Artık Kendime Özen Göstermek İstiyorum!

Sevgili İlke;

Biliyorsun ki düşünceler hızla değişebilir. Hatta zamandan ve insandan bağımsız olarak değişen birçok düşünce vardır. Bunları seninle defalarca tartıştık, zira her ne kadar kısır gibi görünen bu tartışmalarımızdan sonuç alamasak ta, artık kendi üzerime düşeni ivedilikle yerine getirmeliyim. Tartışmalarımızın ana fikrini oluşturan “insanlar arasına karışma” önerini tekrar masaya yatırmaya, hatta hayata geçirmeye karar verdim. Umarım bunun için geç değildir. İnsanlar buna hazır mıdır, bilemem? Bu sorunun cevabını birlikte yaşayarak göreceğiz sanırım.

Kafam ruhuma sığmıyor artık. Kendi içime çöktüm adeta. Bu yüzden kararımı verdim, onlar gibi olmaya çalışmalıyım. Ne dersin, sence bu geç alınmış bir karar mı? En azından onların yürüyüşlerini, tavırlarını, yalanlarını, çıkarcılıklarını, aşklarını tanıyormuşum gibi rol yapabilirim. Zor olmasa gerek. Evet, son kararımı verdim. En azından onlar gibi davranarak rol yapabilirim. Zaten onların tek yaptığı şey de bu değil mi? Herkese göre farklı bir rol modeli belirleyip, maskeler uydurup kendi kendini kandırmak… Tüm insanlık aslında bir yalanın ortasında debelenmiyor mu?

Bir tiyatro oyunun içindeymişim gibi davranmayı seçiyorum. Zamanı gelen hiçbir kararın önünde durulamayacağını hep birlikte gördük. Bu yüzden yanımda olmanı ve elimden tutmanı rica ediyorum. Bu oyunda birlikte olmalıyız. Birlikten kuvvet doğar tabirini hayata ilk kez tatbik edip insanlara bunun olabilirliğini ispatlamak bizim elimizde. Böyle bir ihtimalin varlığı bile beni heyecanlandırıyor. Düşünsene… İnsanlık artık bizden korkmalı!

Foto: Can Murat Demir, 2009
Foto: Can Murat Demir, 2009

Artık kendime özen göstermek istiyorum. Bunu neden söyledim bilmiyorum ama içimden gelenleri sadece yazmakla yetinmeyeceğim artık, onları haykıracağım. İçimde çığlıklar büyüyor; bunları ancak sen anlayabilirsin. Bu yüzden sana yazıyorum ama şunu bil ki artık içimi tırmıklayan gerçeklere ses vermeliyim. Nedense yazmak sadece acı veriyor, ne olur anla beni. İnsan içine çıkmanın vakti geldi. Ya da ne bileyim, belki dünya değişti. İçki içmek, insanlardan kaçmak, odaya kapanıp şiir yazmak bir yere kadarmış. Bunlar artık bana yetmiyor, ne olur anla, nefes alamıyorum sanki. İnce bir hastalık bu, öyle beter ki. Hem sen demez miydin, “sakın aşık olma aptal” diye.. Olan oldu İlke, ben artık eskisi gibi olamıyorum, ağlamaktan ve yalnızlıktan bıktım sanırım. Ağlamayı bir yaşam biçimi haline getirmekten korkuyorum. Yardım et, çaresizliğin önünde diz çökmeme izin verme. Yalnız bırakma! Sen ki koskoca bir felsefe profesörüsün, ne olur ruhuma iyi gelecek şeyleri reçete et!

Toplum önüne çıkmak, düşündüklerimi haykırmak, onlara kendimi kabul ettirmek, bir fikrimin olduğunu hissettirmek, acımın büyük olduğunu bağırmak, içimdekilerin tırmıkladığı kalbimi artık rahatlatmak istiyorum. İnsanlardan korktuğumu biliyorsun. Bu hareketimi kendimle barışma harekatı olarak görebilirsin. Tıpkı senin dediğin gibi insan önüne çıkma zamanım geldi de geçiyor. Bunun için bedel ödemeye razıyım ve gönüllüyüm.

Suratımın nasıl göründüğünü görmek istiyorum İlke. Traş olup, acının buzullarından imal edilmiş sakallarımla vedalaşmak, kadifemsi tenimle tüm kızlarla flört etmek istiyorum. İnsanlar arasında farkedilecek kadar göze batmak istiyorum; yani sırf sen, o, bu, şu, ailem, duvarlara vuran komşular, lüzumsuz akrabalar, çaresiz sokak çocukları, bahtsız çöpçüler, kadersiz işçiler, kimsesiz mühendisler, muhtaç başkanlar, emir altında inleyen memurlar, köleliği özgürlük sanan öğrenciler, sevmeyip sadece tapmayı bilen aşıklar, gerici ve sömürücü din adamları, bilginin değil egolarının esiri olmuş öğretmenler, yozlaşmış sendikalar, çıkarcı siyasiler, ne oldum delisi meslek odaları, akademi sarhoşu üniversite hocaları ya da kimsesiz kalan tanrı istiyor diye değil; sırf kendi isteğimle, hür vicdanımla, tertemiz duygularımla, insanların arasında yeniden ve acımasızca varolmak istiyorum.

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

2 YORUMLAR

  1. Ne güzel yazmışsın hiçbirşeye yorum atan biri değilim varlık kaygısından çekinip söylediklerini sadece düşünen bir insanım düşündüklerini bazen yazan..
    Hekim olmak üzereyim bırakmak istiyordum..
    Ama söylediklerin bir nebze hayat damlası bıraktı ruhuma teşekkür ederim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Zenne: Dancer

Zenne, G.Doğu’da şehit olmuş bir binbaşının oğlu; akli dengesini askerde kaybetmiş bir abinin kardeşi olan zenne Can’ın, Urfalı muhafazakar bir ailenin oğlu Ahmet’in ve...

Pragmatizm ve Hitler

Pragmatizm nedir? Pragmatizm, en yalın söylemiyle fırsatçılığın sistematiğe büründürülmüş halidir. Dünyanın şekillenmesinde en az diğer felsefi-siyasi disiplinler kadar etkilidir. Çünkü stratejik bir silahtır ve her...

Sen Krizi

3 günlük hastalığım gibisin. ilk gün haber veriyorsun geleceğini.. ikinci gün ağırlaşıyorsun bende, bedenimde.. ateşim çıkıyor, gözlerim doluyor. 'sen hastalığındandır' diyorum. üçüncü ve son gün uzaklaşıyorsun bedenden.. ilacım oluyor 'başka tenler' atlatıyorum...

Anarşist Böcekler

Dünyanın tüm çıplaklığıyla önümde striptiz yaptığı zamanlar ben henüz üç yaşındaydım ve ergenliğe girmemiştim. Dört yaşında mutluluğu oynuyordum, beş yaşında asiydim; öptürmek için uzattıkları...

12 Eylül’e Nasıl Geldik?

12 Eylül 1980 harekâtı, 20. yüzyıl Türkiye tarihindeki dördüncü askerî darbedir. Birincisi 1908 Temmuz'undaki, tarihimizde II. Meşrutiyet olarak bilinen ihtilâldi. Bu anayasal hareketin üzerinden...

Yazarımız Varlık Ergen’in İlk Kitabı “Model Evren” Raflarda

Yapay Zekâ, insanlık için bir tehdit mi yoksa bir fırsat mı? İnsan denilen bu türü kendisinden korumak mümkün mü? Nasıl ve Neden var olduk? “Biricik İnsan” ve...

“Kaburgadan Yaratılmamışlar İçin” Pipo İçen Kadınlar

Klaros Yayınları etiketiyle yayımlanan Pipo İçen Kadınlar yazarın ilk öykü kitabı olma özelliğini taşıyor. Toplamda 12 öyküden oluşan ve her öykünün bir kadın kahramanın...

Aldırma Yürü

Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma.. kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de.. unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil...

Ben Ses…

Ben ses... Yaşamla ölümün sonsuz çığlığından, acı ile mutluluğun boşluğundan oluştum. Her duvarda yankılandım. Her köşede bağırdım her kavgada en öndeydim. Karanlığı kutsadım, aydınlığı aradım....