Ruh Hastası

yapacak bir şey yok!
kelebekler düşünüyorum
gününden bir gün fazladan uçuşan
güller düşünüyorum
dikenleri şefkat akıtan
yıldızları görüyorum odamın tavanında
hayatıma giren
kadınları düşünüyorum.
hepsi
”RUH HASTASI”
Neyzeni düşünüyorum
derdini anlatamadığını biliyorum
anlayamazlardı
istemezlerdi
simit yemeyen martı
memesi olmayan transeksüel
kadını olmayan erkeği düşünüyorum
ve Morphine-
The Saddest Song
dinliyorum
İstanbul’u düşünüyorum
Beyoğlu’nu Kadıköy’ü
B.paşayı Bağcıları
sonra
İzmir’i özlüyorum
ve
kafamı
şevklendiriyorum
ancak
katlanabiliyorum
bir uzun winston yakıp
yapacak bir şey yok
derdemez
götümü tavana verip
yatıyorum

İlkay Beyaz

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Niçin Yaşlanıyoruz?

Her insan vücudu zaman geçtikçe yaşlanır. İnsan ömrü her kişiye göre farklı olmakla birlikte günümüzde ortalama 75 yıla ulaşmıştır. Bilimciler insanların 150 yıla kadar yaşayabileceklerine inanıyorlar. Bugüne kadar kayda geçen en uzun insan ömrü, Japon Shigechiyo Izumi'ye aittir. Bu kişi 120 yıl 237 gün yaşamıştır. İnsanların büyümesi, yaşlanmaları ve...

Yokluğun Tadı

Acılı ruh, didinmeye düşkün eskiden, Umut ki mahmuzu can katardı çabana, Artık sürücün olmaz! Utançsız yatsana Kocamış at, her engele takılıp giden. Katlan yürek; ağır uykuna dal şimdiden. Yenilmiş, bitkin ruh! Koca serseri, sana, Artık ne uğraşıdan tat var, ne sevgiden; Kalsın flüt iç çekişten, boru ezgiden! Zevkler, ilişmeyin bir küskün, bezmiş cana! Cânım ilkyazın kokusu...

“Seyahatname IV” Hermes Kitap Etiketiyle Raflardaki Yerini Aldı

Yeni nesil gezginlerin aksine Yavuz Çekirge, klasik anlamıyla bir seyyahtır. Eserlerinde çıkış noktası ekseriyetle başından geçenler değil coğrafya, tarih, arkeoloji ve inançlardır. Ziyaret ettiği yerlerin coğrafyasını görüp, tarihi ve inançları konusunda kapsamlı araştırmalar yapar, bunları da titizlikle eserlerine yansıtır. Binlerce yıldır onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu...

Cennet ve Cehennem

Giriş Cennet ve Cehennem… Bu kavramların kulağa hoş gelen bir tınısı, hem de insanı korkutan bir tarafı var. Ayrıca bu iki kavram, bir köşeye kapanıp, olmayan ateşten kurtulmak için ibadet etmeye çağıran bir Tanrısal seslenişi de barındırıyor. Böyle hissetmenizi gayet iyi anlıyorum, hangi hissiyatla düşündüğünüzün de farkındayım. Ama bu...

“Dört Talmud Okuması” Üzerinden Levinas Felsefesine Giriş

Levinas, ne bir felsefe ne de dini bir ritüelin parçasıdır; o insandır ve hep öyle kalmayı diler bizlerden. Bu bağlamda, ─tarifi imkânsız gibi görünür─ insan olmanın ne bir türü ne de cinsiyeti vardır: “İnsan insandır” ve bu oldukça çarpıcı bir gerçeğin işaret fişeğidir. Başka bir problem daha...

Ruhumun Terkedilmiş Odaları

ruhumun terkedilmiş odalarında geziniyorum sanki her kapıda ölüm nöbette yaşayabilmek için sana yalvarıyorum sezgilerim yanıyor kan kaybediyorum ruhumun terkedilmiş odalarında geziniyorum bazen bir merdiven çıkıyor karşıma teker teker üzerimden atıyorum vazgeçtiğim sevgilinin biricik hatrına ruhumun terkedilmiş odalarında geziniyorum kendisini tanrıya adamış bir varlığa saflığın bedelini kanıyla ödetiyorum kimsesizlerin duasız sokaklarında Can Murat Demir

“Ben”siz Bir Bilinç: Krishnamurti

Batı dünyası, Freud ve diğerleri aracılığıyla bilinci, bilinç ve bilinçaltı olarak ikiye ayırmıştır. Hiç öyle olmayabilir de. Freud’u, Jung’u atın bir kenara ve başlayın. O zaman keşfedecekleriniz ikinci el değil, özgün olacak. Krishnamurti, insanlığa özgü sorunların çözümünü kelimelerde ya da felsefî kavramlarda aramaz. Tam tersine ona göre, dünyada...

Unut Gitsin

Yas mas tutma sevgilim, öldüğüm zaman. Toprakta böceklere güldüğüm zaman Duyurunca, paslı sesiyle, ölüp gittiğimi, bir çan... Yas mas tutma sevgilim, öldüğüm zaman Çürüyen gövdem gibi, yitip gitsim aşkın da... Ne bir mektup kalsın bizden, ne bir söz, ne bir eşya... Unut gitsin adımı, arkamdan da ağlama Göz yaşınla da eğlenir, onu da alıp-satar...

Niçin Gülüyoruz?

Ama araştırmalar olayın bu kadar basit olmadığını gösteriyor. Tabii sizler de haklı olabilirsiniz. Gülmek araştırmacılar tarafından yıllarca araştırıldığı kadar karmaşık olmayıp, ilkel atalarımızdan kalan, çevremize uyum ve sosyal hayatı paylaşmakla ilgili bir davranış biçimi de olabilir. Böyle de soru mu olur, tabii ki fıkralara, komik laflara ve...