Hiç

Hiç

Kalabalığın içinde kırbaçlı yalnızım bugün.
Bir palyaço kadar kısık sesli,
Aciz cübbenin altında seyreyliyorum alemi.
Yavaşça kırılıyor tüm renkleri yalnızlığımın.
Her ne kadar dar olursan ol bebeğim, bu masalsı ufukta dahi ben yine yalnızım.

Sende uyansam da bir şey eksilmiyor fakirliğimden.
Bu çoğunluk yoksunluğumdan tek bir tekil ben bile yok üstelik.
Anlama cümlelerimi;
O bile mühim değil.
Hatta sok bıçağı kalbimin tam ortasına ve mahvet son kalan güzelliğimi.

Öldür beni bugün, nefretimi, kinimi sil fahişe hanenden.
Çünkü kalabalığın ortasında yalnız bırakılmış bir kız çocuğunun gözyaşları kadar canım yanmakta.
Çünkü vicdanlı jiletlerin tecavüzüne uğradım ben.
Öldür beni, uğursuzluğumu göm çöplüğüne.

Ve şimdi lanet okuyorum hepinize.
Beddualar diziyorum tanrının yokluğuna rağmen.
Kanlı cesetlerinizi paramparça edebilirim.
Bu tahmininizden daha da vahşi bir acı.
Sadece gözyaşlarıma sığdıramam acılarımı.
Ancak cesetlerinizle dertleşmeliyim.
Yazdığım müzikleri de, dinleyerek “yazdığım” müzikleri de dinlemeyin.
Çünkü timsah göz yaşlarıyla var olan fakir bedenlersiniz.
Çünkü ucuzsunuz.

 

Hakan Badik

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Maurice Merleau-Ponty

İngilizceden Çeviren: Hakan Örnek Algının Doğası ve Davranışın Yapısı Merleau-Ponty’nin algının felsefi konumuna olan yaşam boyuncaki ilgisi onun, eleştirel (Kantçı) felsefe tarafından esinlenilen hakim entelektüalist algı açıklamalarına bir alternatif geliştirmek için nöroloji ve deneysel psikolojideki (özellikle Gestalt psikolojisi) son bulguları sentezlemeyi ileri sürdüğü ve onun algının doğasını çalışmaya destek...

Insomnia

Gün asla bitmez… Kabuslar gerçektir ve hiç kimse suçsuz değildir… Her şey bir profesyonel olan Will Dormer adında ki (Al Pacino) bir dedektifin Alaskaya 17 yaşındaki küçük bir kızın öldürülmesini içeren soruşturmaya yardım etmesiyle başlar. Olaylar son derece normal gitmektedir ta ki dedektifin ortağını yanlışlıkla vurmasına kadar… İşte bundan sonra...

Spiritizm’in Temel İlkeleri I

... O halde Perispiri; soyut idrakin takdir ettiği gibi gayrı muayyen bir varlık değildir. O reel, hudutları muayyen, hatta bazı ahvalde gözle kulakla ve temasla dahi his edilen somut bir varlıktır. Muhtelif sınıflara ait ruhlar; ne kudret, ne zeka, ne bilgi, ne de ahlâk bakımından birbirine eşit...

Süleymaniye Camii ‘nin Harcı

İstanbul'un Haliç yamaçlarının üzerinde ve üçüncü tepesinde yer alan muhteşem bir külliyedir Süleymaniye Camii. Boğaziçi girişinden bakıldığında, caminin sadece eşsiz silueti bile insanı büyülemeye yeter. Süleymaniye'nin yapım aşaması bütünüyle görkemli bir efsanedir. Bunlardan en ilginç olanını aktarıyoruz. Mimar Sinan, Süleymaniye Külliyesi'nin temelini attıktan sonra, bu temelin oturması...

Paul Ricoeur “Ölüm ve Sonsuzluk Üzerine” 1969

-Ölümünüzü sıklıkla düşünür müsünüz? Yaşım ilerledikçe daha az düşünür oldum. Bana göre hayatta iki ya da üç şeyi kabullenmek gerekiyor: Birincisi, düşmanlara sahip olmayı kabullenmektir. Böylece herkes tarafından sevilmemeyi... Böylesi bir narsisizmi yitirmeyi kabullenmek gerek. İkincisi, yaşlanmayı kabullenmek. Çok zordur bu, erkenden bunu kabul etmeye başlamak gerek. Yalnızca...

Şarap Niçin Yıllandıkça Güzelleşir?

Şarap yapımında kullanılan üzümlerin renkleri iki ana gurupta toplanır. San ile yeşil arasında rengi olanlara 'beyaz üzüm', kırmızı ile mavimsi siyah renk arasında olanlara 'siyah üzüm' denilir. Kırmızı şaraplar siyah üzümden yapılırken, beyaz şarapların da sadece beyaz üzümlerden yapıldığı bilgisi doğru değildir. Burada önemli olan üzümün kabuğudur. Kırmızı...

Anlam Kayması

Aradığın şeyi kitaplarda bulamadın Kaldır elini ve kapağı kapa Noktadan virgüle işaret dilinde Tüm cümlelerin devrik Karaladığın kâğıt çehreleri Birer kelime cehennemi Sınadın hayatı İpe dizdin herkesi Şimdi herkes ipte senin sanal seyircin Uçacaktın Gökte görkem ararken çakılıverdin taşlar diyarına Ve yüklem bir taş işçisi olarak yetişti imdadına Yonttu ve ayıkladı seni Bitirdi eksik kalanı Gömdün tüm soruları Cevapların üzerine fal açmayı Umarak...

Kayıp Bilgeliğin Habercisi

Onun ardından bir şey daha geldi. Solgun ve renksiz elbiseli... Yanında eşsiz karanlığını da getirdi bana. Gri cübbesiyle ayakucumda havada asılı duruyordu sanki. Her şeyin durduğunu, şeffaflaştığını hissettim. Zaman ve mekandan azade edilen ruhumu öptüğünü görebiliyordum. Sanki tanıyor gibiydim. Umarsızca dokundu varoluşuma, gecenin karanlığında süzülen bir hayalet...

Alman Sanatı

Roma'daki Augustus devrinin debdebesi, Floransalı cömert bir Medici prensi, Alman sanatçısına güler yüz göstermedi; O kendini koruyan şöhretlerin peşinde, Kral ve prenslerin lütufkâr güneşinde, Rahat rahat büyüyüp meyvesini vermedi. Milletin en ünlü, yüce evladı iken Büyük Frederik de onu tahtı önünden, Boynu bükük, kimsesiz bir kenarcığa attı. Alman şimdi derin bir mutluluk duyabilir, Kalbi büyük bir gurur...