La Strada

Filmde İtalya’nın sefaletini gözler önüne seren bir tavır var. Fellini, her fırsatta fahişeleri, esrarkeşleri, hırsızları ve kadın satıcılarını ön planda tutmayı seven bir yönetmen. La Strada bu kaygıyla çekilmiş. Sefaletin içinde yeşeren bir aşkın öyküsünü anlatmış. Duygusal ve bir o kadar zalim bir şekilde bunu kameraya yansıtan Fellini iyi iş çıkarmış.

Sefaletin pençesinde bir İtalya… Yine sefaletin pençesinde bir aşk öyküsü. Başrollerini Anthony Quinn (Zampanò) ve Giulietta Masina’ nın (Gelsomina) paylaştığı harika bir film. Gösteri dünyasından ekmeğini kazanan Zampanò kendisine bir yardımcı aramaktadır.

Parayla satın alacağı bu yardımcı fakir bir ailenin kızı olan Gelsomina’dır. Utangaç ve bir o kadar da içine kapanık bir kız olan Gelsomina zaman geçtikçe yeteneklerini ön plana çıkarır ve bu yüzden patronu olan Zampanò ile tartışmalar yaşamaya başlar. Bu arada aralarında garip bir bağlılık ve aşk başlar. Her ikisi de bunu dile getiremese de sonuçta birbirlerinden kopamazlar. Ta ki o güne kadar… Sokaklarda başlayan bu tuhaf beraberlik zamanla her ikisini de korkutmaya başlar. Özellikle özgürce yaşamayı seven Zampanò için bu durum tehlikeli bir hal almaktadır. Bunu gören Zampanò ilk fırsatta kendisini bir türlü bırakmayan Gelsomina için kötü bir plan yapar. Onu terk ederek sokaklara bırakır. Sonra onu arayıp bulsa da artık çok geç olacaktır.

La Strada bu anlamda, sokaklardaki hayat mücadelesinin ve insan felaketinin anlatıldığı eksiksiz bir hikâye bence. Siyah beyaz kamerayla çekilen film tam bir Fellini klasiği… Tabiî ki başarılı ve görkemli oyunlarıyla Anthony Quinn ve Giulietta Masina’yı da unutmamak gerekli diye düşünüyorum.

İzlemenizi şiddetle tavsiye ederim…

İyi seyirler

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikKendini Terketmek
Sonraki İçerikKuzgun

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Aşkın Metafiziği Üzerine

Aşk bir belirsizlik halidir ve bu belirsizlik çoğu kez acıya çıkan bir yoldur. İnsanı boğar ve sonra canı istediğinde bırakır, bazen de neşelendirir, bazen de hüzne batırır, bazen ödülüdür gülmek, bazen de ödülüdür karamsarlık. Aşkın suratı asıktır, o bir somurtkan olarak doğmuştur, bu yüzden fazla gülmemize izin...

Carl Panzram

Biraz düşünmek için bir kenara oturmuştum. Orada otururken 11-12 yaşlarında bir çocuk geldi. Bir şeyler arıyordu. Buldu da. Onu birkaç yüz metre uzakta bir taş ocağına götürdüm. Onu orada bıraktım ama önce tecavüz ettim sonra da öldürdüm. Onu bıraktığım sırada beyni kulaklarından çıkıyordu ve asla bundan daha...

Dr. Bedri Ruhselman

Neo Spiritüalizm’in kurucusu Dr. Bedri Ruhselman, 1898’de İstanbul'da doğdu. Tıp öğreniminin dördüncü yılında, müzikle ilgilendi, Tıbbiye’den ayrıldı. Prag konservatuvarına girdi, keman virtüözü oldu, yurda dönünce, önce okullarda müzik öğretmenliği yaptı, sonra da, yarı kalan tıp öğrenimini tamamlamak üzere tekrar Tıbbiye’ye girdi, Tıp Doktorluğu ünvanını kazandı. Tıp doktorluğu ünvanını...

Dalgalar

"Hayallerle sıcaklaştırılmamış sözcükleri, kaldırım taşları gibi soğuk soğuk çarpıyor kafama." "Bu mavi hep böyle kalabilseydi; bu açıklık hep böyle durabilseydi; bu an hep böyle kalabilseydi..." "Yüreğim demir atmış, yüreğim yüzüyor, tıpkı yelkenleri usulca beyaz güvertesine düşen yelkenli gibi." "Büzülmüş kanatlarıyla uçamayan pervaneler gibi topal günlerdi onlar." "Kaplanın sıçrayışları denli ansızın, aralıklı...

Kimiz Biz?

...Mnemosyne başlığı altında Hölderlin şöyle diyor: İzahsız bir işaretiz biz... Kimiz biz? Biz, bugünün insanları; kendisi için tari­hin hiçbir zaman ölçümünün tek bir kıstas bile getiremediği uzunlukta süregelmiş ve daha gelecek olan bir gü­nün insanları. Mnemosyne başlıklı aynı ilahide Hölderlin şöyle diyor: "Uzun olan/Zaman" - yani, içinde bizim izahsız...

Suyla Yapılan İmtihan

Bir dinleyicimiz, "Bir gazetede fırtına, sel, orman yangınları ve hastalıklarla ilgili haritaya rastladım. Haberin başlığı çok ilginçti: "Dünyanın ateşi başımıza işler açacak." Ve harita 2040 yılına kadar küresel ısınmanın dünyamıza ne gibi etkileri olacağını gösteriyor. Isınma oranı, okyanuslar ısıyı emebildiği için karadan daha fazla, en çok ısınan...

Kutsal Amacın Yolcuları

Bir bilgenin ağzından damlayan gerçekler, Sonsuzluğun duvarlarında seğirterek, Boşluğu doldurdu, Sonra Şofarın derinden çığlığı: “Gel ve gör” Çığlık, suyun ve toprağın kalbinden yükseliyordu, Kardeşler uykularından uyandırıldı, Kulak verildi Yukarının çağrısına, Birleşip vazgeçtiler sıradanlığın türkülerinden, Kutsal Amacın Yolcuları… Kendilerinden geçerek, ışığa teslim oldular. Gizlendiler, lakin… sır söylenmeyi bekliyordu. 6000 yıl böyle geçti… İnsan kendine düşman oldu, Toprak suya, su toprağa muhtaçtı, Zamanı...

Biraz Türk Biraz Ecnebi

Şarap istiyorum şişeler ve kadehlerce... Biraz Fransız biraz İtalyan belki biraz da Yunan... Romantizmin ve zengin duyguların aromalarıyla dolu, yoğun tatlarla bezeli o kırmızı sulardan istiyorum. Biraz peynir ve belki biraz da sevgilinin dudağı... Azıcık deniz ve bir parça yosun kokusu... Akdeniz tutkusuyla kaplı ışıl ışıl turunçgil parlaklığı veya...

Babil Tanrıları

Kralın kudreti sadece yasalar ve soylular tarafından değil, rahipler tarafından da kısıtlanmaktaydı. Teknik olarak kral, tanrının şehrinde bir vekilden ibaretti. Vergi tanrının adına toplanır, dolaylı ya da dolaysız olarak tapınakların hazinelerine girerdi. Halkın gözünde kral olması için rahiplerin kendisine iktidarı teslim etmeleri, “Bel’in elini vermeleri” ve Marduk’un...