Küçük Günışığım

küçük günışığım
sensiz ruhsuzum
gölgem bile yok
sokaklarda
küçük günışığım
aşkımın bekçisi
varoluşum
sensiz anlamsızım
nefes alamam tenin yokken

küçük günışığım
hayatım ellerinde
ben seninim o yataktayken
gezinen dudaklarım
dokunan ellerim
cennetini ararken
ben hep seni düşlerim
küçük günışığım
bırakma sakın
sensizken kimsesiz bir hayaletim

 

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikClownhouse
Sonraki İçerikMelan-Şizofreni

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Zorba The Greek

1964 yapımı “Alexis Zorbas” büyük ilgi görmüş klasik bir film olma özelliğini hala koruyor. Yazarının en fazla ilgi gören romanı olması açısından da değerlendirilmesi gereken bir film. Sinema tarihine imzasını atmış eksiksiz bir şölen bence. Özgün bir hikaye. İki zıt kutuptaki insanın hayata nasıl sarılabileceğine dikkat çekiyor....

Hiç Sorunsalı

Hiç'i Düşünememek Nietzsche: “Olmama'yı tasavvur edemiyorum.”(1) Tam da özneyi kökünden yakalamak için hiçbir fırsat kaçırmayan bir düşünür söylüyor bunu. Çünkü Hiç'ten Varlık'a dönüş ya da geçiş için bir garantiye gereksinimi var. Neyin garantisi? Nihilizmi aşma istemi üzerinden varoluşa geri dönüş. Ardında da “değerlerin yeniden değerlendirilmesini” önerecektir. Babası...

Ed Gein

Seri katillerin hayatlarını anlatan o kadar çok film var ki... "Ed GEIN" bunlardan sadece birisidir. Ed Gein'in insanın midesini kaldıran suçları,geçtiğimiz otuz yılda çevrilen en korkunç üç film için esin kaynağı olmuştur. "Psycho","The Texas Chainsaw Massacre" ve "Silence of The Lambs"... Gein'in işlediği suçlar o kadar sıra dışı...

Heykel ve Sahil

Heykeller... Bir adamın sevgilisine son kez baktığı yer gibidir. Öylece durur ve sadece izlerler hiçliğin nehirlerini ve denizlerini. Onlar ki hiç düşünmez, en son ne zaman ayrıldığınızı ve en son ne zaman öpüştüğünüzü... Bu yüzden heykel gibi duran bir güzelliktir ayrılık... Her karesinde aşk, her karesinde acı...

Görünmeyen Nokta

ahlardan bir zerredir ahvalin, duymayan kulaklarda bilinsin… hangi yalnızlık geçer bitap yürekten, yüreğe dokunmaz sözlerde bilinsin… yurt dediğin bir ahkam özünde, özde yurtsuzlarda bilinsin… söyle(me) derdini özsüz fikirlere, durmayan zamanda yankı(sızlığı)sı  bilinsin… yar aşkı dedik, bilmeyenlerden uzak, yara aşık olduk dillerimiz bilinsin… her şey sende noktadır görene, görünmeyen noktada niyetimiz bilinsin… açılırdı kapılar dosttan düşmandan haber, açılmayan kapılarda ışık nerden...

Aşıkların Konuştuğu Gibi

aşıkların konuştuğu gibi konuş benimle cümlesiz ve ıssız olsun sinsice içimde gezinsin her öpüşün kalbimde yankılansın aşıkların konuştuğu gibi konuş benimle uzak ama ateşli bir sevgilinin ellerinden bana doğru aksın tenimi tutuştursun karanlık gecelerde aşıkların konuştuğu gibi konuş benimle sen ve benden başkası olmasın bırak düşsün gece damlasın usulca erkekliğime aşıkların konuştuğu gibi konuş benimle sevdiğini söyle sokakların serseri dilinde özgürce dokun...

Prenses

prenses aklına eser gelir gider sever ama asla küsmez prenses kurtarıcı meleğim sinirlenir sonunda bana döner prenses aklıma eser saçları değer sesi aşka davet eder esmer teni ruhumu sobeler prenses her yeri her şeyi benim olan tek ülke prens yapar sefili prenses nefes alıp durur köle yapmak için beni   Can Murat Demir

Quills

De Sade, tarihin simgeleşmiş isimlerinden biri. Uslanmaz bir çocuk ve bir o kadar da yaramaz... Hiçbir zaman bir diğerine benzemedi ya da bir başkası gibi davranmadı. O sadece yaşamak ve nefes almak istiyordu. İçgüdülerinin verdiği zevki ve acıyı bir arada yaşamaktan korkmadı. Savundukları uğruna hapis yattı hatta...

Delilik ve Tanrıyı Oynamak

İnsan neden bu denli korkar delilikten bilinmez ama yüzyılların yalanını zayıf bedeninde saklamaktan hiç çekinmez. Bunu büyük br ustalıkla ve korkusuzca çok iyi yapmıştır. Sebep neydi? İnsan neyden korkuyordu. Bunu yazmaktan bıktım ama insan aynı günahı işlemekten hiç vazgeçmeedi. Bundan büyük bir haz aldı. Asıl zevkler ötelenirken...