Tanrı En İyi Büyücüdür!

Bazen sizin için gelenleri göremezsiniz veya duyamazsınız, onlar işaretlerle sizi takip ederler. Eğer siz bu işaretleri de göremezseniz diğer tarafa geçemezsiniz. Diğer taraf sadece onlara aittir ve siz oraya geçerseniz oradan ayrılamayabilirsiniz. Bundan korkuyorsanız görmezden gelmeye devam edin. Sizler bu ağırlığı kaldıramayabilirsiniz çünkü hakkında bahsettiğim diğer taraf şu an yaşadığınız gibi bir yer değildir. Aile kurmak, çocuk sahibi olmak, beslenmek ve uyuyup aynı saatte kalkıp işe gitmek… Bunlar çözüm değildirler, hatta iradi istek doğrultusu da bile değildirler.

İradi istek doğrultusu dedim, evet, çünkü insanlığın özü iradi istek doğrultusunda hareket etmenin kurallarıyla paralel şekilde yaratılmıştır. İradi istek doğrultusunda hareket etmeden siz ilk önce yaratılış gayesini anlamayacaksınız daha sonra “öz”ünüze olan yolculuğunuzu unutacaksınız ardından da bir seyirci gibi her şeyi seyrederek ölümü bekleyeceksiniz.

Bizler evrenin küçük zerrecikleriyiz ve insanların işlevi oldukça küçüktür ama bu küçük işlevler herkesi bir araya toplamıştır, her ne kadar bu zerreciklerin bir diğer işlevi bir birini mahvetmek olsa da plan kusursuz işlemektedir. Ölüm içerisinde yaşam ve yaşam içerisinde ölüm, kaos içerisinde düzen ve düzen içerisinde kaos… Bunlar varolan gerçeklik işlevleridir. Eğer yaratılış planı bu kadar gizlilik ve şüphe uyandırıcı olmasaydı o zaman sizin için hiçbir işlev kalmayacaktı. Bu yüzden sizler de var olmayacaktınız değerli insanlar.

Kusursuz planın olmadığını bilirsiniz ve hiçbir plan istenildiği gibi işlemeyebilir, zaten çoğu zaman böyle olur, sizler de bu planın bir parçasısınız ve planı bozabilmek de sizin elinizde ama ilk önce bu planı bulmanız onu çözmeniz gerekecektir.  Sizler bunu yapabilirseniz planın bir parçası olmaktan çıkarsınız ve sistemden sıyrılarak planı istediğiniz gibi değişebilirsiniz her ne kadar bu çok tehlikeli olsa bile bunu iradi istekleriniz doğrultusunda yapabilirsiniz. Tehlikeli dedim, ancak asıl tehlike sizlerin bir planın parçası olarak eriyerek sonsuzlukta kaybolmanızdır, planı bozmanız sistemden çıkmanız hatta isyan edercesine planı yönetmeyi istemeniz bundan daha tehlikesizdir.

Her şey sizinle başlamamıştır ama sizinle bitebilir, bu sizlerin elinde, düşünün,  biraz da iradi istek doğrultusunda olmayan yaşamdan kopmaya çalışın, o zaman diğer tarafa geçmeniz sizin için korkunç olmayacaktır. O zaman asıl korkunç olanı, illuzyon içerisinde yaşayarak, plan içinde eriyerek, sonsuzlukta kaybolmak nedir göreceksiniz.

 

Ave Ate Maledictum

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikKendine Yürümek I. Bölüm
Sonraki İçerikAsla Aşık Olma!

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Çalışmak Yorar

Evden kaçmak için yolu geçmeyi yapsa yapsa bir çocuk yapar, çocuk değil ki artık bütün gün sokaklarda sürten bu adam üstelik evden de kaçmıyor. Hani yaz ikindileri vardır meydanlar bomboş uzanır batan gün altında, geçip gereksiz ağaçlarla bir bulvardan durur yalnız adam. Değer mi bunca yalnızlık, gittikçe daha yalnız olmak için? Boştur yollar meydanlar yalnız gezildiğinde. Oysa bir...

Düşük Işık Kalbe

“düşük ışık kalbe, yüksek ışık akla hitap eder” diyordu bir öğretici. kalbin ve aklın aynı yolun yolcusu oluşlarından, yollarının kendine has izlerinin çokluğundan veya azlığından. - ama bilinmesi gerekenin ışık olduğundan! kalbin gözünde ışık bambaşka bir dünyayı açarken, akla ulaşan ışık bilgisi, nitelikleri tanımlayıp sıralar fikrine fark etsen de, etmesen de... gurbete dair birçok...

Alacakaranlık

Karanlığın gölgesinde tanrıyı aramaktan bıkanlar… İşte tam size göredir alacakaranlık, tam size göredir tasarlanan sanatsal intihar… İster orayı ister burayı arzulayın, kesinlikle topu topu bir hayal kalır sadece elinizde. Ve siz sadece acizsiniz her kurtarıcıdan güç dilendiğinizde. İşte budur manzarası… Bir nehrin insanlığa bıraktığı hüzün karmaşası… Biraz kızıllık,...

Irvin Yalom’la Edebiyat, Terapi ve İnsan Kaygıları Üzerine Bir Söyleşi

California’da yaşayan ve çalışan Dr. Irvin Yalom basına çok seyrek mülakat veren bir yazar. Yalom, sıcak bir Haziran sabahı, BBC Türkçe Yayın Bölümü’nden Ayça Abakan’la, Hyde Park karşısındaki otelinde, edebiyat, terapi, insan kaygıları üstüne söyleşti. Abakan: Size ilk sorum, yazı üstüne… Yazı yazmak niçin sizin için hep çok önemli...

Quoof

Ne sık taşımışımdır sıcak su şişesi demeye gelen bu aile sözümüzü yabancı yataklara, babamım çocukluğunda karnı ağrıdığında kızgın bir yarım tuğlayı eski bir çorap içinde atıp tuttuğu gibi. Pek çok güzel başa tutturdum onu ya da bir kılıç gibi aramıza yatırdım. New York'ta bir otel odası ve neredeyse hiç İngilizce bilmeyen bir kız, elim onun göğsünde için için...

Oklukirpi

Salyangoz bir hoverkraft gibi Hareket ediyor, kendi lastik Yastığı yukarda tutuyor onu, Paylaşıyor sırrını Oklukirpiyle. Oklukirpi Sırrını hiç kimseyle paylaşmıyor. Diyoruz ki, Oklukirpi, kendinden Çık gel ki sevelim seni. Niyetimiz canını yakmak değil. Biz Diyeceğin ne varsa onu Duymak istiyoruz sade. İstediğimiz, Sorularımıza vereceğin yanıtlar. Oklukirpi tek bir söz vermiyor Ağzından, kendine saklıyor kendini. Şaşıyoruz, bir oklukirpinin saklayacağı Ne olabilir, neden bunca...

Yanık Bir Akşamüstü

yanık bir akşamüstünden kopup, ölü bir gecenin içine düşüyordum. kalbim duman içinde, avuçlarımda sabahın leşi bir sarhoşun küfürlerinden kaçıp kahpe bir yalnızlığa sendeliyordum dudaklarım sansür içinde gözlerimde bir kış uykusu mülteci duygulardan kovulup çıkmaz bir sokağa çarpıyordum kulaklarım ihanet içinde koynumda bir şiir ölüsü yaşlı bir adamın kalbinden düşüp yorgun bir isyana sürükleniyordum ruhum cehennem içinde zihnimde bir ağacın rüyası Ferid Taş

Eski Sözler

Okuduğum kitaplardan hoşuma giden sözleri bir yerlere yazardım eskiden, sonra da unutur giderdim. Zamanla anladım ki, yazıp sakladığım için unutuyorum, belleğime hiçbir iş bırakmıyorum da ondan. Bıraksam ne olurdu sanki! Nereden çıkarıldığı, neye bağlı olarak söylendiği bilinmedikten sonra ne anlamı kalır güzel sözlerin! Özdeyişler, yaşantıların, deneylerin ürünüdür; ama...

Herakleitos

lucreundandır ateşin "tüm varlık"ın kurucu ilkesi, Evrenin doğurucu tözüdür diye düşünülmesi. Herakleitos'dur öncüsü böyle düşünenlerin, Gerçekten ayrılıp yanlış yolda gidenlerin, Pek ünlüdür onun karanlık, anlaşılmaz sözleri Grek ülkesinde, ilk araştırıcısı sayıldı gerçeğin Birtakım delilerce. Şaşkınlar bayılır karmaşık Sözlerine, dilinin altında saklı hepsi, dolaşık, Gerçek sayarlar kulağı okşayan, süslü, yalın, Çekici bir anlatımla yüksekten atan konuşmalarını. Sorarım onlara,...