Şair sözlerime başlarken, her zaman ki gibi sigarayla başlıyorum bilesin. Bazı zamanlar neler yazacağımı bir kenara bırakıp; ‘Ben seni seviyorum ulan!’ diyerek haykırmak istiyor ciğerlerimin sigara izleri…

Bana yaptığına vurgun mu demek lazım, yoksa katliam mı? İçine ağlamayı çocukken yaşamıştım, lakin sen onu bana anlatırken; o duyguyu bir kez daha anladım. Ağlamanın ne çocuk, ne de ihtiyar tarafı varmış. Ah be güzelim! Uyumadan önce bir çakmak sesi ve içi boş paketlerde biriken tütün taneciklerini resmine sarmalayıp içime çekme arzusuyla uyuyorum. Her zaman ki gibi söylerim; söyleyeceğim, de: ‘Hiçbir alışkanlık senini ki kadar güzel olamaz.’ Seni yazmak deyince aslını kaybeder ruhumun naçizane hali.

Birkaç yaprak parçası, birkaç tükenmez kalemler ve küllük. Yaprak parçalarının bir bir yandığı, tükenmez kalemlerin bir bir tükendiği, Buzdolabının kapağındaki rakı; içimin üşütür hali… Küllüğümde ki izmaritlerin masayı sallayıp düştüğü ve benim sana düştüğüm yazılarım. Şair kişiliğim her gün çakmak sesiyle uyanıp, sana janti sözlerini ısmarlıyor. Bunlardan hiç mi hiç haberin yok be güzelim.

Şair tarafım jantiliğinden dolayı herkesle paylaşmaz şiirlerini, bu işin ayıbı olur, ahı olur bende. Abdürrahim Karakoç naifliğiyle davranırım hep. Sana denk geldikçe, gözlerin diz çöktürtüyor. Çünkü en kötü maddeden beter senin gözlerin. Söz söylenir, gözlerim dolar; eylüller şubat olur bana. Şubat demişken güzelim; Şubatın adı başkadır sende, ayazın buz kesmiş doruğunda şiirler şarkılar yazarım sana. Her şiirim de sezenler çalar, Ahmet Kayalar dökülür masaya. Her şeyin illegal oluşu bile güzel senin elinden ise. Anlıyor musun beni güzelim? Gerçi ne vakit anlayabildin ki beni? Ne vakit anımsadın… Özledim diye attığım her başlıkta biraz sen biraz tütün akar kâğıdıma. Sözlerime son verirken; bu geceyi sabaha bağlayan kalem, kâğıt ve bol dumanla…

Talha Karaca

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.