Bitmek Üzere

zor bir hayatım olacak.
bunu uzun süreden beri görebiliyorum.
kendimde olmadığımı da biliyorum.

kimsenin yanına yaklaşamıyorum.
çünkü insanlar yanlış sorular soruyorlar
ve
ben her seferinde yalan söylemek zorunda kalıyorum.
bunu sevmiyorum ama hayatta kalmak için bunu yapmak zorundaydım
her bunu yaptığımda kendimden daha da kopuyordum.

ben yoktum artık.
ben gerçek anlamda yoktum artık.
bunu öylesine söylemiyorum..

kendinde olmamanın ne demek olduğunu tam olarak öğrendim
artık hayatı sevmiyorum
insanları
duygularımı
hislerimi…

her şeyi kaybetmek böyle bir şey olmalı gerçekten
erken yaşlanmak böyle bir şey olmalı
anormal olmak böyle bir şeydi.
ve gerçek anlamda hissetmemek böyle bir şeydi

hayatım ellerimden kayıp gidiyordu
ve ben sadece izliyordum

bir de..

özlüyordum birkaç anıyı
zaten orada kaybolmuştum..

insanların gündelik hayatlarında yaptıkları şeyler bana ilgi çekici gelmiyor.
ve ben ciddi anlamda
hislerimi kaybettim.

insanların bakışlarından kaçıyorum
hayatlardan,anlamlardan kaçıyorum
hayatım çoktan bitti sanki..

hala yalan söylüyor ve kendimi saklıyordum
ne anlama geliyordu bütün bunlar.

bu kaçıp gitmek istemek neden?

yalnızdım çünkü..
kendimi tanıdığımdan beri ben,
hayatı kendi kafamda yaşadım.
kendi içimde.
kendi dünyamda
ve hiç kimse yeltenmedi beni bulmak için.

kendini insanlardan saklamak kadar acı bir şey yoktu bu dünyada.
bu kadar yorucu..
bu kadar sıkıcı

bitiriyorum kendimi kendi içimde her gece
kendimden kopuyordum
ağlıyordum ve yeni bir gün başlıyordu benim için

ama bütün heyecanımı yitirdim.
bütün özgürlüğümü.
hayatımı..

her geçen gün biraz daha yaşlanıyordum
her geçen gece biraz daha yorgun..

bunlardan bıktım ama yine de anlatamıyordum
gerçek “ben”i.

binlerce kişilikle doluyordum her gece
ve az kaldı..

artık bu kadar yeter diyorum.
saklanıyorum,
saklanıyorum,
ve
sadece saklanıyorum
anlamlar çok önce silindi.

bitmek üzere
bitmek üzere…

Ferid Taş

Konuk Yazar
Konuk Yazarhttp://www.felsefehayat.net
Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız makalelerinizi themetallords@hotmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayımlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikYa Kalbine Dokunsaydı?
Sonraki İçerikDeccal (Kadın)

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Kontrollü Flashback’ler

Ne sağlam bir pabuç kalır yarına, Ne de kokuşmamış bir çorap Taşıyorsa eğer koca bir insanın yükünü. Ağzımdan dökülen ilk cümlemin mısraları oldukça şaşkınlık yarattı Jerzy’de. Kayalıkları...

Melankolinin Tanrıları: Katatonia

Katatonia... Melankolinin sadık tanrıları diyorum ben onlara. Hem sadık hem de fazlasıyla inatçılar aslında.... 1991 yılında İsveç' te Jonas Renkse ve Anders Nyström tarafından...

Ünlü ve Müziği Hakkında

Grup Ünlü ve müziği hakkında birkaç kelam etmek istedim. Ne zamandır müzikle ve gruplarla ilgili bir şeyler karalamamıştım ki müzik benim hayatımda çok büyük...

Çarpmayan Ekmek’ler

Çocukken çok yoksul bir ailenin evladı olduğum için, bir ekmek fırınında çalışmıştım. 10 yaşlarında falandım o zamanlar. Her taraf ekmek kırıntısıydı. Bolluktan mıdır, yoksa fırın işçilerinin...

Ölüm Noktürnü

seninle karşılaşıp solduğum andı ölüm yüzüne baktığında tutuşup yandı ölüm çoğaldıkça çoğalan bir sevda ülkesinde ellerine dokundun; sana inandı ölüm o efsunlu, yağmurlu, hercai gözlerinden uçan kelebekleri mutluluk sandı...

Tabula Rasa

Oyun (Ludus). Varoluşun anlamsızlığı karşısında, aklın ve uzamın sınırlı gerçekliğini reddedip metafizik bir sessizliğin melankolisine büründürülmüş yaşamsal bir oyun (Ludus); müziği duymaktan vazgeçtiğin an partnerini...

Fight Club: Vak’a Analizi

Anahtar Kelimeler: Modernite, Şizofreni, Kapitalizm, Şiddet Vaka: Fight Club filmi ışığında “Modernite” kavramına bakış. Tanımlar Modernite, 18.yy aydınlanma felsefesiyle başlayan, geleneksel değerlerden kopuk, sanayi toplumunun öngördüğü toplumsal...

Boşalmak, Başlamak ve Hiçlik

Düşünüyordum da... Aslında hala düşünüyorum... Nereden başlasam... Başlangıçların sancısından nefret ediyorum! Ucuna kadar gelmiş ama işeyemiyormuşsun gibi, bir başlasan arkası gürül gürül gelecek... Nasıl başlarsan başla, konu dönüp...

Kitaplık ve Okuma

Evde bulunduğum zaman hayatım daha çok kitaplığımda geçer; oradan ev işlerini yönetmek imkanını da bulurum. Giriş kapısının hemen üstündeyim; hem bahçeyi, kümesi, avluyu görürüm,...