Bin Birinci Gece

Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı!
Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş…
Aman karanlığı görmesin gözüm!
Beyaz perdeleri, ger yavaş yavaş

Sıla burcu burcu… ille ocağım!..
Çoluk çocuk hasretinde kucağım…
Sana her şeyimi anlatacağım,
Otur baş ucuma, sor yavaş yavaş.

Güç bela bir bilet aldım gişeden;
Yolculuk başladı Haydarpaşa’dan!
Hancı n’olur, elindeki şişeden,
Birkaç yudum daha ver yavaş yavaş!

Ben o gece, hem ağladım, hem içtim,
İki gün, diyardan diyara uçtum…
Kayseri yolundan, Niğde’yi geçtim;
Uzaktan göründü, Bor yavaş yavaş…

Garibim; her taraf bana yabancı,
Dertliyim; çekinme, doldur be hancı!
İlk önce kımıldar hafif bir sancı;
Ayrılık sonradan kor yavaş yavaş…

Bende bir resmi var, yarısı yırtık,
On yıldır evimin kapısı örtük!
Garip, bir de sarhoş oldu mu artık;
Butun sırlarını der yavaş yavaş…

İşte hancı! ben, her zaman böyleyim,
Öteyi ne sen sor, ne ben söyleyim…
Kaldır artık, bos kadehi neyleyim,
Şu bizim hesabı, gör yavaş yavaş…

Bekir Sitki Erdoğan

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikBir Gün
Sonraki İçerikHayat Gül Kokulu Bir Sağanak Yine

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Yanlışa Değinmek

Konuşmak, insanın doğuştan gelen bir yetisidir. Bunu durdurmak, zihinsel problemlere yol açar. Ayrıca konuşmamayı öğrenmektense, dinlemeyi öğrenmek daha akıllıca ve kolaydır. Çünkü konuşmak, içgüdüsel bir tepkime iken, dinlemek ise akıl ile yönetilebilen bir harekettir. Bu konu üstüne düşünmüş insanlar, konuşmak varoluşsal bir hediyedir ama susmayı kendin öğrenirsin,...

Kötücül Bir Varoluş: Siyasal Hayvan

Felsefe, kavramların yerinden sarsılarak tekrardan insanın yararına evrilmesini öngörür. Bu yeteneği sayesinde özgürleştiren bir tarafı da vardır. Ayrıca insan hayatının en önemli eylemi düşünme sürecine yataklık eder. Hali hazırda içinde bulundurduğu "saflık" ve "sorgulama" gibi araçlar sayesinde sürekli zindedir ve size bambaşka bir hayatı müjdeler. (Bknz: Felsefenin...

Psikomitoloji: Araf’taki İnsan Hikayeleri

Açıkca anlaşılıyor ki, ‘varolan’ ifadesini kullanırken, tam olarak ne demek istediğimizi uzun zamandan beri biliyorsunuz ve hatta ona aşinasınız. Bir zamanlar biz de biliyorduk, ama artık tereddüte düşmüş durumdayız. Sofistler, Platon (1) Mit: İnsan İçin İmal Edilmiş Bir "Panik Odası" İnsan varoluşuna anlam verme iddiasıyla ortaya çıkmış tüm ilahi...

Yalnızsın

Bir akşam ışıkların dağlara güldüğünü Bir akşam bulutların seyre döküldüğünü Görürsün, hasretiyle sabah ezgilerinin Bir akşam gözlerin ufka dalar pek derin Kuşlar öter, uçuşur, yeşil dallara konar Umutlar yaprak yaprak alevlenir de yanar Son mutluluk sesleri dökülür dudaklardan İnsanlkar gölge gibi çekilir sokaklardan Rüzgar okşamaktayken anne gibi tenini Gecenin kolları sessizce yakalar seni Anlarsın gözlerinin dolup boşaldığını Anlarsın...

Şair, Şakir, Şiir

Lafta ve rafta Şair, masasında yetmez derin bakışlar ve sancılı yazı nöbetleri dizeleri doğmaz bir türlü şairin Şakir, Ehven Kıraathanesi’nde yudumlar hayatı sıcak sıcak kafasında hazan, birkaç demet sarı bir yudum hayat yine bu sefer daha sıcak ve daha bir tavırla okşayan eller bardağı Şiir, kitap arasında ne gül kurusu ne de kitabın meşhur kurdu sanık sayfalar ve çizilmemiş kolları kelimelerin -geçmiş, hayatın küfrü- Şair, düşündü sırtladı kafayı ve...

Hayat ve Gerçekliğim

kendimi bir kere daha bırakıyorum gerçeğin koynuna. bu kez gerçek bir kabulleniş olacak insanların hiçbir şekilde kabullenemeyeceği bir gerçeğin içindeyim doğduğumdan beri insanların beni görmelerinden korkuyorum. kendimi görmekten korkuyorum biraz da kendim gibi yaşamaktan sürekli karanlığın içindeyim sürekli bana gülümseyen sinir bozucu aydınlıkla karşı karşıya kalıyorum yaklaşıyorum uzaklaşıyor, uzaklaşıyorum bana doğru koşuyor. kendini kabul etmeyen bir gerçekliğin...

İsyan Yoksunu Kalabalık

Koş dediler koştuk, dur dediler durduk. Şimdi atla diyorlar, atlayalım mı ? Gerçeğe ulaşma özlemiyle münakaşa ederken onların fetişizmine kapılmam ben. Bahsettiğim, sahip olduğumuz her şeyden daha samimi, uğruna var olmaya diyecek yegane şey olmalı. Zaman durmaksızın ilerlerken, geçen her saniyede, yaptığım her eylemde, onu yaşamak için yaşamalı, onu...

Sen Yoksan Gülümsemem

Geldiğini hissediyordum. Bu konuda hiç yanılmamıştım. Sen de geliyordun hep, hiç aksatmadan. Sayende yanılmıyordum belki.Yanındayken ilgilenmediğin gibi acıta acıta yokluğumda ilgileniyordun benimle. İçimi acıtsa da güzeldi senin geldiğini bilmek. Belki başkalarının yanındayken de benimleydin. Benim elimden tutuyordun, bana gülümsüyor ve bana "sana aşığım" diyordun.Ve alkolden hatırlamadığın günlerde belki benimle...

Bir Oğuz Atay Senfonisi ya da Ondan Geriye Kalanlara Dua

BİRİNCİ KİTAP (Acıya giriş) Bu kitap giriştir. Giriş, bir hayatın başlangıcını, keşmekeşindeki ilk acı basamağını temsil eder. Bu şu demektir; her insan özünde Hitler denilen varoluş biçimini müjdeler ve siz ne zaman onu okşamaya başlarsanız ortaya çıkarak sizi öldürmeye heveslenir. Bilhassa kutsal metinlerdeki giriş bölümüyle karıştırılmamalıdır. Bu giriş...