Can Çekişen Hasta (SI) Nız

Muzaffer edalar takınmak için mi bitiriyorsunuz aşkınızı? Aşkı bitirmeye muvaffak olmuş insanlara kıskançlığınız mı var? Herkes gibi yaşamak çekici mi geliyor? Farklı olmak cesaretinizin duvarlarını aşamıyor mu? Gözleriniz vitrinlerden aşk toplayabiliyor mu…

Bir kitabın arka sayfasına geçer gibi bitiriyorsunuz aşklarınızı. Her sayfa bir aşk mı? Her doğan güneş düne kelepçeli olmak zorunda mı? Bağlılıklarınız neden ayrılıklara olduğu kadar kalmalara da dirayet göstermiyor? Yüreğinizin takatini zorlamaktan neden sıkılmıyorsunuz? Neden cevabını bildiğiniz sorulardan başlıyorsunuz aşka? Neden uyuyorsunuz her gece kavuştuktan sonra? Niçin hasret çekerken uykusuzluk çekiyorsunuz da; hasretini çektiğiniz yanınızda uyurken oturup seyre dalmıyor, uykusuz kalmıyorsunuz? Azınlık olarak yaşattığınız duygularınıza kontrolü kaptırmaktan çok mu korkuyorsunuz? Kullanmıyorsanız neden çıkarıp atmıyorsunuz kalbinizi? Yaptıklarınız ne kadar yığıldı üst üste… Neden toplamıyorsunuz? Her hatasında koparıp atmak kolay mı geliyor sevdiğinizi? Niçin düşünce kanayan dizinizi koparıp atmıyorsunuz? Yara bantlarını niçin sadece yaralarınız için kullanıyorsunuz? Düşüncelerinizin anahtar deliklerine sokmayı neden denemiyorsunuz? Merhametiniz yılgılarınızı neden diriltiyor? Neden bu kadar korkaklaştınız? Elit düşlerinizin anahtarlarını niçin sadece kendinize saklıyorsunuz? Niçin sevdiğinizin boynuna tasma takmayı bırakmıyorsunuz? Hataların, doğruların kademleri altında kaldığını neden anlamıyorsunuz? Neden hataları konuşarak mertebelerinizi yükselttikçe yükseltmeye çalışıyorsunuz? Sevdiğiniz insanları tamir etmeyi neden denemiyorsunuz? Bırakıp yenisini aldığınız aşklarınızın başkalarının eski aşkları olduğunu neden kendinize itiraf edemiyorsunuz? Alçakgönüllü olan yanlarınız neden çok sınırlı? Neden alçakgönüllü yanınızın hududundan iyilikleri almıyorsunuz? Niçin içeri girecek kadar beğenmiyorsunuz onları? Niçin yaşıyorsunuz? Yaşamanın gayesini eskiyeni atmak mı sanıyorsunuz? Yaşınız kadar eski olduğunuzun farkına varıp niçin kendinizi de çıkarıp atmıyorsunuz? Gözlere bıraktığınız yaşların size de ağladığının farkına ne zaman varacaksınız?

Kendinize bir şeyler sorma lüksünüz neden yok? Neden delileri anlamıyorsunuz? Niçin delirmiyorsunuz? Bozulan arabalarınız, dökülen saçlarınız, kanayan yaralarınız için harcadığınız çabayı, niçin kanattığınız yaralar çarpıp paramparça ettiğiniz arabalar ve yoldurduğunuz saçlar için harcamıyorsunuz? Aynaların dünyasında neden ayna karşısında sadece bedeninizi görüyorsunuz? O kadar baktığınız aynada bazı şeyleri neden kamufle etmenin telaşında zamanın canını çıkarıyorsunuz? O aynalara bakarken kendinizden neden utanmıyorsunuz?

Kendinize aşina olan ödlek yanınız dipdiri dururken, ruhunuzun acil bakım servislerinde can çekişmekte olan sahte kişiliklerinizin başında yaşatma çabalarınız neden? Neden kendinizle yüzleşmiyorsunuz? Düşünebilen ve nefes alan her bireyin birer dünya olduğunu ve dünyalar zincirinde tek bir halka olduğunuzun farkına neden varmıyorsunuz? Eşsiz sandığınız bedeninizin sadece bir araç olduğunu neden anlamak istemiyorsunuz?

Dahası ağlayanın gözler değil, ruh olduğunu neden fark etmiyorsunuz?

İbrahim Sarp Baysu

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikMezarlık ve Ülkesizlik
Sonraki İçerikHayyam Rubaileri -XIII-

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Andrei Chikatilo (Rostov Kasabı)

Yaptıklarımı cinsel bir zevk için değil, daha çok biraz huzur bulabilmek için yaptım. Bir fare kadar çirkin, evli, çocuklu ve bir fabrikada çalışan 42 yaşında bir adamdı. Korkunç bir kan tutkusuyla kolay avları hedef alırdı. Oğlanlar, kızlar, savunmasız genç kadınlar... Çoğu zaman onları otobüs duraklarından alıp gidecekleri yere...

Groundhog Day

Her güne dejavuyla başlamak nasıl olurdu sizce? Groundhog Day ile bu deneyime hazır olun. Öyle bir hayat düşünün ki sürekli aynı günle başlıyor ve yine aynı güne dönüyor. Böyle bir hayatı yaşamak ister misiniz? Phil, günahsız bir adam değildi ama bu kadarını da hak etmemişti. Bill Murray' i...

Asıl Suçlu Benim

Bulutların sabahki o neşeli ve beyaz gülüşlerinin yerini çatılmış kaşlarıyla nefret dolu bakışlarını yere çeviren, yeryüzüne korku salmış katil bulutlar ve onların en sadık adamları yıldırımlar almıştı. Gökyüzünü hükmü altına alan bulutların bu hali, bir hükümdarın savaş kazanıp adamlarına zafer nidası atmasına benziyordu. Onlar da tıpkı hükümdarın yaptığı...

Darvin ve Darvinci Irk Kuramları

İngiliz doğa bilimcisi Robert Charles Darwin (1809-1882) "doğal ayıklanma" kuramını kendisinden habersiz olarak geliştirmiş olan Alfred Russel Wallace (1823-1882) ile birlikte. 1858' de Linnean Society'ye ortak bir yazı sunar. 1844 yılında tamamladığı halde bastırmadığı The Origin of Species (Türlerin Kökeni) adlı yapıtını 1859 yılında yayımlatır.Bu yapıtında türlerin...

İkilik

Ben ve Sen veya Ben ve O, insandaki ikiliğin en belirgin tanımıdır. Bana göre mi, sana göre mi, ona göre mi düşüncesi, insanın olumsuz etkilendiği, ikiliğinin ve çelişkisinin kızıştığı durumdur. Oysaki düşünce, sana veya ona göre değil, bana göredir. Düşüncelerim bana göre olmalıdır, peki ben nasıl bir durumda...

Aamir Khan’dan Türk Hayranlarına Mesaj Var

Türkiye sinemalarında bugün vizyona girecek "Dangal" filminin başrol oyuncusu Aamir Khan, Türk hayranları için YouTube üzerinden mesaj yayımladı. Türkiye sinemalarında bugün vizyona girecek "Dangal" filminin başrol oyuncusu Hint sanatçı Aamir Khan, Türk hayranları için üzerinden mesaj yayımladı. Khan, Türkiye'deki tüm hayranlarına selam gönderdiği videosunda, filmi Türkiye'de gösterime gireceği için...

Yaşar Kemal’in İlk Şiir Kitabı

Yaşar Kemal’in, ilk şiir kitabı 'Bugünlerde Bahar İndi' Pazartesi günü çıkıyor. İlk gençlik yıllarında, hikâye ve romandan önce, şiir yazmaya başlayan Türkiye’nin evrensel yazarı Yaşar Kemal, şiirlerini Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan 'Bugünlerde Bahar İndi' adlı kitapta topladı. Kitap, 11 Ekim Pazartesi günü okurlarıyla buluşuyor. Yaşar Kemal’in, ilk şiir...

Demokrasi ve Özgürlük

Avrupa’da Rasyonalizmin Yükseliş ve Etkisinin Tarihi (1865), Augustus’tan Charlemange’a Avrupalı Ahlak Kuralları (1869) ve yedi ciltlik On Sekizinci Yüzyılda İngiltere (1878-1890) adlı, zamanında standart çalışmalar olarak karşılanan dev eserlerin yazarı William Lecky (1838-1903), Viktoryan dönemin önde gelen tarihçilerindendir. Lecky sadık bir liberal olmakla birlikte,...

Demir Can ve Ruh-eşi Yeter Bayram’a İthafen

Karanlık ufkun ardından güneşin altın şafağı doğmaktaydı... Karanlıklarda varolan sevginin ölümsüzlüğü kaybettiği son zerresini aramaktaydı. Uzun ince acı dolu yollardı yürüdüğü, ağlayarak hıçkırarak ruheşini aradığı çıkmaz yollardaydı. Onun yokluğu her gün eriyerek kabuslara karışmasını sağlıyordu, kaybetiği zerresi ruhunda kapanmaz çukurlar açmıştı. Gözlerinin her noktaya odaklanması bazen yıllarca aynı...