Interview With the Vampire

“Drink from me and live forever…”

Kanımdan iç ve sonsuza dek yaşa…

Lestat, yalnızlıktan sıkılmış bir vampirdir. Yalnızlığına çare ararken Louis denilen genç bir adamla tanışır… İkisi için de dönüm noktası olan bu tanışma birinin yalnızlığının bitmesine; diğerinin ölümsüzlükle tanışmasına neden olacaktır.

İlişkilerinin ilerleyen evrelerinde fikir ayrılıklarıyla tanışan genç vampirlerin kaderleri, acıma duygusu ile kavrulan Louis yüzünden ayrılır. İlişkileri Louis’nin bir gece dayanamayıp küçük bir kızı kendisine kurban seçmesiyle daha da sıra dışı bir hal alır. Bu olaya şahit olan Lestat, küçük kıza ölümsüzlük hediyesini verir ve onu küçük vampir ailesinin bir üyesi yapmaya karar verir.

Yalnızlık, kıskançlık, açlık dışında artık bir başka sorunları daha vardır, o da aileye sonradan katılan bu küçük kızın ta kendisidir. Küçük kız ikisinden birini seçmek zorundadır. Seçimini daha duygusal olan ve içe kapanık olan Louis’den yana kullanır. Ve bu uğurda kendisine ölümsüzlüğü bahşeden Lestat’ı öldürmeye kalkışır. Bundan sonraki aşamada Louis ve küçük kızla asıl yaratıcıları Lestat’ın yolları ayrılır.

Filmde bu ayrılığın ve sadakatin nasıl kesiştiğini çok rahat fark edebiliyoruz. Film bilinen vampir tanımının dışında, almaşık bir vampir tanımı getirmekle birlikte; kullanılan mekanlar ve şiirsel diliyle bir hayli etkileyici…

1991′de bir gazeteciyle yapılan röportajda tüm hayat serüvenini anlatan Louis, aslında hem anlatıcısı hem de baş karakteri pozisyonuyla dikkatleri üzerine çekiyor… Klasik vampir filmlerinden çok farklı olduğu kesin… Biraz daha duygusal ve kadınsı…

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

İnsan Yaşar

Niğde’nin Katrancı Köyü’nde çobanlık yaparak geçimini sağlayan Yaşar, otuzundan sonra hayatını değiştirecek radikal bir karar aldı. Bu yaşa kadar, neden herhangi bir adım atmadığına dair hiçbir fikri yoktu. Belki şartların olgunlaşmasını bekledi, belki zaman uygun değildi, belki de cesaret edemedi. Bilemiyordu. Ancak otuz iki yaşından sonra hayatın...

Dr. Bedri Ruhselman

Neo Spiritüalizm’in kurucusu Dr. Bedri Ruhselman, 1898’de İstanbul'da doğdu. Tıp öğreniminin dördüncü yılında, müzikle ilgilendi, Tıbbiye’den ayrıldı. Prag konservatuvarına girdi, keman virtüözü oldu, yurda dönünce, önce okullarda müzik öğretmenliği yaptı, sonra da, yarı kalan tıp öğrenimini tamamlamak üzere tekrar Tıbbiye’ye girdi, Tıp Doktorluğu ünvanını kazandı. Tıp doktorluğu ünvanını...

Bilmece, Oyun ve Devam

Nasılsın diye sorduğumda verdiğin cevap: Kelimeler... Saflığımın habercisi... Her daim aldığım nefes gibi içimde fısıldaşırlar. Ruhum ateşle yoldaş olur, gerçeğin kellesi ayaklarımın altındayken ne kadar da mutluyum! Doğaya karşı benim tabiatım. Ne kadın, ne de aşk umurumda. Artık yalnız senin yokluğundur beni eşsiz bir güzel yapan. Bir tek bu...

Dostluk

Dostluk konusunda düşündüğüm zaman, hep şu noktayı göz önünde tutmalı diye düşünürüm: Acaba dostluğu arattıran sebep güçsüzlük veya ihtiyaç mıdır? Acaba karşılıklı yardımlaşmaya girişirken insanların amacı tek başlarına pek başaramayacakları şeyi bir başkasının yardımıyla elde etmek, sırası gelince karşılığını yapmak mıdır? Yoksa bu yardımlaşma dostluğun özelliğidir de,...

Biraz Karanlık, Bulanık ve Kirli

Gündüz gözüyle seçilemeyen, algının sıradanlığı içerisinde bir anlam yükleyemediğimiz, yaşamlarına dokunma isteği uyandırmayan insanlar vardır. Ne bakılır, ne görülür ne de fark edilirler. Gecenin çocuklarıdır onlar. Karanlıkta görünürler. Gündüzün sıkıcı sıradanlığı ürkütür onları. Şafağın ilk ışıklarıyla soylu sessizliklerine çekilip, karanlığın bilgeliğine, derinliğine hazırlarlar kendilerini. Karanlıkta görünürler; çünkü bilgeliğin...

Coffee and Cigarettes

bir film izleyip uykuya yattım teslanın ampullerini görmek üzere rüyamı bir sigaraya sattım şekersiz arsız bir kahveyle hayalet avcısı bil möriy içiyor sigarasını iki aptal zenciyle nikotin öksürüğü yakışıyor sıradanlığın ciğerlerine kuzenler ve ikizler kuantum fiziği biri ünlü diğeri deli italyan mafyası küçük bir çocuğu azarlıyor her duman kanseri muhabbete çağırıyor nikola tesla toprağa aşık bir adam birkaç kahve ve sigara ondan sonrası kara...

Filozof Salim’in Materyalizme Sert Tokadı: Dünyanın Tüm İnsanları Birleşin!

İnsanlığın hüzünlerini anlamakta zaruri bir ihtiyaç hissetsem de, gel gör ki bu arzumu nihayete erdiremiyor bir türlü idrak edemiyorum İlke. Bu bir mücadele gibi. Arzu edip elde edememek talihsiz bir ruh halini bana mecbur kılıyor. Üzülüyorum. Sabahlara kadar çalışsam, sayfalarca etüt etsem de olmuyor. Kelimeler ve bedenim...

Eleştirmen: Yapıt Yaşayan, Anlam İşleyen

Eleştirmen, yapıt yaşayandır. Eleştirmeni olduğu yapıtı duyar, anlamlandırır, yorumlar. Değerlendirir. Eleştirmen, yapıta yaşayışı, yaşantılarıyla yaklaşır. Okur da yapıtı yaşayabilir. Nedir, okurla eleştirmenin farkı? Eleştirmen yaşadığını işler. Yapıta çevirir. Eleştirdiği yapıtı yaşayarak, bu yaşantılarını işleyerek kendi yapıtına, eleştiri yapıtına dönüştürür. Herhangi bir okur, genellikle yaşantıyla yetinir, yaşantıda kalır. Yaşantısını...

Ben Tekim

Ben sonsuzum. Tekim. Yalnızlığın rıhtımlarında tek başına hür bir caniyim. İnsansız ve korkusuz bir katilin son duasıyım! Acının son kalesinde ölümünü bekleyenim. Biricik olanım! Ben sonsuzum! Renksiz, topraksız ve saydam bir özgürlüğün son emaresiyim. Her nefesim kaos, her çığlığım bir kan dağı gibidir. Ben var olanım. Ben varım. Ben...