Yaşama Mektup

Sevgili Yaşam;

Sana yazdığım her mektupta yalan söyledim. İyi olacağını ve toparlanabileceğini umut ettirdim. Ancak iyileşemeyeceğini her saniye hissettim. Yine de yalanı sürdürmeye devam ettim. Her mektup bundan sonra bir yere varılmayan anlamsız kelimelerle doluyor. Eskisi gibi değil. Sabahlar anlamını yitiriyor biraz daha. Biraz daha unutkanlaşıyor. Biraz daha pişman, Biraz daha öfkeli ve yorgun. Git gide ölmek diyorum buna. Yine de fiziki olarak ayaktayım ve devam ediyorum.

Doğrusunu söylemek gerekirse bazı şeyler hiç geçmiyor. Her gün biraz daha yeniliyorsun ve acı çekmek normal geliyor. Sana samimi olarak şunu söylemek isterim tüm yalanlardan uzak olarak. Umutla kandırmayarak kendimi ve seni. Sen şiddete, kıyıma uğradın. Sevgisizliğe merhametsizliğe, umutsuzluğa, öfkeye uğradın. Canın yandı. Evlerin sessizliğinde kendi acını sardın. Kayboldun bir fotoğrafta. Geride kaldın. Enkazlarından çok geride. Ateşini gömdün küllerine ağladın. Oturup bir yangın yerinde sessizce bekledin. Kırıldın, parçalandın. Senin canın çok yandı sevgili yaşam. Ancak yalan söyledim sana her mektupta. Sen aslında iyi olmadın. Eve dönmedin. Geçmedi kalbindeki bu acı. Şimdi özür diliyorum senden. Her şey adına.

Biliyor musun uzun süredir yazı yazamıyorum. Uzun süredir hiç bir şey hissetmediğim için yazmayı da bu anlamsızlıktan ve hissizlikten sayıyorum. İnsanın kendini hissetmemesi ne kadar acı bir şey. Bir yorgunluk içindeyim. Neyin yorgunluğu olduğunu bilmiyorum ancak uykusuzluğum hiç geçmiyor. Tıpkı içimde hiç geçmeyen bu acı gibi. Sana yazılan bu çok geç kalınmış mektupta tüm birikenleri anlatacak kadar iyi değilim. Çünkü tekrar tekrar anlatmaya yine anlatmaya yine anlatmaya her şeyi baştan her şeyi yok sayarak tekrar etmeye gücüm yok. Konuşmayı sürdürme mecburiyeti bu. Galiba artık daraldığım tüm boşlukları geçtim ve sonundayım bir uçurumun. Yine de hala bekliyorum. Neden beklediğimi de anlayamıyorum. Bir engel var. Bu haraca bağlanmış dünyada bana ayrılan sürenin sonlanmasını bekliyorum. Bunları yazarken tüm hücrelerimde kronikleşmiş bir depresyon ve karamsarlık içindeyim. Bir türlü tamamlamayı başaramamış bir hikaye gibi…

Eskiden bu halimi saklardım. Ancak şimdi kendime ve sana karşı dürüst olma vakti. Sana bundan sonra yalan söyleyemeyeceğim. Yaşamayı başaramıyorum. Yaşamaya dayanamıyorum. Bunun için defalarca denedim direnmeyi, çabalamayı, ancak anladım ki bu hikayeye yenildim ve yenilmiş bu hikayeye bir son vermeliyim. Sonra da derin bir nefes almalıyım…

Sevgili Yaşam;

Bu artık yazılacak son mektuplar olabilir sana. Dürüstçe yazılmış. “Dönmen gerekiyor” diyordun bana hiç unutmam. Şunu iyi bilmeliyiz ki kendime geri dönmem için geçmişi bırakmam, izleri unutmam, külleri hatırlamamam gerekiyor. Kendimi toparlamam, bildiğim her şeyi geride bırakmam gerekiyor. Kendime, yaşama ve geleceğe geri dönmem için senden her şey adına özür dilemem için yüzleşmem gerekiyor kalbimle. Kendime geri dönmem için durmam ve yutkunmam gerekiyor tüm bana acı veren şeyleri. Ancak şuan geri dönmem imkansız ve sona doğru yürüyorum. Yürüyorum. Umduğum son bu olmayacak yine de yürüyorum. Geri dönemeyeceğim. Geri dönmem için güçlü olmam, durmam gerekiyor tüm zorluklar karşısında. Şuan ise her şeye karşı güçsüz ve yenik düşmüşüm. Konuşmayı mecburi olarak sürdürüyorum. İnancım yıkıldı, parçalandı ve canı acıdı…

Ve bu mektubun sonuna gelirken, bir boşluk olduğunu, asla dolduramayacağım kadar derin bir boşluk olduğunu öğrendim. Sen geçmiyorsun artık sevgili yaşam. Acıtıyor ve dayanılmaz oluyorsun her an. O yüzden artık sadece şunu söyleyeceğim kendime ve sana “Gideceksin ve hikaye bitecek.”

Sonya Bayık

Konuk Yazar
Konuk Yazarhttp://www.felsefehayat.net
Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız makalelerinizi themetallords@hotmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayımlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Benim Günahım Aşktır

Benim günahım aşktır, senin erdemin nefret: Sevgi günahtır diye günahımdan nefret bu. Gel, kendi durumunu benimkine kıyas et, Görürsün siteminin ne haksız olduğunu. Haklıysa da, o sözler kızıl...

Düşünbil Nietzsche’yi Kapak Konusu Yaptı

Bu dergiyle yaklaşık 1 ay önce bir mail vasıtasıyla tanıştım, Genel Yayın Yönetmeni Olcay Yılmaz bizzat ulaşarak derginin Ağustos sayısındaki Nietzsche kapak konusundan bahsederek ellerinde...

Aydınlanmamış Şiir

Asabı bozuk gecenin içinde, günü hiç aydınlanmamış bir şair küfürler savuruyor duvarlara Kağıtları acı içinde, kalemi yorgun. Şiirler bir şey anlatamayacak kadar sarhoş Dili şişmiş kelimelerin... Akşamın hüznüne resmedilmiş...

Virgüllerden İbaretti Hayat

Uzun zaman oldu bir şeyler yazmayalı… Bunaldığımı hissetmiştim, o yüzden artık yazmayı da bıraktım. Hissizleştiğimin farkındaydım, yazamıyordum ya da kelimeler ağırlaşmaya başlamıştı. Hep gitmek...

Kaos Yolunda Bir Işık‏

Dei El, Dei Agnus... Var olanların bir başlangıcı ve sonu olmayabilir. Bu Bilgelik ve Deliliğe herhangi bir kanıt vardır. Ama delilikle var olan bilgeliği anlamayanlar...

Filozofça Olanın Ölümü Üzerine: Kavramlara Olan Faydalı Bir Düşmanlık Öğretisi

Görkemli. İçimde taşıdığım varlık kırıntılarının ayak izlerini takip ederek tüm filozofça söylentilerin üstüne basıyorum, kendimi ve egomu hiçe sayarak karanlığın zehirli akıntısıyla tüm yazılanlara sesleniyorum:...

Olmak

Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Kanatsız, akşam vakti, deniz kıyısında bir tarasada, kaldırmış bir sofrada kalmak diye bir sorunu yok onun.Umutsuzluk,ortalık kararır kararmaz bir karıktan...

Zorba The Greek

1964 yapımı “Alexis Zorbas” büyük ilgi görmüş klasik bir film olma özelliğini hala koruyor. Yazarının en fazla ilgi gören romanı olması açısından da değerlendirilmesi...

Şeytan Okşar, Tanrı Acıtır!

Bir küfür bin duayı ezerken sen sadece hayatın anlamını düşünürsen yenilirsin. Çünkü hayat, en güzel, en dişi yalandır. Çünkü sessizlik iyi gelir ruhuna, her...

Ya Kalbine Dokunsaydı?

Ya dokunsaydı kalbine.. Daha çok incinmez miydin? Daha çok yaralamaz mıydı böylesi seni? O şehvetli benliğini kadınların mükemmel vücutlarına değil de, kalbine vermiş olsaydı nasıl...

İsa’nın Soyundan Gelen Devrimciler ve Salim’in Soğuk İnsanlarla İmtihanı

Aklına estiği her gece karısıyla sevişip uyumayı adet edinmişti. Dünya ölçeğinde yapılan istatistiksel bir araştırmada ortaya çıkan rakamlara göre tipik erkek modeli genelde böyle...

Dil Üstüne

Düşünce ve sanat adamları sözleri ve yazılarıyla dile değer kazandırırlar. Bu işi, dile yenilikler getirmekten çok onu bükmek, olanaklarını çoğaltmak, gücünü artırmak yoluyla yaparlar....

Ruhçular Şarlatan mı?

İstanbul'dan bir okuyucum, sayın İnci hanım, mektubunda ruhsal olaylara merakı yüzünden karşılaştığı durumu ve bu konuyu öğrenmek için gittiği bir dernekte kendisini "aydınlatmaya çalışan"...

Erkeklik Organının Serzenişi

Homurdanan ıslak yalanlarım oldu. Acının tarlalarında yürürken büyüttüğüm sevgilim gibi… Hep 3 kişinin hasadını kaldırdığım tarlalar; katil gelincik sürülerinin cirit attığı karanlık koridorlar… God bless...

Pişmanlığın Tekerrürü

istemezdim uyanmayı dehşet içinde yatağımda kime kıvrılsam sensizlik göğsümde beslediğim hayaletler korkunç bir iple bağlandı kaderime bir kara veba bendeki başka bir tür musibet: pişmanlığın tekerrürü sarıyor sefil yoksunluğumu içimde patlayan...