Sona Atamadım Adımlarımı

Acılarımı hissettiğim gündü kendimi bu dünyaya ait hissetmeyişim, kendi aklımı bir delinin defterine yazmıştım. Sözcüklere sığındım, sözcükler aşağılıktı. Yaptıklarım son olacaktı, oysa ne çok son yazmışım kendime. Yukarıdan sarkmışım hayata, düşüvermişim bir derin uçurumdan. Bedenimin acılarını hafifletmeden varlığa bürünmüşüm. Parçalanmışım. Geceyi hüzünlerime sarıp, dar sokaklarda dolaştım…

Umutsuzluğu sürdüm yüzüme, bir çığlıktım kaybolan. Ey zamandan arta kalan ayaklarım, ey umuttan payını alamamış gözlerim, burnuma tatlı bir ölüm kokusu konduracağını söylemiştin. Bana yalan mı söyledin yoksa? Bedenime bir intihar kumaşı dikeceğini söylemiştin. Ne yalancı bu sözlerin, ne yalancı bu umutların. Sona doğru yürürken geri dönüyorum hayata. Kendi ellerimle boğmak istesem de boğulamıyorum varlığımın içinde. Sancılar içinde kalıyorum, kelebekler göç ediyor bedenimden. Bir meleğin kader yazısı çizilmiş ellerime sanki acılar içindeyim. Savrulmuşum, hasta gibiyim. Kendimi hiç iyi hiç iyi hissetmiyor kalbim, tutsak dilim.

Bir terene binip ruhumla uzun bir yolculuğa çıkmalıyım, bedenimi terk etmeliyim, suratsız sokaklarda bir şehirden düşüvermeliyim. Zamana doğru azalamayacağım, belki var olacağım hala. Biraz gibiyim sanki. Bir yolculuğa çıkaracağım seni ey bu hayatın askısına tutunamayan ruhum. Biliyorum çok bocaladın varlığımın içinde. Seni hayattan kurtaracağım, sana intiharlar yazacağım. Sona gelemesem de her an bir son olacağım ayaklarımda. Unutamam biliyorum o şehri. Sanki nefesimi bıraktım orda. Sancılar çoğalıyor bütün bedenimde. Hayata söylesem bırakır mı beni yarı yolda. Devam edecek kadar iradem yok, mücadele edemem. Sonlara yürüyorum, bir sona gelemedim hala. Bir fanusta nefes alıyor melek. Göç etmeli kuşlarla birlikte, son değilim ben, sona yakın adımlarım.

Dedim ya ey sevgili; ruhum sana tarif edemiyorum, yolumu kaybetmişim ben. Bilemiyorum artık neredeyim? Hangi sınırdayım? Yabancıyım, bir yerdeyim oysa. Simsiyah bir gökyüzü var, bulutlarım küsmüş bana. Kuşlar uçmuyor. Sonun sınırındayım hala sona atamadım adımlarımı…

Sonya Bayık

Konuk Yazar
Konuk Yazarhttp://www.felsefehayat.net
Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız makalelerinizi themetallords@hotmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayımlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

İdeoloji Nedir, Gerekli midir?

İdeoloji nedir? İdeoloji, bir insan hastalığıdır. Sözde bir kurtuluşu (selameti) müjdeleyen fikirler manzumesidir. Dünyevileşen insanın -içgüdüsel olarak- toplumun diğer katmanlarına hükmetmek üzere ortaya attığı alternatif...

Melankoli, Aşk ve Maymun

Saklandığı kaygan gerçeklerden kaçarak şunları itiraf etti: - İnzivaya çekilmiş bir ruhun son duasıyım! Tırnakları sökülen tanrının eşliğinde ölümünü arayan bir ucubeyim… Tanrılar intihar etti ve...

Bronz Bacaklı Garson Kız

bar taburesine oturmuş bira içiyorum yaz günü ve garson kızın etrafta dolaşan bronz bacaklarını hayranlıkla izliyorum benim suçum değil garson kız kısacık şortu müthiş bacaklarıyla ve kızıla boyanmış kıvırcık saçlarıyla fır dönüp tebessümler...

Kara Kedi Niçin Uğursuzluk Getirir?

Dünya tarihinde kedilerden başka, önce tanrılaştırılan, sonra şeytanla özdeşleştirilip soykırımına uğrayan, sonra da tekrar evin baş köşesine yerleştirilen hiçbir canlı türü yoktur. Bir insanın önünden...

COVID-19 Salgını: Tinin Yabancılaşması

2020 yılının Mart ayında başlayan COVID-19 salgını insanların yaşam tarzında ve tininde derin etkiler yaratmıştır. Genelde tin ile ruh kavramları eşdeğer sayılsa da, tin...

Felsefe Nedir, Ne Değildir?

Felsefe, radarı açık bir sezgi makinesini öngörür. Bu makine bazen insan bazense ruhlardan ibarettir. Kavramlarla boğuşan hem ruh hem de insanlardır. Aydınlık gibi görünse de ayak...

Ender Bir Hastalık

Hastalıklı uzuvların kesilmesi ve atılması gereklidir. Çünkü hastalık iyice yayıldığında çok geç olabilir. İlk önce ruha bulaşan bu illet yavaş yavaş tüm iradeyi ve...

Okumak ve Yazmak

Okumak ya da yazmak her ikisi de ortak kanallardan beslenir: Merak ve Yaratma endişesi. Belki de hayatın içindeki en insani iki doğal dürtü. Aynı...

Tek Gayem: “Gerçek”

Tek gayem “Gerçek” Çünkü “O” henüz söylenmedi ve tüm benliğimle sadece onun peşindeyim. Biricik ve erişilemez bu acının gönüllü yolcusuyum. Yazılmış ve yazılacak olan...