Aşkta Etik ve Estetik Sorumluluk

Aşkı yaşamak hem büyük bir belâ hem de büyük bir fırsattır. Aşk insana bir âfet gibi gelebilir. Gece yarısı yer sarsılmış, duvarlar, tavan üstümüze çökmüştür! Elbette yaşadığımız aşksa, salt hormonal bir fırtına, romantik gaflet, karşılığı olmayan kendimize özgü düşlerden oluşmuş bir fantezi yumağı, tuhaf bir “erotomani” değilse!

Bu sözlerimin aşka bir hakaret, bir entelektüel yukarıdan bakış, insanı tanımaktan âciz, soyut, tepeden inme ölçütlerle ortaya konmuş bir “karikatür” olduğunun farkındayım. Yine de aşkın “bir ölçüde” denetlenebilir (elbette büyük bir ustalıkla!) bir yaşam enerjisi olduğuna inanırım. Bu enerjiyi harekete geçirebilecek olanaklar geliştiğinde, insanın yeni bir yaşantılar bütünlüğünde yaşama fırsatı ortaya çıkar. “Dünya dönüşür.” Bu aşk denilen, kesinlikle kendimizin dışına çıkmamızı gerektiren (en azından balkonumuza!) paylaşmalarla yaşanan, bir algılamala, duygulama, düşünme, eylemde bulunma bütünlüğü, olanaklarımızı keşfe yol açar! Bir anlama, kavrama, duyma, kısacası bir olma , oluş serüvenidir. Heideggerci bir terminoloji kullanırsak, varlığın bize kendini sunma biçimlerinden biridir, Heidegger böyle dememiş olsa da. Aşkla anlarız, biliriz, yaşarız, oluruz, oluşuruz. Bela olsa ne olur? Anlamak, başımıza bir yığın belalar açmaz mı? Aşkın sürüklediği bütünlük ( Gestalt !), bir travma anaforuna koyabilir bizi. Çaresizliği, ihaneti, vurdumduymazlığı, kabalığı, sığlığı yaşıyor olabiliriz. Tüm bunlar yaşadıklarımızdan devşirilmiş, sunulmuştur: İnsana, hayata dair işaretler taşır! İçimizde paylaşmaktan, paylaşamamaktan doğan olağanüstü bir yaşam enerjisi vardır. Dönüşüm ( Gestalt switch !) kapıdadır. Yoldadır. Dönüşümün yolda olmasıdır aşk. Aşık olup da yerinde sayanlara, daha “kötüye”, daha “çirkine” gömülenlere duyurulur! Aşk enerjisi içimize “çökünce”, ya da içimizde patlayınca aşkın sesi duyulur. (Ben böyle duyulduğunu düşünürüm aşkın sesinin! Sokrates’in Daymon’unun, cinin sesi gibi!) Üç buyruğunu önemli bulurum (En azından!): Aşk, âşıka şunları der:

1. İnsansın. Çaresizsin. Sınırlısın. Ölümlüsün. Çaresizliğini aşma olanaklarından biriyle karşı karşıyasın. Yaşama eşiğinde bulunduğun aşktır. Paylaşmayı deneyeceksin. Öğren. Yaşa. Antenlerini açık tut.

2. Yaşayabiliyorsan, iki büyük sorumluluğun var aşkta. Aşkın sorumluluğudur. Bigâne kalanları yakar. İlki estetik sorumluluktur. Güzelleştirme sorumluluğu. Mâdem ki aşk, bir olanak, bir fırsat, bir tür tinsel ve tensel kayırmasıdır hayatın; bunun bedelini ödemelisin. Aşkın sana sunduklarına karşı borçlusun. Kime? İnsanlara. Hayata. Elbette sevgiline. Kendine. Nasıl güzelleştirilir aşk? Emekle, bilgiyle, estetik çabayla. Sonuçta bir yapıt, estetik bir yapıt çıkacaktır ortaya. Aşk denen insan yaratısı. Birlikte yarattığımız.

3. Aşk iki kişilik yalnızlık olamaz. Tüm insanlığa, insanlara karşı sorumludur. Sevgilide insanı severiz, insanlığı . Aşkın etik sorumluluğu aşk enerjisiyle insanlara vermemiz gerektiğini anımsatır bize. Aşk hem estetik hem etik ödevler verir bize: Sevgilini severek insanları sev. Kendi bencil dünyandan çık, duvarlarını yık. Birlikte dönüşümler yaşamayı öğren. Yarattığın aşk yapıtı, insnalığın estetik yaşantılar tarihinde yer alsın. İnsanların daha güzel, daha hakça bir dünyada yaşamaları için çaba göster. Çünkü aşıksın. Çünkü sorumlusun.

Çünkü borçlusun. Gönlünde aşk varsa, insanlara gönül borcun var.

Aşk kolay değil. Bir gün insanlar bu enerjiyi dönüştürmeyi öğrenecekler. Kendi içine kapalı topluluklarla sınırlı mistik bir yaşantı olmaktan çıkacak. Erotik görünümünü kazıyıp arkalarındaki insanı yakalamayı hiç değilse şimdikinden daha fazla insan öğrenecek.

Aslında kuşkularım çok. Yine insan, aşk adına bir yığın bayağılık yaşayacak. Uyanık romancılar, sanatçılar bu işten çok para, çok ün kazanacak. Olsun, yine de düşlerimize, umutlarımıza, beklentilerimize şimdilik karışan yok.

Ahmet İnam

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Beyti Dost Celse: 2

İyi olunuz..! Her zaman iyi olunuz, iyiliğini seviniz. Başınız ağrıdığı zaman bedeniniz de hastadır. Dostunuzu da incittiğiniz zaman siz hasta olursunuz. İyilik yaptığınız zaman...

Kadınlar Neden Daha Duyarlıdır?

Osho'nun tüm dinlere karşı bir duruşu vardır. ona göre bir dine inanarak dindar olmak imkansızdır. bu noktada kendisi bir "asi" olarak tanımlanabilir. Fakat onun...

Felsefi Polemikler

Tartışmada, karşıdakine haklılığını ya da onun yanlışlığını ispatlamak oldukça zordur. Bunu başarabilmek için onun seviyesine inmek -ki bu çoğu zaman imkansızdır- gerekir. Ya da...

Durak

Sabah vakti, insanlar işlerine gidebilmek için otobüs duraklarında bekliyorlardı. Kimi kot pantolon üstüne renkli bir tişört, kimi siyah çizgili etek üstüne beyaz bir bluz,...

Sembolist Çerçevede Yılan

Eril ve dişilliğin anahtarı, doğumun ve kadınlığın simgesi, bilgelik ve ölümsüzlüğün yol haritası: yılan… Pek çok kültürde insanlarda görüntüsünden dolayı korku ve iğrenme duygusu uyandıran...

Nedenler

'Hiçbir çıkış noktam yok', demek isterdim ancak bu sözcükleri düşünen ve yazan biri var; demek ki çıkış noktam benim, Kendim. Öyleyse kendimden başka hiç...

Varlık, Madde ve Tekamül

Bu yazımda, Sayın Bedri Ruhselman'ın ruhsal tebliğlerden düzenlemiş olduğu "İlahi Nizam ve Kainat" adlı eserde çokça adı geçen bazı (neo-spiritzm) kavramları açıklamaya çalışacağım. Metni...

Tutarsızlıklar: “Felsefe Ancak Felsefenin Eleştirisi Olarak Vardır”

Marcus Steinweg'in yeni kitabı "Tutarsızlıklar" karşımızda: okundu ve düşünüldü. Seriyi bozmadan aynı çizgide üretilmiş bir felsefe risalesi olarak görüyorum bu metni. Bir önceki kitap...

Bir Ucu Bir Kuyuda Kaybolan Rüzgârlı Bir Şosede

Bir ucu bir kuyuda kaybolan rüzgârlı bir şosede bana doğru yaklaşıyor kavuşma saatımız yalnayak yüzü saçlarıyla örtülü kavuşma saatımızın bir de ağır yürüyor ki deli olmak işten...

Karamsar Olmak

Karamsar olmak zor değil, zor olan çılgın bir fırtınadan sonra gökkuşağı gibi gülümseyebilmektir... Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağaç, bir tohumla baslar. En uzun yolculuklar ise, bir adımla baslar. Gerçek sevgiler...

Osmanlıca mı, Türkçe mi?

Osmanlıca, Türkçe’dir. Bu coğrafyada yaşayan Türklerin ata lisanıdır. Bugünkü lisandan farkı harfleridir. Bir de uydurukça kelimelerin bulunmaması... Türklerin, Müslümanlığı kabul etmeden evvel, iki çeşit alfabe...

Tekamülün Hususiyeti

Tecrübe büyük bir şeydir; tecrübede karşılaşılan her muvaffakiyetsizlik insana bir hatasını öğretir. Hatadan sonra çekilen ıstırapsa insana doğruyu gösterir. Bedri Ruhselman Yazıya başlamadan önce sipiritizma konularına...

Karındeşen Jack’in Polise Gönderdiği Mektup

Sayın Yetkili, Kulağıma sürekli polisin beni yakaladığına dair haberler çalınıyor, ama beni uzun bir süre daha yakalayamayacaklar. Çok zeki görünüp doğru iz üzerinde olduklarını...

Ben Senden Önce Ölmek İsterim

Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. İyisi mi, beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan ki içinde...

Beyti Dost Celse: 9

Bulamayacaksınız. Öğrenin, öğretin. Doğru olmayanlar, rahatlıkla yalan söyleyebilirler. Onların dili kuvvetli, sözü sizin sözünüzden çok inandırıcı olur. Bu sizi korkutmasın. Çünkü Hak doğrularındır. Güçlükleri...