Perdeler

Perdeler

perdeler saatleri gizlediğinden
etraf çoktan kararmıştı
bir şarkı seçtim birinç bedenime
ve ritmler girdi kokun gibi ciğerime

acemice dans ettik birlikte
tenin beni erittiğinde
üç beş saniyede
gündüz geceyi düpedüz devirdiğinde

perdeleri açtım sen gittiğinde
güneş berbattı
topallıyordu sokakta bir kaç ihtiyar işçi
topallıyordu dedimse
bu başka şeylerin ifadesi..
ikimizin arasında gizli

Burroughs bastonunu fil dişinden istemez miydi?

perdelere atlar kediler
aslında oldukça akıllı kediler
özdemir ve bandini
onların araladığı perde aralığına at kendini

çok bırakmış
tekrar başlamış
tahammül gücü tükendiğinde

perdeler bir düzmece
örter yasakları örter günahları
gözlerin üstüne
bulutların üstüne
başka biri perdeyi açıp güneşi sevdirdiğinde…

İlkay Beyaz

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikHer Bir Şey Her Şey’e mi Bağlıdır?
Sonraki İçerikHaneler

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Sustu Şehir, Sokakları…

Sustu şehir, sokakları... Saklanan gülüşlerle sunulan gülümsemeler, Yabancılaştı şehir, sokakları... Gökyüzü uyanırken kaçamadı maviliğinden Denizlere nispet olmasa da Anımsandı çoğu zaman yansıması. nasıl da telaşlar biriktirmişiz, hüzünlerini toplayamadığımız yollara aldırmadan. Yeraltındaki seslere muhtaç yüreğimiz, Benliksiz aynalarda yüz yüze kalmış. En çokta biçilen rollerden utanılır olunmuş. Simitler paketlenirken, Yalnızca kese kağıdına koyulmuş. Rengarenk gözlüklere sahip olunsa da, Görmeyen gözlerin renklerinden mahrum kalınmış. Yabancılaştı...

Ruh ve Beden Hazları

Denebilir ki bence, bu dünya zindanında, ne yalnızca ruh, ne de yalnızca beden sayılabilecek hiçbir şey yoktur insanda: Ve (kimi din adamlarının ruhlarını kurtarmak için yaptıkları gibi), insan bedenine işkence etmek günahtır. İnsanın zevk duymasını en azından, acı çekmesi kadar hoşgörmemiz gerekmez mi aklımızı kullanırsak? Azizler nefislerini...

Modern Çağ Hastalığı: Popülarite

Modern çağın yaratıcıları "Popülerlik ve popülarite" denilen kavramlar üzerine düşündüğümde aklıma gelen iki şey var:  Tüketim ve sıradanlık! Özellikle 3. dünya ülkelerinin ve hatta Türk toplumunun başındaki en büyük iki bela olan bu kavramlar ve onların anlam dünyası beyinleri ve sezgileri tamamen sömürüp ve kemirmeye devam ediyor. Popüler...

Felsefe Nedir?

Felsefenin ne olduğu ve ne istediği konusunda anlaşmaya varılmış değildir. Kimi olağanüstü açınımlar bekler felsefeden, kimi onu neyle uğraştığı belli olmayan bir düşünce sayıp bir yana atar. Kimi onda eşsiz insanların anlamlar ortaya koyması gibi ağır bir yükümlenme bulmaktadır; kimi de onu aşağılayıverir, çünkü onda düş kurmayı...

Yaralarım Benden Önce de Vardı…

Ernst Jünger, Mermer Yalıyar, çeviren Ersel Kayaoğlu (İstanbul: Can Yayınları, 1996), 128 s. Metafiziği altetmek, demişti Heidegger, imkânsız! O, basit bir felsefi eğitim yöntemi değildir. Sanki birilerinin fikrini, kanaatini reddediyormuş gibi onu silip atamazsınız. Nietzsche'nin "hakikat sorunu" konusunda vurguladığı gibi, Dünya'nın Batısında yaşayan bir insan türü "metafizik" olmadan değil...

Felsefe Yapmanın Engelleri

Tayyip Erdoğan Türkiye’de felsefe yapılmamasının (demek ki, kaydadeğer bir şey yapılmadığını kabul ediyor) sorumluluğunu, “Osmanlıca”nın terkedilmesine bağlıyor. Dün bu konuda kısaca bir şeyler yazmıştım. Bugün yeniden oralara girmeden çok daha temel bir konuya dikkat çekeyim. Onun için, en temel sorudan başlayalım: felsefe yapmak, yapamamak gibi konulardan söz...

Çirkin Bir Ölüm

https://www.youtube.com/watch?v=YCl-0lu0vHM Kapıya doğru yürürken engel olamadığım bir heyecana kapılmaktan korkuyordum. Öngördüğüm gibi de oldu. İçimdeki endişe dağları olabildiğine yükselmiş, okyanusların dev dalgaları hapsolduğu bedenimden dışarı çıkmak istercesine dövüyordu bedenimi. Oysaki bir kaç dakika önce aynı hislerle lavabodaki aynanın önünde kendimi izlemiştim. Gözlerimdeki belirsizliğe ve yüzümden akan ciddiyete şahit...

Dostluk

Dostluk konusunda düşündüğüm zaman, hep şu noktayı göz önünde tutmalı diye düşünürüm: Acaba dostluğu arattıran sebep güçsüzlük veya ihtiyaç mıdır? Acaba karşılıklı yardımlaşmaya girişirken insanların amacı tek başlarına pek başaramayacakları şeyi bir başkasının yardımıyla elde etmek, sırası gelince karşılığını yapmak mıdır? Yoksa bu yardımlaşma dostluğun özelliğidir de,...

Osmanlıca mı, Türkçe mi?

Osmanlıca, Türkçe’dir. Bu coğrafyada yaşayan Türklerin ata lisanıdır. Bugünkü lisandan farkı harfleridir. Bir de uydurukça kelimelerin bulunmaması... Türklerin, Müslümanlığı kabul etmeden evvel, iki çeşit alfabe kullandığı malumdur. Birisi, 38 harfli Göktürk alfabesidir. Sağdan sola yazılır. Runik harflerden müteşekkildir. 8.asırdan kalma Orhun Kitâbeleri bu harflerle yazılıdır. Bu millî Türk...