getirdiği aptal cesaretiyle, sen yine beklersin o...

Çeviri

Jacques Amyot'ya (İlk ve büyük Fransız çeviricilerinden (1513-1593) bizim Fransız yazarları arasında en onurlu yeri vermekte haksız olmadığımı sanıyorum. Yalnız anlatımının doğallığı ve temizliği...

Değer Yaşamak

Yaşayıp giden bir insanın sorusu değil, "Nasıl yaşamalıyım?" Yaşayıp giden, hayatındaki soruları silmiş, arada bir aklına takılan her sorunun yanıtını buluveren, yaşamının içine gömülüp,...

Maldoror’un Şarkıları

Yatağımı paylaşma ateşiyle yanan erkeğin beni gelip bulmasını beklerken, konukseverliğim için kesin bir koşul sürüyorum öne: on beş yaşından büyük olmaması gerek. Otuz yaşında...

Sürekli İsyan Ediyorum Duyuyor musun?

sesimde kırlangıçlar ötüyor duyuyor musun? ölü ozanlar ve şairler adını fısıldıyorlar kulağıma özlüyorum. ve radyoda rast geldiğim Chopin'in piyano dinletisiyle kendime bile söylemeye çekindiğim itiraflar ediyorum. sürekli isyan ediyorum...

Koca Aşk, Küçük Şehir

Sana okyanusları vaat ettim, ırmağı tercih ettin. Şimdi kimler kalbini emanet ediyor sana? Bu yolun dönüşü yok, kaçışlarına son ver sevgilim. Koca yaz bitti, kış bana yine...