Hiç ile Onto-erotik Bir Dans

Sevgilimin, “Ruhun solucanlarla dolup taşan bir teknedir -senin. İstersem dilimle her birini çıkarır usuna serpiştiririm ve izlerim dehşetimin etkisinde gösterecekleri edimleri. Bu, haz verebilir bana. Ve istersem ardından güçlü pençelerimi düşlerine geçirir ve uzun tırnaklarımla yaşamın kutsallığını imha ederim, zira dişlerimi parçalamak için yeniden bilerim. Seni deforme edecek bir nesne olarak düşünebilmekteyim, belki de haz aldığın tek şey bu. Ben maske takıp rol oynayabilirim, çünkü ruhumu kemiren solucanlara sahip değilim. Sen ölüsün; dirilmek isteyen ve istemeyen. Tarafımdan bir malzeme olarak algılanmak isteyen ve istemeyen.” diyen sesi düşle gerçeğin perdesini aralayıp, Maldoror’un Şarkıları’nı taşıdı karanlık usumun kösnüsüne.

hiccilik-tanri-nedir

Karganın pençeleriyle parçaladığı personalarımı izlerken, oturup bir köşede hunharca gerçeklikte öldürüp imgelemimde dirilttiğim adamın varlığı, Tanrı’nın varlığına kanıt… Hasta ruhu, vahşi düşünceleri, sadist edimlerinin dahi Tanrı’nın bir yansıması olduğunu düşünmüştüm.

Oysa ben Tanrı tanımazdım!

Usunun sana verdiği tüm nimetleri sun bana ki öpeyim mahremini ahlaksızca. Gerçekliğin sahte çağrısına boyun eğerken, ruhumu bilincine dolayıp “En karanlık düşlerinin tutsaklığını istiyorum.” de, bense “Kalbim bir katilin ellerinde!” diye mırıldanarak çıplak bir güvene sarılayım. Ruhunun karanlığını ver bana, yolumuz aynı kötülüğe çıkıyor; karanlık bile olsa, aynı ruhu yaşıyoruz, yaralarımızın farklılığına inat.

Usumun karanlığına seslenen yazıların içimi yakıyor. “Sen bunları yazıyorsun da bunlara nasıl dayanıyorsun sevgili?” dediğimde, “Sana kanıyorum…” de bana. Sırılsıklam bulan sevgili. Ruhum cehennem olsun ve girebilmek için tüm günahları işle. Tanrıları inkar edeyim… Ruhumdaki solucanları defetmek için karanlığımla sevişip tutsak et. Güçlü pençelerinle kanın kızılını damlat kalbime, kızıla kesen çığlıklarımı evrenin müziğine kat…

Aklın sınırlarına sıkıştırılmış ahlakı reddet! Usumun sınırlarını zorlamakla yetinme, usa dair en küçük bir öğe bırakma bende; sorgulayıp denetleyen us dünyamı imha et! Beni saf şehvete götür, kendimi yakarak kendim olduğum… Bu edim senin doğan olmalı. Ruhumu yakan şarabın alevlerinde ussuz dil’ini tattır bana.

Öyküm Çınar

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Terk-i Ten

Hep analar olmaz ya şefkatten yana enleri olan. Piçlerinin sayısız olduğu bir orospunun aşkından konuşacağım size ben. Bir han gibi olan bedenine girip çıkan herkesin...

Yol Almak

Yeni bir sessizliğin içine doğru yol alıyordu.. Yeni bir hayata doğru.. Kendine baktı aynada, Pek bir şey göremedi yüzünde sessizlikten başka Gözlerini kırpıştırdı ve tekrar baktı. Kırık dökük bakışlardı...

Levinas Felsefesine Uzanmak İçin Bir Güzergah: “Zaman ve Başka”

“Levinas, ne bir felsefe ne de dini bir ritüelin parçasıdır; o insandır ve hep öyle kalmayı diler bizlerden. Bu bağlamda, –tarifi imkânsız gibi görünür–...

Ruhsuzlar Ordusu

Ruhsuzlar Ordusu yürüyor... İçlerinde hafif ölüm korkusu ve fazlaca boşvermişlik... Etraflarını saran sahte aydınlığa rağmen yürüyorlar yokluğun uzandığı ormanlara. Onlar ki bu dünyanın vazgeçtiği...

Çocuk ve Suç

GENEL DEĞERLENDİRME Çocuğu suça iten nedenler, ailenin ve eğitimin bu süreçteki etkileri tartışılıyor. Çocuk suçları ile ilgili bilgiler veriliyor. Kitap B.M. çocuk hakları bildirisi ile...

Hüzünlü Şövalye ve Gerçek: Bir Don Kişot-oluş

Ah Dulsinea, ey biricik sevgili! Asla elimi dokunmadım sana, çünkü senin gerçeğini çevreleyen karanlık gölgeler seni benden uzaklaştırdı. Ancak bilesin ki, benim gerçeğimde yaşayan...

Ana

ana işte yerdeyim ağzım açık ve ana bile diyemiyorum ve köpekler geçiyor yanımdan ve durup taşıma işiyorlar; güneş dışında her şeyim var ve takım elbisem berbat görünüyor ve dün sol kolumdan geriye kalanlar gitmişti çok azı kalmıştı, her...

Psikoestetik

İnsanların olumlu ve uyumlu bir yaşam süreci yürütebilmelerinin temel gereği özgür yaratımlarını sürdürebilmeleridir. Burada tanımlanan yaratıcılık, yaşamın ve şartların tüm değişkenliklerine karşın, yeni başa...

Tanrının Fısıldadıkları ve İnsan Ayetleri

Burada Tanrı konuşuyor! Tanrının haykırdığı BİR yerde senin ne önemin olabilir! (Ayet: 51) Daha mürekkebi kurumadan okunmalı bu ayetler. Bu ayetler ki insan için yazıldı...