Totem ve Tabu

Tabu sözcüğü Polinezyaca bir sözcüktür, tam çevirisi güçtür; çünkü karşıladığı anlam bugün bizde kalmamıştır. Eski Romalılar zamanında böyle bir sözcük vardı: sacer sözcüğü Polinezyalıların tabusuna karşılıktı. Yunanlıların ägoV sözcüğü, İbranîlerin kodaush sözcüğü, Polinezyalıların ve Afrika’daki (Madagaskar), Kuzey ve Orta Asya’daki birçok budunun benzer sözcüklerle tabu deyimiyle karşıladıkları anlamda bir sözcük olsa gerektir.

Bizim için tabunun birbirine karşıt iki anlamı vardır: bir yandan kutsal (sacré), kutsallaştırılmış (consacré) anlamlarına; diğer yandan da tehlikeli, korkunç, yasak, kirli anlamlarına gelir. Tabunun karşıtı Polinezya’da noa sözcüğüyle söylenir ve sıradan, yanaşılabilir, tutulabilir bir şey anlamlarına gelir. Bu biçimde tabu sözcüğünde sakınımlılık kavramı gibi bir anlam da gizlidir; kendini temel olarak yasaklarda gösterir. Bizdeki “kutsal korku” tamlaması çoğu durumda tabu anlamını karşılar.

Tabu sınırlamaları din ya da ahlâk yasaklarından farklıdır. Bunlar bir tanrının egemenliğine bağlı olmaktan çok kendinden yasaktırlar, yasak olmalarını kendileri gerektirir. Bunların ahlâk yasaklarından ayrılığı: Tabu yasakları doğrulukları için akla uygun hiçbir neden gösteremezler, kökenleri de belli değildir. Bizce anlaşılamaz olmakla birlikte onun egemenliği altında olanlar için bu yasaklar bir zorunluluk, bir gerçek olarak kabul edilir.

Sigmund Freud

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Bir Yolcudur Dost

- Dost yok değil mi Hocam? - "Dost yok değil mi dostum" deseydin Aristoteles'ten Derrida'ya değin süren bir felsefe tartışmasına sokardın beni. Girmeyeceğim bu konuya. Yalnızca felsefe konuşabildiğim dostlarıma içim ısınmadı hiç. "Kitap gibi" konuşurlar. İçlerinde, kırk kilit vurulmuş kapılarla dolaşırlar. Hani içleri "kitap gibi" olsa neyse. Okudukça açabilirsin...

Bıçağın Ucundaki Tanrı

Düşündü. Aklındakini uygulamaya koymanın tam zamanıydı. İçeri girmesi zor olmadı. Zaten evi avucunun içi gibi biliyordu. İlk iş olarak mutfağa yöneldi, mermer tezgahtaki kara ahşap saplı bıçağa uzandı. Sıkıca kavradı, çelikteki yansımasına bakarak mastürbasyon yaptı. Bunu girdiği her evde yapıyordu. Boşalması yaklaşık on saniye aldı. Yatak odasına...

Mahya Babaları

Ağabeyi Nejat ile birlikte okuldan çıkıp Cihangir'deki evlerine doğru gitmekte olan Ercüment Ekrem Talu'nun yoluna bir arkadaşı çıkar: "Haberiniz var mı? Şurada, Sponek salonunda bugün sinematografi göstereceklermiş. Pek meraklı bir şey diyorlar. Yeni icat olunmuş. Fotoğrafın canlısı gibi bir şeymiş." Sirkeci Garı'nın içinde bulunan 1 numaralı dükkanda fotoğrafçılık...

Alıp Götüren Koku

Gözlerim kapalı, bir sonbahar akşamında; Sıcak göğsünün kokusunu içime çeker, Dalarım; gözlerimden mesut kıyılar geçer, Hep aynı günün ateşi vurur sularına. Sonra birden görünür baygın, tembel bir ada; Garip ağaçlar, hoş meyveler verir tabiat; Erkeklerin biçimli vücutlarında sıhhat Ve bir safiyet kadınların bakışlarında. O güzel iklimlere sürükler beni kokun; Bir liman görürüm, yelkenle, direkle dolu; Tekneler, son...

Eflatun’ da Kötülük ve Düzen

Din Felsefesi okumalarım devam ediyor... Hocam Prof. Dr. Metin Yasa sayesinde birçok makaleden haberdar oldum. Bu bağlamda aşağıdaki notları çıkardım, faydalı olacağını umuyorum, iyi okumalar... Eflatun (Platon) tıpkı kendisinden önceki filozoflar gibi çok sıradan sorular sormuş ve tanrının mükemmeliyetçiliğinden bahsetmiş. Aşağılık kompleksiyle felsefe yapan teologlar gibi davranmış. Tanrının eserinin...

Bedri Ruhselman; Bilgi Çağı Önderi

Tanrının bilgisi sonsuzdur ve varlıklarına dereceği bilgiler de öylece sonsuzdur. Varlığın evrimi, hiç bir noktada son bulmayacağı için, her ileri evrim sürecinin de daha ileri bilgileri gerektirmesi doğaldır. Varlıkların bilinç, idrâk ve anlayışları geliştikçe, onlara İlâhî Plân’- dan gelecek bilgiler de öylesine daha açık ve orijinal bir...

İksir, Yaşam Suları‏

Elixir, Arapça el-iksir kelimesinin Latinceleşmiş bir şeklidir ve Grekçe'de tıp ve simya dönüşümü için kullanılan kuru bir toz olan xerion kelimesine akrabadır. İksirler yenileyici ve şifa verici olduğa inanılan içkilerdir. Bu terim ilk önceden simyagerler tarafından (aynı zamanda felsefe taşı olarak bilinen) basit metalleri altına dönüştüren, hastalıkları...

Ruh ve Beden

Güzellik, insanlar arasında, çok tutulan bir şeydir. Aramızda ilk anlaşma onunla başlar. İnsan ne kadar vahşi, ne kadar kötü yaratılışlı olursa olsun onun büyüsüne kapılmaktan kendini alamaz. Bedenin varlığımızdaki payı ve değeri büyüktür. Bu bakımdan onun yapısına ve düzenine verilen önem pek yerindedir. İki temel taşımızı (ruh ve...

Ölmeden Önce

Yaşamın amacını anlayabilmek için, giriş – çıkış kapıları belirlenmiş zaman çizgisinde gerçek uyanışı tatmamız gerekmektedir. Her anın kendi içinde yükselişi, mertebeleri ve doğurganlıkları mevcuttur. Tüm bunların bilgisi dâhilinde doğru aklın yansımalarıyla hareket etmemiz, insan-ı kâmil dediğimiz noktaya ulaşmamızı sağlayacaktır. Türlü şekillerde seçimsizlikler veya tercihler dile gelse de, hayat...