Creep

Creep, metro tünellerinin ne kadar tehlike arz edeceğini gözler önüne seriliyor.

Ucubelerin yaşantılarını konu edinen birçok film var piyasada. “Creep” bunlardan sadece biri. Kısacası orijinal olmayan bir hikayeye sahip diyebiliriz. Fakat gerek mekanların farklılığıyla gerekse modern hayattan kopuk bir alanda geçmesi belki birazcık fark yaratmış diyebiliriz.

Film, Londrada bir metro tünelinde mahsur kalan sarışın güzel Franka Potente’nin başına gelen sıra dışı olayları anlatıyor. Tünelin içindeki evsiz çiftle birlikte, çıkışı ararken başlarına böylesi bir katliamın geleceğini nereden bilebilirlerdi ki… Orada unutulmuş ve bir hayvan gibi yaşamaya terkedilmiş yarı hayvan yarı insan olan Joe Anderson gerçekte bir bilim adamının deneylerinden çıkmış bir çocuktur. Metroda kapana kısılmış insanları kapatıp onlara türlü işkence ve eziyet etmektedir. İşte çıkışı ararken bu ucubeyle karşılaşan grup için artık çok geçtir.

Çok iyi bir makyajla kotarılan film tam anlamıyla korku öğelerine hâkim. Ancak dediğimiz gibi kopya bir konuyla nereye kadar başarılıdır bilinmez. Bu açıdan fazla bir şey beklememek en iyisi… Tabiî ki bir korku fanatiğiyseniz orası başka… Bu sizin bileceğiniz bir iş.

2004 yapımı olan film IMDb den 5,5 puan alarak bizim dediklerimizi teyit etmiş sanırım.

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikSleepy Hollow
Sonraki İçerikWrong Turn I, II

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Neredesin Nietzsche?

Tutsağız yaratmaya, yoksa içimizdeki hiçlik bizi yok edecek.. Hiçlik (Nihil) her zaman vardı. Var. Ve insanla birlikte hep var olacak. Hiç varlığın içinde çünkü. Varlığın kendisi çünkü. Varlığı, ister Heideggerci anlamda, ister bizden bağımsız, bizi de içine alan bir gerçeklik olarak anlayalım: Onun sesinde hiçliğin gizli boyutu var. Ondan...

The 39 Steps

Bay Hafıza’nın (Wylie Watson) gösterisini izleyen Richard Hannay (Robert Donat), salondaki kargaşadan kaçarken, çıkış kapısına Annabella (Lucie Mannheim) adlı genç kız ile ulaşır. Dairesinde kalmayı isteyen bu genç kız, sabah bıçaklanarak öldürülünce, Hannay, kendini casusluk faaliyetlerinin içinde bulur. Kız ölmeden önce garip bir şey söylemiştir; 39 basamak. Kanada'dan...

Monarşinin Prensesi‏

Yağmur gibisin. Kısık sesli, korkak bakışlı çocukla el ele kaçan... Bir o kadar şehvetlisin. Eğer bir şiir olacak olsaydın seni yazardım. Şarkı olsaydın eğer seni söylerdim ancak ellerim titriyor. Hava soğuk biraz. Çok ıslağım, çok ıslaksın. Hayır, bir adım daha atma bence. Kelimeler hala çocuk çünkü. Hem...

Şiir ve Yaşam

Şiirin değerini belirleyen şey onun anlamı değil (yoksa o şiir değil bilgelik, âlimlik taslamak olurdu) bilâkis onun biçimidir. ... Son yıllarda sanatta düşünceyi ortaya çıkarma işi filologlar, gazeteciler ve şair geçinen kişiler tarafından ortaklaşa yapılmıştır. Bugün birbirimizi hiç anlamıyorsak ve ben sizlere bir şairin çağı, dili hakkında konuşmada,...

Çalışmak Yorar

Evden kaçmak için yolu geçmeyi yapsa yapsa bir çocuk yapar, çocuk değil ki artık bütün gün sokaklarda sürten bu adam üstelik evden de kaçmıyor. Hani yaz ikindileri vardır meydanlar bomboş uzanır batan gün altında, geçip gereksiz ağaçlarla bir bulvardan durur yalnız adam. Değer mi bunca yalnızlık, gittikçe daha yalnız olmak için? Boştur yollar meydanlar yalnız gezildiğinde. Oysa bir...

Bayraklar Niçin Yarıya İndirilir?

Bu geleneğin kökeni eski deniz savaşlarına kadar uzanıyor. O devirlerde her bir savaş gemisinin direğinin tepesinde dalgalanan kendine özgü renkli bir bayrağı vardı. Bir deniz savaşından sonra yenilen gemi, galip tarafın bayrağını asmak zorundaydı, bunun için de kendi bayrağını yarıya çekerek üstte yer bırakırdı. Günümüzde böyle bir durum...

Batının Reddi

Öğretmen ve serbest çalışan yazar Oswald Spengler’ın (1880-1936) Tarih Morfolojisi adlı eserinde ana hatlarıyla belirttiği üzere, Batının reddi ciddi bir tarih değil, zamanın ruh halinin yansımasıdır. 1920’lerde ciddi anlamda tartışılan kitap, 1914’te tamamlanmış fakat Birinci Dünya Savaşının sonuna dek yayımlanmamıştır. Burada öyleyse Mısır İmparatorluğu, Romalılar, Çinliler, Hintlilerin yüzlerce...

Bir Şiir Nasıl Oluşur?

Bir şiir nedir? Sanat dünyayı değiştirebilir mi? Yaratıcı edimin doğası nedir? -Bilmiyorum. Hemen genel şeyler üzerinde konuşmaya yönelen kimse, özel ve somut olana karşı koyamamakla suçlanacak. Konumuz üzerinde düşünce yürütmüş yüce bir selefime dayanarak, amacımı daha kesin belirlemek istiyorum. Uzun zaman önce. Yüzelli yıl önce Edgar Alian Poe...

İsa’nın Soyundan Gelen Devrimciler ve Salim’in Soğuk İnsanlarla İmtihanı

Aklına estiği her gece karısıyla sevişip uyumayı adet edinmişti. Dünya ölçeğinde yapılan istatistiksel bir araştırmada ortaya çıkan rakamlara göre tipik erkek modeli genelde böyle uyumayı yeğlermiş. Bir gazetedeydi ama hangisi olduğunu hatırlayamadı. Saat gecenin 3’ü. Sevişmek...özgürce karınla sevişmek her evli erkeğin hakkı değil midir? Erkeklerin bu cinsi...