karanliktaki-isik-okult

Kimse yok…. Hiçbir şey yok…. Yokluk bile terketti beni…

Kadehimdeki şarap her gün damarlarımda dolaşan kanla rengini değişerek yeniden damarlarıma hapsoluyor. Elimdeki sigaramı ateşe vermeden acılarımın sessizliğinden yanarak kül oluyor. Geceleri gördüğüm kabuslar uyandığımda ruhumda yeni bir gerçek için mimarlık yapıyor. Soframda yığılıp kalan nimetlerden tiksinerek midem bir daha bulanıyor, sadece içmek istiyorum ama insanların zevk aldığı içkiyi değil, acılarla dolu olan kendi kanımı acımasızca içiyorum. Gözyaşlarından ıslanan ve kirlenerek siyaha sarılan mendilimi avucumdan atamıyorum. Bir tarafım sıcakken diğer tarafımla soğuktan donuyorum.

Raflarda yığılıp kalan kitaplarla konuşuyorum, sayfalarındaki acı dolu ızdıraplarını nefesimle ciğerlerime çekiyorum, varlığımdaki yokluğumu açık olan penceremden gecenin zifiri karanlığına kusuyorum. Dolunayı kıskanıyorum etrafındaki onca parlayan yıldızlar varken yalnız kalarak acıdan hissizleşerek siyaha sarıldığını görüyorum ve gökyüzünde gördüğüm kargaların acıdan çığlıklar atmasını kıskanıyorum. Ben, acı çekerken çığlık bile atamadan sessizliğimde kayboluyorum, sağ gözüm ağlarken sol gözüm gülüyor. Vücudumu ruhumdan kıskanıyorum, çünkü vücudum yarı yolda kalacak, ruhum ise yoluna devam edicek…

Ave Ate Maledictum

Bazı yerel gazetelerde ve The Parlemento Dergisi‘nde köşe yazarlığı ve haber editörlüğü yaptı. Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.