Ana SayfaYazarlarKonuk YazarGeçmişin Anılara İhaneti

Geçmişin Anılara İhaneti

Uzaksınız. O kadar uzaksınız ki ne kadar da bağırsam duyamayacaksınız ellerimden düşen zamanın sesini. O kadar uzaksınız ki kendinize ne kadar susarsanız susun fark edemeyeceksiniz hiçliğinizi. Kimin ne kadar değerli olduğunu bakışlarımız değil, bakmayı bilmeyen insanların göz kamaştırdığı küstahlıkları belirliyordu. Aslında her nefes alışımız Tanrı’ya ihanetti, Tanrı’nın her nefes verişlerimize izin vermesi gibi. Uzaktık, o kadar uzaktık ki yağmur taneleri saçlarıma bir türlü düşmüyordu ve her şeyi uzatıyorduk olduk olmadık cümlelerle. Göz kamaştıran küstahlıkların arasında ne kadar da çok gürültüsü vardı böyle. Seslerin tizliğinde kulağa çarpan feryatları duymayan zihniyetler şimdilerde ölüme yalvarıyordu.

Nereye kadar gidebilirdik ya da ne kadar farklı düşünebilir. Bakın aklıma ne geldi. Tanrı bizi telefonla arasaydı şaşırırdınız hatta inanmaz, ama vahiy yoluyla Tanrı’ya inanıyordunuz. Hem de şahit olmadığınız zamandan gelen bilgilere. Özellikle gecenin karanlığında düşünmek ürkütücü gerçekten. Zaten korkmak zorundasınız. Korkusuzluk ruhsuzluğun bilinçsel-psiko hareketlerini oluştururdu ve ne kadar uzağa kusarsanız o kadar derinde yaşadığınızı anlayacaktınız. Şu an gözlerinizi kapatmalısınız. Beyaz bir duvara anılarınızı yazmalı sonra o duvarı yıkmalı. Eğer o duvarın altında kalmazsanız üstünlüğünüzü kısaltıp insanlığa armağan edebilirsiniz, ama eğer o duvarın altında kalırsanız geçmişin size ihaneti başlıyor demektir.

Serkan Aydemir

Konuk Yazar
Konuk Yazarhttp://www.felsefehayat.net
Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız makalelerinizi themetallords@hotmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayımlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

House Of 1000 Corpses

Rob Zombie filmi. 2003 yapımı bir kült film. Sıra dışı bir aile, sıra dışı karakterler, sıra dışı mekanlar, kan, ucubelik ve cesetler.... Filmde (epeyce klişe olan...

Sınırları Aşan Sınırlar

Saat şehir içi ulaşımdaki son otobüsün, son trenin, son dolmuşun, son minibüsün ve son tramvayın hareket saatiydi. Artık sadece insanların pahalı bulduğu taksiler bir...

“Kaburgadan Yaratılmamışlar İçin” Pipo İçen Kadınlar

Klaros Yayınları etiketiyle yayımlanan Pipo İçen Kadınlar yazarın ilk öykü kitabı olma özelliğini taşıyor. Toplamda 12 öyküden oluşan ve her öykünün bir kadın kahramanın...

Behçet Necatigil’in Çevirisiyle Benoni Kitapçılardaki Yerini Aldı

Timaş Yayınları olarak Türkiye'de koleksiyonunda en çok Knut Hamsun eserine sahip yayınevi olarak Benoni'yi size sunmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Hamsun'un diğer bütün eserleri gibi...

YouTube’un ‘Katil Palyaçolar’ı İngiltere’yi Bastı!

YouTube'dan etkilenen bazı İngilizler, Palyaço kıyafetlerine bürünerek vatandaşlara korku dolu anlar yaşatıyorlar. Bu günler İngiltere’de hareketli anlara sahne oluyor. Amerikan YouTube kanallarından etkilenen bazı İngilizler,...

İnsana Dair Deneme

Gelin (çünkü hayatın bize sağlayabildiği Bizi biraz gözetmek ve sonra ölmeye bırakmaktır) tüm insan manzaraları üzerine uzun uzun söyleşelim; Büyük bir hayretle! Ama plansız değil; Vahşi...

Bütün Bildiğim

bütün bildiğim şu: kuzgunlar ağzımı öpüyorlar, damarlar arapsaçına dönmüş burada, denizse kan denizi. bütün bildiğim şu: eller uzanıyor, gözlerim kapalı, kulaklarım kapalı, çığlığımı geri çeviriyor gökyüzü. bütün bildiğim şu: burun...

Köprü ve Kızıllık

Kızıllık ve doğa bize neyi anlatır ki? Yalnızlık başka… Köprü ne akla ne de hayata uzanır? O bir görüntüdür sadece izlememiz ve uzaklara dalmamız...

Felsefi Simya

Simya yaygın biçimde, temelsiz boş inanç ya da en iyimser gözle kimya biliminin gelişmesinden önceki ilginç bir geçiş dönemi olarak görülmektedir. Simyanın, Aquinos’lu Thomas,...

Vinterriket

Anlamsızlığın çalkalanan düşüncelerinde hapsolmak, sonsuz gecenin azap saçan örtüleri tarafından ezilmek. Ormanın karanlık kıyısında çürüyen tek başına duran bir ağaç, sonsuzluğa dikmiş gözlerini, son nefesini veriyor. Bulanıklığın örtüleri...

Hasret

Kalbimi hoplatan da ne? Nedir beni dışarı çeken? Çevirip de sıkarak Evden itip yuvadan eden? Aynı ta oradaki bulut Kayalardan sıvışır gibi! Göç etmek istiyorum Varmak ve kalmak bengi! Aha salkıyor kargalar Dostane...

Anlamlı Yaşama Sanatı Üzerine

Deneyime dayalı görgül düşünen ve yaşayan insan istemese de faydacı davranmak zorundadır. Bir deneyim nesnesini tüketip diğerine geçerken geride bıraktığı nesneyi değersizleştirmek zorundadır. Ancak...

Photo Graphos: Bir Arzu Nesnesinin Son Duası

İnsanın yolculuğu şehirle başlar elbet. Ancak şehirle bitmez -bitemez. Zira kapital olana hayranlık şehrin ayırt edici/baskın özelliğidir. Şehir bu anlamda bir derviş düşmanıdır. O...

Özgürlük ve Yaratma Gayreti

Dünyaya gelişimizden başlayarak etrafımızı kuşatan özgürlüğümüzü sınırlandıran engellere bir bakın. Aile, devlet, çevre, ahlak, toplum, eğitim… Bunları çoğaltabiliriz. Peki, insan bu köhnemiş örgütler ve...

Tanrıçamın Gözleri (Tanrıça Astartiye Dönüş)

Binlerce yıl önce insanlığın kendi varlığı ile tanıştığı ilk günlerdi, karanlığın kol gezdiği dünyamda canlılık belirtisi yoktu, geceler koyu siyah ve gündüzler koyu beyazdı....