Saflığın ve İçgüdülerin Ölümü

Her insan bünyesinde iyi veya kötü bir takım içgüdüleri barındırır. Bunlara iyilik yada kötülük de demek mümkün. Önemli olan hangisine göre hareket edeceğidir. Önemli olan seçimdir, önemli olan davranıştır. Peki ilk soru şu: Kötücül bir içgüdüden iyilik doğabilir mi? Neden olmasın? Bu mümkün olabilir… Her daim yasalara ya da ahlaka göre davranma eğilimi besleyen-besletilen insan belki de bu sorunsalı ve onun gücünü içinde tutuyordur! Kötü insan belki de iyidir, ya da iyi insan belki de berbat bir çöküntüdür…

İçselleşirilmiş ve ezberlenen davranışlar hem hayatı örseledi, hem de içgüdüleri… Ön sonuç olarak tanınmaz ve pısırık bir değerler düzlemi yaratıldı. Buna ahlak dendi, bazen de gelenek, bazen de günah… Arada kaynayan insan oldu, zavallı ve kötümser insan…

Karar alma ve hayatını elinde tutma yetisini kaybeden insan nasıl bir dünyayı hak eder sizce? İşte asıl soru bu… Yoz ve bir o kadar da aşağılık bir hayatı tercih etti ve bunu kendi elleriyle yaratarak dünyanın en büyük suçunu işledi. Evet bu dünyayı hakketti, bu dünyayı kendine mecbur kıldı… Gülerek, mızmızlanarak ve bazen de ağlayarak tanrısına yalvardı. Peki içgüdüler… Onlara ne oldu, yer yarıldı da içine mi girdiler! İçgüdülerimizi neden terk ettik sizce? Cevabı basit; çünkü insan kendisinden her zaman korkacak şekilde yetiştirildi, tıpkı at yetiştiricisinin yaptığı gibi, onu aşağıladı ve kamçıladı. Oysaki kamçı, ahlaktı, kamçı tanrıydı, kamçı kendisiydi. İnsan bu hayatta kendisini kamçılamayı tercih etti. Kendi eliyle kendisine eziyet eden bir acı müridi gibi davrandı. Kısaca, çileci bir ideali benimseyerek ve bunu kendine kader belleyerek kendi mezarını kazdı.

Sonuç: İnsan, tarihin belli dönemleri hariç, hiçbir zaman kendisi gibi olamadı, buna izin verilmedi çünkü kendi varlığına ön şart olarak yine kendi varlığı sunuldu…. Bu da büyük işkencenin diğer bir adıydı… Ben hiç korkmadan ona; “Saflığın ve içgüdülerin ölümü” diyorum.

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikPagan Fears
Sonraki İçerikMatrix mi, Başlangıç mı?

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Lirik Bir Kabulleniş Bu Sevgilim

Mavi kanatlı kelebeğin karaciğerinden bir kurşun düştü avuçlarıma Sordum sarıçiçeğe: “baban katil midir?” Yetim bir piçmişim gibi baktı yüzüme yüzüme, Yüzüm yüzünde ayrı bir yüzdü sanki Ve yırtarak gözlerini, tükürdü alnımın orta yerine Avuçlarım kırık bir şarap kadehi kadar yaslıydı oysaki Gönlüm şen değil. Böyle yarı eğilmiş pozisyonda sırtını dönerek bana İterek cümlelerimi elinin tersiyle Sustu. Sus...

Helter Skelter

Helter Skelter 2004 yılına ait bir Amerikan TV projesi. Film, suç ve dram özelliğiyle Charles Manson ve ailesinin cinayetlerini ve dönemin 68 olaylarının Amerikan toplumundaki yansımalarını konu ediniyor. Helter Skelter' in orjinali 1976 yılında çevrilmiş fakat bu versiyonu da kayda değer bence. Amerikan suç tarihinde özel bir...

Soyut Somut

Şiirin soyutluğu somutluğu sorunu çok tartışıldı. Gene de belli bir sonuca varılamadı. Kapalı şiir için soyut, "anlamsız şiir" için soyut, toplumcu olmayan şiir için soyut, hatta yeni şiirlerin tümü için soyut denildi. Gerçi soyut şiirle, somut şiir arasındaki ayrım kesin olarak belirlenmiş değil. Değil ama, işe bu...

Yeşilçam mı, Hollywood mu?

Artık sinema tat vermiyor. Fazlaca film izleyen biri olarak Hollywood' un son durumunun içler acısı olduğunu düşünüyorum. Kendi kendini tekrar eden yapısıyla ve klişeleriyle Hollywood, kulağımıza klasiklere dönmemiz gerektiğini fısıldıyor. "Ne varsa eski filmlerde var." dedirten Hollywood' un bu hali gerçekten sıkıcı olmaya başladı. Eskiden gerek televizyonda olsun...

Ayrılık Şarkısı

Gidince, gülün rengi sarardı gözlerimde Mutluluk dolu dünyam karardı gözlerimde Gözyaşların yağmurdu ıslatırsın içimi O yemyeşil gözlerin bahardı gözlerimde Yıldız gibi parlardı gönlümde gülüşlerin Duruşun güneşimdi, yanardı gözlerimde Dudaklarım ismini hecelerdi derinden Bakışlarım hep seni arardı gözlerimde Gidince, gülün rengi sarardı gözlerimde Mutluluk dolu dünyam karardı gözlerimde Nurullah Genç

Osmanlı Aydını

Bir toplumun aydınını betimlemek, kaçınılmaz olarak genellemeler yapmayı gerektirir. Oysa genellemelerin içerdiği yanlışlık bir yana, toplumların değer yargılarının, kültürel yapılanmalarının zaman içinde hızla değiştiğini de göz önüne almak durumundayız. Bu nedenle toplumsal bir prototip çizmek, herhangi bir kurumu betimlemeye benzemez. Kaldı ki aydın kavramı, köylü veya işçi...

Doğum

Saat yedi. Yedinci günü yılın yedinci ayının. Geçirir geçirmez limon rengi yeşili giysileri sırtıma, bir de steril başlık ve maske, ve alır almaz masanın başında yerimi, vinççi kadınlar geçti başına maçunalarının, başladılar sakatat içinde aramaya ayak sürüyen bir ayağı, sonra bu güç işlerine biraz da keyif katıp, o değeri hesaplanmaz alemine afrikabamyasının, cevizin, çitlembiğin, donuzlanların, elma fidanlarının,...

Dünya Felsefe Günü Etkinlikleri Başladı

Her yıl kasım ayının üçüncü perşembe günü kutlanan Dünya Felsefe Günü, Aktif Felsefe şubelerinde çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Aktiffelsefe’den yapılan açıklamada, felsefenin önemine dikkat çekildi. Açıklamada, birçok etkinliğin hazırlandığına yer verilirken, "Bizi birleştiren şeyler ayıranlardan daha fazla, diyor İskenderiyeli Hypatia. Günümüzde sık sık hatırlamaya ihtiyaç duyacağımız bu kelimeler bizi...

Erotik Şarkılar

gözlerim kapalı bir pazartesi akşamında vücudunun bütün hatları odamın içinde gezer izlerim, içimden sıcak bir iklim geçer ve aynı günün ateşi vurur uzuvlarına sonra birden görünür, bezgin, miskin bir şehir tuhaf kafalar güzel içkiler verir hayat adamların ciğerlerine kuvvet ve bir kışkırtıcılık kadınların bakışlarında masalsı ahenkler başlatır bedenin bir musiki duyarım, aşkla, meşkle dolu sevişmeler, ilk seferin...