House Of 1000 Corpses

Rob Zombie filmi. 2003 yapımı bir kült film.

Sıra dışı bir aile, sıra dışı karakterler, sıra dışı mekanlar, kan, ucubelik ve cesetler….

Filmde (epeyce klişe olan bir kurguyla) yolları üstündeki benzinliğe uğrayan bir grup gencin bir katliama konu olmalarının yanında; ucube denilecek kadar garip bir ailenin yanında yaşadıkları hikaye gözler önüne seriliyor.

Eğer Heavy Metal hayranıysanız ki bence bu film tamamıyla 1970’li yılların havasını andırıyor bu yapıma bayılacaksınız… Hippilik akımının etkilerinin ve garip bir özgürlük anlayışının baskın olduğu bir film. Bazılarına göre şeytanca bir senaryo bazılarına göre ise kaçık bir senaryo sayılabilir. Rob Zombie hayranlarına ve seri katil tutkunlarına buradan duyurulur.

Rob Zombie’nin geleneksel cast anlayışıyla yine baş başayız ve bu film de tamamıyla şiddete teslim olmuş. Fazlasıyla kan, fazlasıyla dehşet ve görkemli bir korku panayırı sizi bekliyor!

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikSecret Window
Sonraki İçerikThe Exorcism of Emily Rose

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Eflatun’ da Kötülük ve Düzen

Din Felsefesi okumalarım devam ediyor... Hocam Prof. Dr. Metin Yasa sayesinde birçok makaleden haberdar oldum. Bu bağlamda aşağıdaki notları çıkardım, faydalı olacağını umuyorum, iyi okumalar... Eflatun (Platon) tıpkı kendisinden önceki filozoflar gibi çok sıradan sorular sormuş ve tanrının mükemmeliyetçiliğinden bahsetmiş. Aşağılık kompleksiyle felsefe yapan teologlar gibi davranmış. Tanrının eserinin...

Afiş

İstediğiniz ne zaferdi ne gözyaşı Ne hüzünlü org ne papazın son duası On bir yıl nedir ki on bir yıl Yaptığınız kullanmaktı silahlarınızı Ölüm gözünü kamaştırmaz partizanın Asıldı yüzleriniz tüm duvarlara Gece ve sabah karasıydınız, korkutucu, süzgün Bir afiştiniz, kızıl bir kan lekesi gibi Adlarınızı bile söylemek öylesine güçtü ki Gelip geçende dehşet etkisi yaratın istediler Sizi...

Kusuyorum

16:28 perşembe öğleden sonra ve Schuman çalıyor sıcak duvarların altında ve ben düşlüyorum fersah fersah kayboluş! çıldırtan kalabalıktan uzak ve ben tiksiniyorum olduğum yerden ve ben içiyorum dün için ve ben kusuyorum yarın için tiril tiril hep böyle mi olacak? İlkay Beyaz

Satanizm Dosyası

Antik Mısır çok tanrılı din ve mitolojisi ve Antik Roma-Yunan inanışında bulunan ve temelini bu kadim inanışlardan almış güçlü bir akım olan Satanizm, tüm yaşamsal köklerini, kendi gerçeğini içten içe negatif bir daire içine hapsetmekle devam ettirir. Satanizmi güçlü kılan onu yaratan dinlerin ve inançların kendisidir. Bu...

Hayat: Ölüm’ü Bekleme Odası

Kendimi tanıyamadım bunca zaman, bu kadar erken bir yaşta delireceğim aklıma gelmezdi oysa. Düşsem yere şimdi kırılacağım her an. Bir taş gibi sert olmadığımı kabulleneceğim. Kırılmadığımı kabullenmeyi bırakacağım. Ne yapacağını bilmeyen, gerçeklerine yabancı olan ben çareyi hayatımı sonlandırmakta buluyorum. Yarım kalıyor sonra bu reddedilişler. Kurtarmaya çalışıyorlar, cinnet...

İstenç ve Merhamet

Meraklı bir tür olan insanın en önemli özellikleri arasında istek ve istenç sahibi oluşu gelir. İstek ile istenç arasında önemli farklar vardır. İstek akıl ve mantık içerdiğinden bilincin ürünüdür. İstenç ise bilinçaltından kaynaklanır ve akıl ile mantığı aşan bir özelliği vardır. İstenç konusunu felsefesinin merkezine koymuş olan...

Beni Neden Aldattın?

Gölgesini kaybetmiş bir savaşçı gibiydi sanki. Yorgun, ümitsiz ve bir o kadar da yılgın... Kaybetmişti. Artık geri dönüş yoktu. Aşksız bir şair gibi çaresizdi. Soluksuz kaldığında bu acı daha da baskın hale geliyordu ama denemeliydi. Bu kez canını almalıydı. İlk kesiği şah damarına attı ama ner nedense çırpınan...

Edeştirinin Yollarında

Yetmişli yılların başında bıraktığım edebiyat eleştirisi çalışmalarının ardından, ara ara giriştiğim şair ve şiir değerlendirmelerini saymazsak, edebiyat eleştirisi üzerine otuz yıl sonra yazdığım ilk yazı bu. Bir ayrımla başlayacağım. Edebiyat eleştirisinin, edebiyat üstüne yapılmış çalışmalar içerdiği için, edebiyat dışında kalan bir boyutu vardır. Bu açıdan bakıldığında edebiyat eleştirisini: 1....

Tahta Kılıcın Sihri

İstanbul'un fethine ilişkin efsaneler, hem Türkler hem de Bizanslı Rumlar tarafından ince ince işlenmiş, gelecek kuşaklara tüm güzellik ve incelikleriyle miras bırakılmıştır. Efsanelere göre, İstanbul gibi bir şehrin fethi, mucizelerle olabilirdi ancak... Gerek Osmanlı gerekse Bizans toplumlarından aktörlere yer verilen bir fetih efsanesi çok ünlüdür. II. Sultan Mehmet'in...