Gnostisizm

Gnostisizm: Batınî bilgi (içsel).
Gnosis: Bilme, bilgi, tanıma.
Gnostik: Kendinin bilgisini bilenler anlamına gelir.

Gnosis hakikatin deneysel bilgisidir. Gnosis bir varoluş halidir. İçsel bir bilgidir. Dışarıdan bakınca anlaşılmaz.

Gnostik terimini ilk defa Pythagoras kullanmıştır. Atina’da Delph mabedinin alınlığına ‘Gnothi Seaton’, ‘Kendini Tanı’ diye yazdırmıştır. Sonra tilmizi (takipçisi) Parmenides kullanmıştır bu terimi ve genç Sokrates üzerinde büyük etkisi olmuştur. Parmenides M.Ö. 480 yılında yazdığı şiirde ‘bilen bir insana Tanrıça’nın her yerde yol gösterdiğini’ anlatır.

Gnosis tamamen kavram dışı olan hakikatin doğrudan doğruya mistik bir deneyimidir. Bilge Pythagoras şöyle söyler: “Biz bilgi ile ilgilenmiyoruz. Biz gerçek deneyimlerle ilgileniyoruz. Yaşayıp deneyimlenmediği sürece hiçbir bilgi, bilgi değildir. Bilgi deneyimdir.”

Gnostikler, Gnosis ya da mistik bilgiyi deneyimleyenlerin birer ‘Christ’ haline geleceğini söylüyorlardı. ‘Christ’ her insanın içinde gizil olarak bulunan evrensel bilgisidir.

Gnostisizm, Mısır İskenderiyesi’nde M.S. 100–200 yıllarında ruhsal felsefe ekolünün kurucusu Clement tarafından kurulmuştur.

Gnosis_Humanity-Healing

Gnostik Bilgeler:

Clement (M.S. 150–215): Kendini bilmek tüm eğitimlerin en büyüğüdür. Çünkü bir insan kendini bildiğinde Tanrı’yı bilir. Gerçek Gnostik Tanrı’yı bilendir. İman temeldir. Gnosis onun üzerine kurulur. Gnosis sayesinde insan mükemmelleşir. Çünkü bilmek, inanmaktan üstündür.

Carpocrates (M.S. 210): Ruh yaşamın her zevkini tatmalıdır. Böylece bu dünyadan ayrıldığında, hiçbir bakımdan eksik olmamalıdır. ‘Özgürlük’ bu dünyada iken kazanılmalıdır. ‘Ölümsüzlük’ cennete gitme hakkı değildir. Gerçek kimliğimizin ‘şimdi ve burada’ farkına varılmasıdır.

Carpocrates kendilerinin ‘iman ve sevgi’ yolu ile kurtulduklarını açıklar. Hiçbir şey kendinden ‘iyi ve kötü’ değildir. Gelenekler bunları iyi ya da kötü sayar.

Valentinus (M.S. 100–170): Gnostik şairidir. ‘Hakikat İncili’nin yazarıdır. Roma kilisesi tarafından heretik olarak damgalanmıştır. Valentinus Yahudilerin tanrısı Yehova’yı, Platon’un mimar tanrısı Demiurgos ile özdeşleştirir. Yehova’nın gerçek tanrı değil ikincil bir tanrısal varlık olduğunu belirtir. Eski Ahit’te Yehova şöyle söyler: “Ben kıskanç bir tanrıyım ve benden başka hiçbir tanrı yoktur.” Gnostik metinlerde Yehova, annesi Sophia tarafından azarlanır.

Sophia şöyle söyler: “Sen birincil tanrı değilsin. Yukarıda her şeyin tanrısı ilk insan var.”

Basilides (M.S. 117): “İsa’nın çarmıha gerildiğine inananlar hâlâ Yahudilerin tanrısına tutsaktır. Bunu reddedenler kurtulmuşlardır.” Basilides bir İncil ve 24 kitap yazdı. Hepsi kayboldu. Roma kilisesi tarafından heretik olarak damgalandı ve unutturuldu.

Hakiki gnostik, ‘Daemon’un aslında ‘evrenin tek ruhu’, her birimizin içinde bulunan ‘bilinç’ olduğunu keşfeder. Kendinin bilgisine varmış olanlar, kim olduklarını keşfettiklerinde Tanrı’yı keşfetmiş olurlar. Pagan gnostikler her şeyde ortak ‘bilinç’ olarak bulunan ‘Tanrı’nın tek bilinci’ fikrini ‘kral’ imgesiyle sunarlar. Kral benliğin evrensel sembolüdür. Hıristiyanlar bu pagan imgesini alarak ‘Christ’ imgesini yaratmışlardır.

Gnostik Ruhsallığın Amacı:
İnsanın özgürleşmesidir. Gnosis’i gerçekleştirmiş bireylere ‘bilenler’ adı verilir.

Dünya Ruhsallığı:
Gnostisizm ve Literalizm olarak iki farklı gruba ayrılır. Gnostikler özgür ruhlardır. Bir dine taraftar kazandırma amaçları yoktur. Topluluğu değil kendi yüreklerinin sesini izlerler. Literalistler hakikatin sadece sözcükler olduğuna inanırlar.

Turgut Özgüney
www.anadoluaydinlanma.org

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Bilimin Egemenliğinde Mit’lerin Dünyasına Küçük Bir Gezinti

“Mit nedir” sorusuna cevap arayan bir kişi aynı zamanda şu soruyu da sormak zorundadır: Mit’ler hangi kaynaklardan beslenir ya da bu kaynaklar bilimsel midir? Biraz daha açarsak “Mit” ampirik bir bilgi türü müdür yoksa tam aksine bir şehir efsanesinden (hurafeden) mi ilham alır? Öncelikle tanımlama yapmamız gerekir...

Tren

Çalışıyorum, sevgilim, kendime açıklamaya, safra dolu bir marşandiz nasıl olur da yatağımızdan uğratmak zorunda, daha rahat dinlenebilsin diye kendi yatağında bir hat, ikimizi, her gece gibi bu gece de, bizden millerce uzak olduğu halde ve bütün alışılmışları en gerisine aklın koyma alışkanlığmıza karşın, ve sonra, madem ki sonsuza kadar sürer kömür, petrol, tuz, buğday, ray ve...

İnsanlığın Sonunu İzliyorum

İnsanlığın tüm atardamarlarını kesiyorum. Ve izliyorum kanın akışını. Siyah kanın dolunaydaki aldatıcılığını… Caniliğin adı ruhumda yankılanıyor. İçime çekiyorum kan kokusunu. Kan hücum ederken toprağa ben kokusuyla sarhoş oluyorum. Taze havayı soluyorum ve adeta yeniden doğuyorum insanlığın kızıl nehirlerinde. Çaresizliğin iniltilerini dinliyorum insanlığın son duasında. Hemen sonrasında kendime hayran...

Yaşayan Ölüler

Bir yasa vardır, hükümdarların gördükleri işlerin ölümlerinden sonra yargılanmasını ister; ölülerle ilgili yasalar arasında bana en sağlam görünenlerden biri budur. Hükümdar yasaların sahibi değilse bile yol arkadaşıdır. Adaletin, sağken kendisine vurmadığı yumruğu ününe ve mirasçılarına kalan servete vurması haklıdır. Ün ve mal çok kez hayattan üstün tutulan şeylerdir. Bu yasayı töre haline...

Defolun‏

Seni çok ama çok seviyorum. Karanlıkların koynuna sığınmış atmayan kalplerin Tanrıya yalvarmalarından daha fazla umutluyum. Seni çok ama çok seviyorum. Kefenim olman için yalvarıyorum Tanrıya. Ama çok farklı ilerliyor her şey. Engel olamıyorum. Belki de engel olmak istemiyorum. Bilmiyorum... Çok daha sersem bu sefer adımlarım. Nereye gittiğimi...

Niçin Gülüyoruz?

Ama araştırmalar olayın bu kadar basit olmadığını gösteriyor. Tabii sizler de haklı olabilirsiniz. Gülmek araştırmacılar tarafından yıllarca araştırıldığı kadar karmaşık olmayıp, ilkel atalarımızdan kalan, çevremize uyum ve sosyal hayatı paylaşmakla ilgili bir davranış biçimi de olabilir. Böyle de soru mu olur, tabii ki fıkralara, komik laflara ve...

Felsefenin Neliği Üzerine

Felsefe önsözü olmayan bir kılavuzdur. Onu ilk kez görenler ne yapacaklarını bilemezler. Bu insanın başına gelen en talihsiz durumdur. Ama ne yapacağını bilen birinin eline geçerse, felsefe ölümcül bir silahtır. Onunla her şeye karşı savaşabilir ve kazanabilirsiniz. Felsefe, gücün ululanmasından başka bir şey değildir. Sevişmenin aritmetiğini yapan ahmaklar, küfürbaz...

Her Bir Şey Her Şey’e mi Bağlıdır?

Her Bir şey ve Her şey, var olanların tümünün içeriği olan iki noktanın sıfatlarıdır. Her Bir şey’den açıklamaya başlarsanız, başladığınız herhangi bir şey Başlangıç olmuş olur. Varacağınız Son ise Her Şey olur. Bu, tüme varım yapmak olur. Fakat her şey’den açıklamaya başlarsanız, her şey Başlangıç olur ve varacağınız...

D&R Kitap Sevgisini Tüm Türkiye ile Paylaşıyor

Kültür, sanat ve eğlence ürünleriyle okuyan ve keşfeden bir toplumun oluşumuna katkıda bulunan D&R, Herkese Kitap Vakfı işbirliğiyle ve kitap okumayı teşvik etmek ve sevdirmek amacıyla kitap bağışı projesini hayata geçiriyor. Proje kapsamında okuduğu kitabı D&R mağazalarındaki Kitapcan kumbaralarına getirenler, başkalarına da ışık oluyor! Proje ile 100...