sevmek-anlamak-anlasilmak_0

Bizler, bizim için en önemli gerçeği tamamen unutuyoruz: Bizler her şeyden önce birbirimizi tanımak ve anlamak zorundayız. Halbuki, ben seni ve sen de beni nasıl sevebiliriz diyerek birbirimize uzanan sevda yolları arıyoruz. Gerçekçi olalım; “Ben insanları çok severim” ifadesinden daha yalan bir söz var mıdır?

Bunu söyleyen insan acaba çevresindeki kaç kişiyi anlamak ve ruh haletini kavrayabilmek için gayret göstermiştir? Aksine, cümle şöyle devam eder: “…ama insanlar beni anlayamıyor.” Aslında bizler insan olarak anlaşılmak ve bilinmek için değil, anlamak ve bilmek için doğduk. Dünyaya gelişimizin birinci ödevi, öğrenmek ve anlamaktır. Bunun için de önce tabiatı, insanları, onların yaşamlarındaki isteklerini, amaçlarını anlamamız lazımdır ki, ondan sonra anlayıştan doğacak bir yakınlık gerçekleşmiş olsun; tanımak meselesi işin içine ancak o zaman girecektir. Tanımanın başlıca yolu ise önce kendimizi tanımaktır. Daha kendimizi tanıyamadan ve anlayamadan, kendimiz dışındaki insanları nasıl anlar ve tanıyabiliriz? Hiç anlamadığımız, tanımadığımız insanları nasıl sevebiliriz?

İnsanların çoğu kendini sevdirmenin yollarından hareket ederek bir sevgi arayışı içerisindedir ve kayıtsız şartsız başkalarından da bu sevgiyi görmek istemektedirler. Bu tamamen yanlıştır ve insana hiçbir fayda getirmez. İnsan kendisine karşı yapmış olduğu sahtekarlığı başka hiç kimseye karşı yapamaz. Ailesini, yakınlarını sevememiş, anlayamamış bir insanın sevgiden söz eden kitaplar yazması; kendi nefsaniyetiyle, egosuyla alakalı negatif karma biriktirmesinden başka bir şeye yaramaz.

Söz konusu ettiğimiz sevgi; birbirlerinin negatif karmalarının çözülmesine gönüllü olarak hizmet edecek varlıkların sevgisi ve anlayışı demektir. Birbirini gerçekten seven insanlar kendi negatif karmalarının çözülmesine imkan tanıyamıyorlarsa, orada sevgi yoktur. Ben sizin negatif durumunuzu gideremiyorsam, bu sıkıntınızı üzerinizden alamıyorsam, size yardım edemiyorsam, benim sizi sevmemin maksadı nedir? Eğer sizi sevmemin, sizinle bu derecede yakınlaşmak istememin bu anlamda hiçbir maksadı yoksa, bu durum tamamen egoistçe bir tutumdur. Araya şefkat, sabır, yardımlaşma ve dayanışma gibi pozitif değerler girmesi gerekir.

Bu kavramlar içerisinde kalarak ve bunları uygulayarak herhangi bir inşam tanımaya veya anlamaya çalıştığımızda, duygusal değilizdir; biz öz be öz sevgi tatbikatı yapıyoruz, demektir. Karşımızdaki insanı anlıyorsak, onun ne olduğunun farkına varmışsak ondaki negatif karma düğümlerinin çözülmesine yardım edebiliriz.

Ergün Arıkdal – (Pozitif Yaşam adlı Eserinden Alıntıdır)

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.