The Exorcism of Emily Rose

Bu film, sinema tarihinde inancın ve Tanrıya olan bağlılığın sınandığı en güzel örneklerden birisi.

Gerçek bir öyküden yola çıkan film, “Emily Rose” ın hikâyesini dini ritüellerle ve şeytan çıkartma ayiniyle destekleyerek bize sunuyor. Bir üniversite öğrencisinin başına gelen ruhani bir olayı Tanrı-İnanç-Hıristiyanlık bağlamında gözler önüne sermeyi amaçlıyor.

Karanlık şeytani bir gücün (iblis, Lucifer artık her neyse) etkisine giren ve hayatı alt-üst olan bu genç kız içinde büyük bir inanç savaşı yaşamaktadır. Oysaki bu olay tanrıyla şeytanın klasik bir savaşıdır. Bu sefer seçilen yer bir genç kızın savunmasız ruhu ve vücududur.

Film “Emily Rose”ın (Anneliese Michel) şeytan çıkarma ayini sırasında ki ses kayıtlarıyla ürkütücü bir şekilde başlıyor ve bu yeterince gerilmenize sebep oluyor. Aksiyon olarak zayıf kalsa da hikâye kendisini güçlü bir şekilde hissettiriyor. Film, bir Peder (Tom Wilkinson) ve küçük kızın birlikteliğini inancın onlara yüklediği bağlılıkla pekiştirip çok iyi tasvir ediyor.

Üniversite de hayatının değişeceğini uman “Emily Rose” ileride kendisini neyin beklediğini bilememektedir ki bu şeytanın ve kötülüğün ta kendisidir. Bu genç kız kendisini inancına teslim etmekten başka çaresi olmadığını çok feci bir şekilde öğrenecektir. Film, final olarak inancı savunuyor olsa da şeytan çıkarma (Exorcism) ayinlerine ilgi duyanlar için biçilmiş kaftan.

İyi seyirler

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

İade(NTİHAR) Ediyorum

-kim? -nasıl? -gerçekten mi? -neden? diyecekler! O yüzden yazıyorum bu mektubu. “vakti gelen gidiyor” öyle söyleniyordu. genç ölümlerse her zaman vakitsiz olacak. ya vakit çağırdı beni ya da ben vaktimi... nasılsa adı intihar olacak, herkes anlayamadığı “ben”lerle kulaklar dolusu cümleler kuracak. şaşırmayın sakın, ölüm adıyla korkutmasın sizi! ve bilmelisiniz ki, kimseyi sorumlu tutmuyorum gidişimden. üzerimi örtmeseniz de olur,...

Alman Sanatı

Roma'daki Augustus devrinin debdebesi, Floransalı cömert bir Medici prensi, Alman sanatçısına güler yüz göstermedi; O kendini koruyan şöhretlerin peşinde, Kral ve prenslerin lütufkâr güneşinde, Rahat rahat büyüyüp meyvesini vermedi. Milletin en ünlü, yüce evladı iken Büyük Frederik de onu tahtı önünden, Boynu bükük, kimsesiz bir kenarcığa attı. Alman şimdi derin bir mutluluk duyabilir, Kalbi büyük bir gurur...

Beni Kör Kuyularda

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın, Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın, Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı; Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın. Ümit Yaşar Oğuzcan

Nisan Şakasının Kökeni Nedir?

Her ne kadar Roma İmparatoru Julius Caesar (Sezar) milattan önce 46 yılında takvimin başlangıcını Ocak ayı olarak ilan ettiyse de, 16. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa'da yeni yıl geleneksel olarak, bahar aylarının başlangıç tarihi olarak da kabul edilen, Mart ayının 25'inde başlardı. 1564 yılında Fransa Kralı IX. Charles, takvimi...

Mutluluk

Ey mevsimler, ey şatolar! Deyin kusursuz kim var? Ben de herkes gibi tuttum Büyülü mantığı denedim. Selâm Gal horozuna selâm Selâm her ötüşünde selâm Hevesten, arzudan oldum Görün sıfırı tükettim. Yedi bitirdi bu büyü beni Takat komadı, yok etti. Ey mevsimler, şatolar ey! Sıvışma saati, yazık Ölüm saatidir artık. Ey mevsimler, şatolar ey! Arthur RIMBAUD

Bir Ucu Bir Kuyuda Kaybolan Rüzgârlı Bir Şosede

Bir ucu bir kuyuda kaybolan rüzgârlı bir şosede bana doğru yaklaşıyor kavuşma saatımız yalnayak yüzü saçlarıyla örtülü kavuşma saatımızın bir de ağır yürüyor ki deli olmak işten değil Bana doğru yaklaşıyor kavuşma saatımız yalnayak ben de telefon direğine bağlıyım kollarımdan yüreğim de yorgun mu yorgun duracak nerdeyse bir de alnıma bir su damlıyor aynı...

109. Doğum Gününde Sabahattin Ali

"Benim bu insanlara ne lüzumum vardı? Beş on kuruş ekmek parası için bana tahammül edilebilir miydi? İnsanlar birbirinin maddi yardımlarına ve paralarına değil, sevgilerine ve alakalarına muhtaçtılar. Bu olmadıktan sonra, aile sahibi olmanın hakiki ismi, birtakım yabancılar beslemekti." Kürk Mantolu Madonna “Burası beni muhakkak çıldırtacak. Ne basit muhit Yarabbi....

Felsefenin İnsan Hayatı Üzerindeki 7 Olumlu Etkisi

Felsefe sadece teorik anlamda akademik kürsüleri meşgul eden bir uğraş alanı değildir. O, hayatın kendisidir. Hem yerel hem de evrensel anlamda huzurun ve zenginliğin kaynağını teşkil eder. Felsefe bu anlamda beynelmilel bir insan varoluşunu önceler. Felsefe her yerdedir. Sanat, bilim, eğitim, siyaset gibi bir çok alana sirayet etmiş...

Yaşamın Senli Kalıntıları

... Hiç durmadan yazılırdın sonsuza giden anılarımda ve ben anlatmaktan çekinirken öyle bir zaman gelecek adın adımla dillenecek. Tarih tüm bunları, sen ve ben o yazılan sonsuzluğa giderken insanlığa iletecek... ... Haftanın en belirgin gün saatinde yani insanlar zamana bir adım gerideyken yorulduğundan olsa gerek güneş geceyi arıyordu. Kaybolmuştuk ve...