İçimizdeki Köstek

Bir önceki yazıma istinaden, “okuması iki dakika, fakat araştırma, inceleme, anlama ve uygulaması uzun süren bir yazı”, diye belirten bir okuyucuya, ölçülen yaş ve zaman sınırlıdır ama ömür sınırsızdır, diye cevap vererek konuya geçiyorum.

Çok fazla insanın, özellikle duygularını belirtirken kullandığı İç veya İçim kelimesi kas, sindirim, solunum, dolaşım veya kalp sistemi değildir. Zihindeki Durum ve Hareket’tir. Fakat zihindeki durum ve hareketler, vücudun içindeki organ ve sistemlerde kendini hissettirir. Bir kişi özellikle Kalp’in, duygu merkezi değil de sadece kan pompalayan bir organ olduğunu anladığı zaman, anlama kapasitesi gelişir ve güç hisseder; bu halk olarak anlaşılırsa, devleti ve halkını, politik oyunlarda yenilmez güce kavuşturur. Böyleyse, neden Zihnimizdeki Köstek değil de İçimizdeki Köstek başlığını kullandım; Çünkü henüz halk olarak bu bilgiyi anlamadık. Tarihimiz boyunca İç ve İçim kelimeleri kullanıldığı için, bu kelimeler halka tanıdık ve güvenli geliyor.

Felsefe ve Hayat başlıklı yazımda, popüler psikolojinin belirttiği, insanların uzak durması ve kurtulması gereken Ben’den neden uzak durulamayacağını ve kurtulmanın mümkün olmadığını özet olarak belirtmiştim. Belirttiğim bu durumun, düşünsel bir boşluk ve çatışma yarattığını fark ettim. Boşluğu, kurtulması ve uzak durulması gerekenin Ben olmayışı oluşturuyor. Çatışmayı da dönüşmek ve kendin olmak için, savaşılması gereken Ben değilse, Ben kadar değerli ve yenilmesi zor olan neyle savaşabilirim’in arayışı oluşturuyor. Kendisini yendikten sonra, kendi aşkınlığımı ve özgürlüğümü elime alabileceğim zihnimizdeki köstek, Ben değilse, nedir? Kişinin en güçlü zihinsel kösteği, arzu ve korku’su dur. Arzu, kişiyi kendi ilerleyişinden saptırdığı, korku ise kişiyi durdurduğu için, köstektir. Kişi, bu iki kösteği yok edemez ama yönetebilir. O zaman köstek değil, işe yarar unsura dönüştürmüş olur. Arzu  ve Korku’nun oluşturduğu ve beslediği diğer köstekler ise şunlardır; İmgeler, Açgözlülük, Hırs, İkilik, Çelişki ve Çatışma’dır. Kişi arzu ve korkusunu yönetebildiğinde, bunlar da köstekliğini yitirip, hayattaki hazzı, yaşamdaki gücü arttırır. Kişi bu kösteklerle uğraşırken, direnç ve gücünü arttıracağı, oluşacak düşünsel boşlukları dolduracağı değerler ise şunlardır; Sabır, Akıl, Olgunluk ve en nihayetinde Erdem.

Belirttiğim bu durum, herhangi bir din, tasavvuf, new age veya bir doğu felsefesi öğretisi değildir. Kendine ulaşmayı amaç edinmiş, varoluşunu gerçekleştirmek isteyen kişilerin üzerine düşünmeleri gereken olgulardır. Bu olgular, zihnimizin içinde canlı olan durum ve hareketlerdir.

Okuduğunuz için teşekkür ederim…

Murat Dal

Murat Dal
Murat Dalhttp://www.felsefehayat.net
İsmim Murat Dal, kimliğim ise Felsefe Araştırmacısı-Yazar. Otodidakt bir yöntemle uzun yıllar tarih felsefesi araştırdım ve araştırmaya devam etmekteyim. Bu süreçte psikolojik dönüşümüm gerçekleşti, sonrasında ise "BEN ve BEN’in Dışındakiler" başlıklı kendi fikrimi oluşturdum. Düşüncelerimi özet olarak incelemek isterseniz, Twitter ve YouTube uygulamalarındaki katalizfelsefe isimli hesaplarıma bakabilirsiniz.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikFelsefe ve Hayat
Sonraki İçerikMistik Hakkında

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Tragedya’nın Doğuşu

Tragedya'nın Doğuşu'na (1872) karşı insaflı olabilmek için birkaç şeyi unutmalı. Bu kitap başarısız yanıyla, örneğin Wagner'ciliği bir yükseliş belirtisi sayıp ona yararı dokunmasıyla yaptı...

Vatikan’ın Gizli İlişkileri

Vatikan'ın ve Papalığın tarihi sayısız cinayet, entrika ve skandalla doludur. Vatikan'da gece sapasağlam yatıp sabaha ceset o/arak kaldırılmak su içmek kadar olağan bir durumdur. Amerikalı...

Ruhi Mücerret: Bir Kapitalizm Tragedyası

Kapitalizm Dehşeti: Reklamlara Programlanmış İnsanlar Kuşkusuz modern çağın kronik hastalıklarından biri Kapitalizm. Bu illet’ül mahlûkat aramızda ve köklerini derinlerden insan egosundan alıyor. Her ne kadar...

Bağımlılık Hikayesi

Peki ya bağımlı olmak. Bu bir hastalık. Bağımlı olmak kendi varlığını reddetmek, kendini yok saymak. “Onsuz yaşayamam” tümcesi de bu durumun iğrenç yansıması. Kişi kendini sevemediğinde...

Bronz Bacaklı Garson Kız

bar taburesine oturmuş bira içiyorum yaz günü ve garson kızın etrafta dolaşan bronz bacaklarını hayranlıkla izliyorum benim suçum değil garson kız kısacık şortu müthiş bacaklarıyla ve kızıla boyanmış kıvırcık saçlarıyla fır dönüp tebessümler...

Mantıksızlık Çağımız

Tillich gibi, Franz Alexander da (1891-1964) Avrupa kariyerinin ardından ABD’ye gitmiştir. Alexander, Budapeşte’de dünyaya gelmiş ve eğitim almıştır. 1921–1930 yıllarında Berlin’de Psikanaliz Enstitüsü’nde ders...

Ben Senden Önce Ölmek İsterim

Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. İyisi mi, beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan ki içinde...

Gnostisizm

Gnostisizm: Batınî bilgi (içsel). Gnosis: Bilme, bilgi, tanıma. Gnostik: Kendinin bilgisini bilenler anlamına gelir. Gnosis hakikatin deneysel bilgisidir. Gnosis bir varoluş halidir. İçsel bir bilgidir. Dışarıdan bakınca...

Yalnız Gezerin Düşleri

İşte, yeryüzünde yalnızım; kendimle baş başayım; artık ne kardeşim var, ne benzerim, ne de dostum. İnsanların en seveceni, en cana yakını, bu insanlar arasından...