Stay

Stay… Gerçekten izlediğim en karmaşık kurgu ve senaryolardan biri. Hem oyuncu hem de senaryo bakımından gerçekten de göz alıcı bir film. 2005 yapımı olan film de Ryan Gosling,  Naomi Watts, Ewan McGregor, Bob Hoskins gibi sağlam oyuncular var. Ve birçok yerde okuduğum ve etrafımdan bildiğim kadarıyla hikâyesini anlamak bir hayli güç. Çünkü film sıra dışı bir kurguyla sondan başa doğru akıp seyircide algı bozukluğuna neden oluyor.

Stay, gerçekten de insanı zorluyor ve finaliyle birçok soru işaretine sebep oluyor.

Hikâyesine gelince; tam bir dram aslında ama yönetmenin kamera açıları ve sezgileriyle daha da güçlü hale getirilmiş ve bu sayede birazcık gerilimli bir atmosfer yaratılmış diyebiliriz. Film trajik bir trafik kazasıyla başlıyor. Ve daha sonra normal hayata dönüşle bir psikiyatrın yaşadığı düşle gerçek arası gel-gitler gözler önüne seriliyor. Kız arkadaşıyla birlikte yaşayan psikiyatr Dr. Sam Foster hayatını değiştirecek olan vakayı bir arkadaşından devralmıştır. Bu vaka; Henry Letham denilen sıska ve sorunlu bir sanat öğrencisidir. Henry Letham seansların birinde, intihar edeceğini ve bunu nasıl ve nerede yapacağını Dr. Sam Foster a açıkça söyler. İşte tüm olaylar yumağı burada başlar ve düğümlenir. Doktor bunu engellemenin peşindedir ve bunu yaparken sürekli kendi hayatından kesitlerle zihinsel bir takım sorunlar yaşar, ölülerle konuşup, hayaller görür ve bu sayede seyirciyi birazcık ta olsa şizofreniye teslim eder. Film bu aşamadan sonra kaçışların, kovalamacaların ve davranış bozuklukları üstüne odaklanır.

Artık doktorun tek bir derdi vardır. O da sevgilisiyle ortak kadere sahip olan bu çocuğu kurtarmak ve onu hayata yeniden bağlamak… Tabii bu görünürdeki olaydır. Finalde tüm kayış kopar ve doktorun asıl derdinin bir vicdan azabı olduğu ortaya çıkar. Bu vicdan azabı da hayata döndüremediği genç bir çocuktur. Farkında olamadan bu çocuk onun tüm hayatını değiştirecektir.

Stay, bir kere izlenip anlaşılacak basitlikte bir film değil. Çünkü gerçekten de yorucu bir senaryosu ve hikâyesi var. Olaylar bazen gerçeküstü bir anlatımla sunuluyor ve seyirciyi fantastik bir algılamaya itiyor. Bu bağlamda kamera açılarının ve flash-backlerin çok iyi algılanması ve hikâyeyle bağlantısının kurulması zorlaşıyor.

Sağlam oyuncu kadrosuyla Stay gerçekten de epey zihin yorucu… Psikolojik gerilime, absürt kamera açılarını ve kurguyu seviyorsanız, izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Bu film tam size göre…

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikA Clockwork Orange
Sonraki İçerikThe Elephant Man

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Anadil ve Biricik

Anadil sözcüğünün karşılığı kalıp terimi olsa gerek. Türkçe’deki anlamıyla anadil dizginli olmanın en uç noktası değildir diye düşünüyorum. Buna rağmen anadilciler olarak her Tek bu kalıbın içinde yer alır. Örneğin hazzın özgür ve dizginsiz olması anadilci açısından ne kadar tehlikeli olur, eğer hislerine kaptırırsa kendisini. Tabii eğer...

Şifâlı Otlar

"Başım bir ağrıyordu ki, sorma! Hemen iki tane Novaljin yuttum. Bir şeyim kalmadı... Senin sinirlerin bozulmuş, şekerim. Bak, bir tane onluk Diazem iç. Anında düzeltir vallahi... Nezahat diyor ki, sırt ağrıları azınca en etkilisi Brufen'miş... Akşam oldu mu, bir gaz, bir gaz. Çatlıycam sanki. Festal mestal para...

Cronenberg Sineması

Cronenberg Sineması belki de kimsenin üzerinde durmadığı ücra bir sinema tekniği olarak görünse de bence sinema tarihinin en uçtaki örneklerinden birisini temsil ediyor. Her ne kadar özgün olsa da tamamen kişisel kaygılardan yola çıkan Cronenberg filmleri bana hep şunu düşündürmüştür: Gayri ciddi bir üslup, sıra dışı cisimler...

Tanrı, Cinsel Birleşme, Ölüm ve Sansüalist Haz Üzerine

Cennette duyumsal hazzın, gelip geçici, sürekli kendini yenileyici ve aşağı dereceden mutluluğundan eser yok iken Âdem ile Havva oldu; dişi ve erkek sonsuza dek en yüksek hazzı yaşamak için vardı. (Başlangıç) Havva'nın Elma’yı yemesi, tad-duyumsal hazla birlikte cennetten düşüşü (bir kovuluşu) oldu insanın. 'Görünür' ve bedensel varlığı...

“Kaburgadan Yaratılmamışlar İçin” Pipo İçen Kadınlar

Klaros Yayınları etiketiyle yayımlanan Pipo İçen Kadınlar yazarın ilk öykü kitabı olma özelliğini taşıyor. Toplamda 12 öyküden oluşan ve her öykünün bir kadın kahramanın yaşantısı üzerinden şekillenmiş olması kitabı özel kılan nedenlerin başında geliyor. Peyniraltı, Başka Peron, Edebiyathaber, Şahsiyet, Yeni Papirüs gibi mecralarda öykü ve şiirleri yayımlanan...

Vidocq

Paris 1830... 19.yy Fransa'sının dar ve vebalı sokaklarında bir adam geziniyor... Haşmetli Vidocq, simyacı katilin peşindedir. Barut madenlerinde köşeye sıkıştırdığı katili yakalamak üzeredir. Simyacı, imparatorluk için önemli 2 kişiyi öldürmüştür, öldürürken gizemli yolları seçen katil sonunda yakayı ele vermiştir. Yıldırım çarpması sonucu ölen bu iki kişinin (Belmont ve Veraldi)...

Vargtimmen

Kurdun Saati çoğu insanın öldüğü saattir. Bir Bergman filmi daha... Böyle giderse bu yönetmenin bütün filmlerini izlemiş olacağım. Usta yönetmen bu kez Frisian adasında kaybolan Johan Borg' un kayboluş öyküsünü kameraya yansıtmış. Bergman’ ın şaheserlerinden biri daha... Aşkı peşinden koşan, hastalıklı, yetenekli bir ressamın öyküsü. Çok çok derin bir...

Moleküler Devrim, Sanat ve Anarşi

Bizim ilgilendiğimiz şeyler çizgilerdir, noktalar değil. Georges Seurat’tan farklı olarak bizler gerçekliği noktalar yerine çizgilere dayanarak tanımlarız. Işığı dalgalarla yorumlarız, parçacıklarla ya da fotonlarla değil. Ve Charles Bukowski gibi yalnızca çizgilerle ilgileniyoruz. Onun ne “noktaları” ne de “virgülleri” Chomsky’nin dilbilgisel ağacına (düzenine) aittir. Şiirinden düzyazısına, Bukowski yazınında...

Dindar Olmayan Ailelerin Çocukları Daha Cömert ve Fedakâr

Dinlerin ahlaki bir rehberlik sağladığına inanılır. Dindar insanların ahlaki yönlerinin gelişmiş olduğu ve dindar olmayanların doğruyla yanlışı birbirinden ayırt edemediği kanısı da bu inanca dahildir. Ama hepimizin zaman zaman gördüğü gibi, bu tür ortak inanışlar gerçeği yansıtmayabiliyor. Current Biology dergisinde yakın zaman önce yayımlanan ve Türkiye’yi de...