Mısır’da Matematik, Astronomi-Takvim, Anatomi-Fizyoloji, Tıp

Mısırlı âlimler çoğunlukla rahat ve güvenli tapınaklarında hayatın karmaşasından uzak yaşayan rahiplerdi ve tüm batıl inançlarına karşın, Mısır biliminin temellerini onlar attılar. Kendi söylencelerine göre, bilimler İÖ 18000’lerde, Mısır’ın erdem tanrısı Throth’ın [eski Yunanlıların “Hermes Trismegistus,” Merkür, dedikleri tanrı; Trismegistus “üç defa büyük” anlamında. ç.n.] yeryüzündeki 3000 yıllık hükümranlığı sırasında icat edilmişler ve arkaik bilim kitaplarının pek çoğu bu âlim-tanrının derlediği yirmi bin ciltlik (İS 300’lerde yaşan tarihçi Manetho’ya göre bu rakam otuz altı bin olmalı) külliyatın içinde yer almaktaydılar.

Yazılı Mısır tarihinin başlarında matematiğin hayli gelişmiş olduğunu; piramitlerin tasarım ve inşaatının gerektirdiği dakik ölçümler, matematik bilgisi olmadan mümkün olamazdı. Yaşamın Nil’in alçalıp yükselmesiyle yakından ilişkili olması, nehrin hareketinin ölçülmesini ve kaydedilmesini getirirken, kâtipler ve mesahacılar taşkının kapsadığı toprağın boyutlarını dikkatle ve sürgit hesaplamak durumundaydılar; nitekim geo-metri sözcüğünün buradan geldiği anlaşılmaktadır. Arkaik yazarların hemen hepsi, geometri biliminin keşfini Mısırlılara mal eder. (…)

Kullandıkları rakamlar işlevsel olmaktan uzaktır: 1 yazmak için bir vuruş, 2 yazmak için iki vuruş, 9 yazmak için dokuz vuruş, 10 yazmak için yeni bir şekil; (…) 90 yazmak için yan yana yazılmış dokuz adet 10 şekli (…) 1.000.000 yazmak için böyle bir sayının olabileceğine şaşırmış gibi ellerini havaya, başının üstünde kaldırmış bir adam resmi (…) Mısırlılar ondalık sistemi yakalayamadılar; “sıfır”ları yoktu, ama bayağı kesirleri icat etmişlerdi… Çarpma bölme piramitler kadar eskiydi. Ahmes Papirus diye bilinen en eski bilimsel matematik tezinin tarihi İÖ 2000–1700 olmakla birlikte yazıldığı tarihten beş yüz yıl öncesinin bilgilerini ihtiva eder. Ahmes Papirus’u bir ahırın ya da tarlanın kapasitesinin nasıl ölçüleceğini örnek çizimlerle gösterir ve birinci derece denklem öğretir. Geometride de sadece kare şeklindeki alanların değil, dairelerin, küplerin yüzey ve hacimleri ölçülür. Pi sayısının varlığından da haberdar olan Mısırlılar, 3,16 olarak hesaplamışlardı. Bizler, dört bin yıl sonra 3,16’dan 3,1416’ya ilerlemiş olmanın onurunu yaşamaktayız.

Fizik ve kimya bilgileri hakkında hiçbir fikrimiz yok; astronomilerine ilişkin bilgilerimiz de kısıtlı (…) [buna karşın] Nil’in hangi gün kabaracağını doğru tahmin edebilecek, tapınaklarını yaz solistisinin sabahında güneşin ilk ışıklarının ufukta belirdiği noktaya yöneltecek kadar bilgiye sahip olduklarını biliyoruz. Gezegenlerin koordinat ve hareketlerine ilişkin ölçümlerinin kayıtları bin yıl geriye gidiyor. Gezegenleri yıldızlardan ayırt edebiliyor, kataloglarında çıplak gözle seçilmesi neredeyse imkânsız olan beşinci kadirden (“magnitude”, ç.n.) yıldızları işaretliyorlardı. Gözlemlerine dayanarak oluşturdukları takvim, Mısır’ın insanlığa en büyük hediyelerinden bir diğeri olacaktı… Bu takvim binlerce yıl sonra Julius Caesar’ın (İÖ 100-İÖ 44) emriyle İskenderiye’deki Yunanlı astronomlar tarafından yeniden düzenlenerek “Julian Takvimi” adını aldı. Papa XIII. Gregory (1582) döneminde elden geçirildi. (…) Günümüzde kullandığımız “Gregorian Takvim” oluşturuldu. Takvimimiz aslen arkaik Yakın Doğu’nun yaratısıdır. [Klepsidra, ya da, su-saati de Mısıt icadıdır. (…) Onuncu Hanedanlık Firavunlarından Thutmose döneminden (İÖ 1479–1425) kalma en eski saat Berlin Müzesi’ndedir.]

***

Mumyalamak konusundaki uzmanlıklarına karşın, Mısırlılar insan bedeni üzerindeki çalışmalarında ileri gidemedi. (…) Kalbin organizmayı yaşatan güç olduğunu, dolaşım sisteminin merkezinde yer aldığını biliyorlardı. Ebers Papirusunda, “damarlar tüm uzuvlara ulaşır,” yazmaktadır, “hekim parmağını ister hastanın alnına, ister ensesine, isterse eline (…) isterse ayağına dokundursun, kalbe ulaşır.” Buradan Leonardo’ya bir adımlık yol kalmıştı – ancak, o adımı atmak üç bin yıl sürdü.

Mısır bilminin parladığı alan eczacılıktır. Kültürel yaşamlarının hemen her alanında olduğu gibi, burada da rahiplerle başlamış olup mistik kökenlerinin izlerini taşır. Halk arasında hastalıklardan koruyan ya da hastalıkları tedavi eden muskalar (…) ilaçlardan daha popülerdi (…) Büyük hekimler, cerrahlar, uzmanlar [hurafelerden] doğdu; ünlü Hipokrat yeminine intikal eden ahlak yasasını oluşturdular.

(…) Tarihte bilinen en eski bilimsel doküman [Amerikalı koleksiyoncu] Edwin Smith’in (1822–1906) adıyla anılan İÖ 1600’den kalma papirüstür. Edwin Smith papirüsü, kafatası çatlağından omurilik kaymalarına kadar kırk sekiz vakaya yapılan klinik müdahaleyi belgeler. Her vaka, “ilk tanı, muayene, semptomlar, teşhis ve tedavi” şeklinde sıralanmış başlıklar altında sunulmuş, ayrıca metinde kullanılan terminolojinin açıkladığı bir de bölüm eklenmiştir. Papirüsün edibi, bizim çağımızın On Sekizinci yüzyılına kadar rastlanmayan bir netlikte, bacak kaslarının beyindeki bir merkez tarafından kontrol edildiğini belirtmektedir – “beyin” kelimesinin literatürdeki ilk kullanımı da budur.

Her ne kadar, Yunanca isimlerini bilmeseler de, Mısırlılar çok çeşitli hastalıklardan öldüler. Papirüsler ve mumyalardan omurilik tüberkülozu, arteriosekleroz, safra kesesi taşı, çiçek, çocuk felci, kansızlık, arterit, sara, gut, kemik iltihabı, apandisit, omurgaların yangıya bağlı hasarı ve cücelik hakkında bilgi sahibi olduklarını biliyoruz. (…) Mısırlı hekimler bu hastalıklara karşı bol miktarda ilaç ile donanımlıydılar. Ebers Papirüsü’nde yılan ısırmasından doğum sonrası ateşine kadar yedi yüz hastalığın tedavisi anlatılır. İÖ 1850’den kalan Kahun Papirüsü doğum kontrol için kullanıldığı anlaşılan fitillerin reçetesini verir. Bu tedaviler Mısırlılardan, Yunanlılara, onlardan Romalılara ve bize intikal etmiştir; günümüzde güvenle yuttuğumuz garip karışımlar, dört bin yıl önce Nil kıyılarında mayalanmaktaydılar. (…)

William James Durant

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Gençlik Çağı Ruh Sağlığı ve Ruhsal Sorunlar

Gençliğin Tanımı ve Toplumdaki Yeri Gençlik, çocuklukla erişkinlik arasında yer alan, gelişme, ruhsal olgunlaşma ve yaşama hazırlık dönemidir. Ergenlikle başlayan hızlı büyüme, gençlik çağını sonunda...

Talaz Ana Öldü!

Ölüm haberi, saniyenin milyonda biri kadar bir zamanda modelin tüm sahipleri tarafından duyuldu. Azler: Ölümü gizlenmeye çalışıldıysa da engel olamadılar. Bundan on bin yıl önce,...

İkibin’ e Az Kala

Bir din yeterdi insanlığa Bir sevi yeterdi/ gerçek anlamda. Kitapların eksiği varsa da, suçu yok. Suçu yok aydınlık yetmezliğinin. Suç, ilk egodan beri som, bağnaz tepilerde Anlamadan inanma çelişkisinde/...

Damlalar

Kalabalık bir latin gecesi olacağı önceki gün yapılan "canlı müzik" duyurusunda belliydi. Müziğin ritmiyle ruhunu tüm uzuvlarını kullanarak dışarı yansıtmanın hoparlörle veya tükürüklü bir...

Hesapsızca Gelen Vicdan Muhasebesi

Nefretle ayağa kalkan adam düşünmeye başladı. İyi de oldu. Ne zamandır bunu yapmıyordu. İlk olarak ayağa kalktı. Boşalttı zihnini. Eskileri bir araya getirdi. Bir türlü...

Kaosun Kutsal Kitabı

Gecenin karanlığına giriyoruz ve buradan ancak cılız kalıntılarımız çıkacak, çok kalabalığız, daha da kalabalık olacağız ve giderek daha da kalabalıklaşacağız, böylece sonunda kaos galip çıkacak ve ölüm...

Tampon

Sadelik biraz anlamsız değil mi? Korkunun var oluş çabası sanki. Hak edilmemiş bir hediye sakin insan için. Nereye kadar yalnızlar galaksisinden uzaklaşabilirsiniz ki. Doğum...

Filozof Olmayanlar İçin Felsefeye Giriş

Louis Althausser’in ‘Filozof Olmayanlar İçin Felsefeye Giriş’adlı kitabı Can Yayınları’ndan yakın bir zaman önce yayımlandı. Louis Althausser felsefenin, sadece geniş anlamda düşünen felsefecilere ya da...

İzdüşüm

Bana aynadan bakın, dumanlı görürsünüz Bir derin, bir mahşeri sırra gömülürsünüz Yürüyünce çatlayan duvarlar arasında Yumruklarınız kalır bir gençlik rüyasında Dalgalar peydahlanır esrarlı bir denizden Acılar sağanak sağanak iner...

Alın Yazısı ve Hürriyet

Alın yazısı, alınlarımıza zorla yazılmış şeyler değildir. Biz, her birimiz, kendi isteklerimizle geliyoruz dünyaya. Alın yazısı denilen şeyler, bizlerin dünyaya gelmeden önce, Ruhsal Dünya'da...

Deola’nın Düşleri

Kahvede oturarak geçiriyor sabahı Deola, Kimse bakmıyor ona. Koşuşuyor kentte herkes Şimdi, yeni günün diri güneşinde. Kimseyi aramıyor Deola da, dinginlikle içiyor sigarasını, sabahı soluyup. Pansiyonda kaldığı süre...

İnsan Aklı

Belki öteki varlıklarda görüldüğü gibi, insanlar için de doğal yasalar vardır; ama bizde kaybolup gitmiştir; çünkü şu mübarek insan aklı her yere karışıp düzen vermeye,...

YKS-TYT-AYT Felsefe Çıkmış Soruları Ve Cevapları -II

3. ÜNİTE - VARLIK FELSEFESİ 1. Varlıklar, sizin onlar karşısında duruşlarınıza göre gösteriyorlar kendilerini. Önümdeki bir demet gül, ona bir botanik uzmanı olarak yaklaştığımda, kendini...

Gönül ve Din

Beni dindar insanların topluluklarında, yayın organlarında gören dostlarım,"zaten biliyorduk, dine kayacağını; "gönül" "gönül" diye diye, sonunda vardın, varacağın yere" diye takılırlar. Suçlayanları da vardır....

Felsefe Ders Notları: Varlık Felsefesi, Ontoloji

Varlığı konu olarak ele alan felsefe, genel bir varlık kavramı üzerinde durur. Varlık, evrende var olan her şeyin ortak  adıdır. Buna göre varlık, insan bilincinin dışında...