Doğum

Saat yedi. Yedinci günü yılın yedinci ayının.
Geçirir geçirmez limon rengi yeşili giysileri sırtıma,
bir de steril başlık ve maske,
ve alır almaz masanın başında yerimi,

vinççi kadınlar geçti başına maçunalarının,
başladılar sakatat içinde aramaya
ayak sürüyen bir ayağı, sonra bu güç işlerine

biraz da keyif katıp, o değeri

hesaplanmaz alemine afrikabamyasının, cevizin,
çitlembiğin, donuzlanların,
elma fidanlarının, gülhatmi, ılgın ve ipekaların, acıma
bilmeyen Kikapoo, limonların, minelerin,
nanelerin alemine,
oyuncu perçemli Rus samurunun, şakayıkların,
şöhretini

kurnazlığına borçlu tilkinin, uğurböceğinin, üzümün,
içyağıyla mesedilmiş ver-
niksin- dölütü koruyan yağlı zarın- alemine vira
ettiler

Dorothy Aoife Korelitz Muldoon’ u: gözyaşı selleri
arasından
seyrediyorum onu pat patlayıp hızla,
toparlayıp güzelce,
bebek odasına gönderdiklerini, sonra zımba tellerini
kontrol ettiklerini

(The Annals Of Chile, 1994)

Paul Muldoon

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikHicran Rüzgarı
Sonraki İçerikGecikme

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Doğan Dolunaya

Beni birazdan terk mi edeceksin? Anımda çok yakındın ya! Bulutlar örtecek seni lakin, Ve işte yoksun artık güya. Yalnız hissedersin, kederliliğimi, Kenarın yıldız gibi parlıyor aha! Kanıtlıyorsun bana sevildiğimi, Olsa da aşkım çok uzaklarda. Hadi git! Işılda daha da ışıltılı, Tertemiz yolda dolu dolu ihtişamla! Atsa da kalbim acıklı hızlı hızlı, Mutludur gece, sabah Akşamla. Johann Wolfgang von Goethe

Obsesyon Hakkında Notlar

Varlıklar arasında kurulmuş olan sempati alanı, tesirlerin akışını sağlayan bir ortamdır. Bedenli veya bedensiz, her varlık bir diğeri ile bu ortam sayesinde tesir alışverişini sağlar. Varlığın içinde bulunduğu sempatizasyon değerleri, gelen tesirlerin bir kısmını almasına, bu değerlere uygun olmayanları ise bloke etmesine yol açar. Dolayısıyla, varlıklar arasındaki...

Kendini Terketmek

İnsan kendisini nasıl doğurur? Daha açık ifadeyle kendisini nasıl terk eder? Gerçekliğin farkına varma sürecinde kendisine tekrardan nasıl dönebilir? Bu mümkün mü? Gündelik hayat buna izin verir mi? Sıradan bir insanın yapabileceği bir şey midir? Bazılarına göre bu soruların cevaplarını düşünmek bile saçma gelir. İşte ben bunun saçma...

Filozoflar Nasıl Kuyu Kazar?

Alışılmış bir hikâye değil bu. Philipp Blom aydınlanma yüzyılında yaşananların eksik anlatıldığını savunuyor. Paris’in göbeğinde bir salondayız, meşhur filozoflar birbirinin kuyusunu kazıyor. Eski usul kitaplarda, özellikle de karmaşık polisiyelerdeki “içindeki karakterler” sayfasını hatrınıza getirin… İşte olabilecek en etkili listelerden biri: Denis Diderot, Jean-Jacques Rousseau, Voltaire, Baron Paul Henri...

Üç Frenk Havası

1. Capriccio Alum Gülünç bir ölümle öldü deniyor Max Stirner için çünkü mahvına sebep nihayet bir sinektir ama Fanya Kaplan nasıl öldü diye sorarsak sanırım işimiz fazlasıyla ciddileşir. Bize ne başkasının ölümünden demeyiz çünkü başka insanların ölümü en gizli mesleğidir hepimizin başka ölümler çeker bizi ve bazen başkaları ölümü çeker bizim için. Ölümle şaka olmaz diyenler kıyasıya yanıldılar bu çağda Taksitle...

Ah Bir Bilseniz

Ah bir bilseniz, ah bir bilseniz insanın içinde kaç siyah gökyüzü var? Kaç yaralı kuş? Kaç umutsuzluk biriktirmiş insan ve kaç intihar? Kaç ölüm? Ah bir bilseniz yaşamın aslında durup acı çekmek olduğunu, deliliğin sınırlarında hayatla aklını kaçırdığını insanın. Her sabah bir umuda uyanmak için kaç düş biriktirmeye...

Her İmge Bir Tufan Yaratmalıdır

Şair, sazını eline al... Evet ama, sabah gazeteni okuduktan sonra, saçmalıkları ve bağışlanmayacak pislikleri gördüğünde Hiçbir şey söylemeden, alabildiğine konuşmak; şairlere özgü olan buysa eğer, kötü, Bu hiçbir şeyi, şair olmayanların bir şeyiyle karşı karşıya koymak gerekiyor çünkü. Tözde iddialı olmak, yine töz adına bunu zorunlu kılar. Hiçbir...

Cesetlik Arifesi

nedir bu gökyüzüne adanmış fakir yalnızlığım nedir ihanete kurban ve ihanet esiri kırık korkaklığım şimdi yok varsay masumluğunu ki gökyüzü kadar sakiniz en az bizim kadar delirecek deniz kimlik kargaşası yoksunluğunda kimliği kırık ergen ve sonsuzluğun arifesinde bir ölü ceset ancak ki selası okunacak ki yine de bu sela erken kimsesizliğimize ağlarız Hakan Badik

İnsanlık Kürsüsü Vicdan Bölümünde Tez Yazmak Kolay İş Değildir!

Düşünmek, geliştirmek, şekle sokmak, yeniden adlandırmak, canlandırmak, türlü sıfatlarla nitelemek, yüceltmek, ruh vermek, kendinden bir şeyler katmak, takdir etmek, onurlandırmak… Yani O’nu yepyeni bir hayata doğurmak istiyorum. Bu düşüncelerimin hepsini hayata geçirmeliyim: Allah’ım bana yardım et! Bu namuslu dava boynumun borcu olsun! Ne diyorsun, kimden bahsediyorsun, anlamıyorum! Şurayı...