Sis ve Hayat

Sis ve hayat neden hep aynı şeyleri hatırlatır? Neden bilinmezlik deyince aklıma hep bu ikili gelir?

Çünkü sis ve hayat birbirinden doğan iki çocuk gibidir. Her ikisi de karanlıktan beslenir. Ağaçların her biri insandır, ve orman sanki hiç hareket etmiyormuş gibi durur karşınızda. Oysa ki doğa ne kadar da ölümcüldür! İçinde bulunduğunuz zaman sizinle konuşur, çünkü ağaçlar, nehirler ve toprak canlıdır. Issız bir ormana bakarken uzaklara dalmanızın nedeni de budur. Doğa size rağmen bildiğini yapmakta ısrar eder, bir nehir asla tersine akmaz ve bir ağaç köküne hiçbir zaman isyan etmez. İşte bu yüzden uzaklara dalarsınız çünkü doğa hala biriciktir. Sizi çağırdığını duymazsınız. Eşsiz güzellikle bezenen harika bir dişidir doğa. Erkeksiz de yaşanabileceğini müjdeleyen anaç bir tanrıçadır. Sis, doğanın gözlerine çektiği sürme gibidir. Dipsiz ormanlar, kadim ağaçlar, azgın nehirler, vahşi hayvanlar, hepsi birer giysidir onun için. Doğa, hayatın başlangıcını doğuran bir canavardır.

Sis… Karanlığa çıkan ıslak bir kapıdır. Menteşesiz bir rüzgarın çığlığında yok olan insan hayaletlerini içinde taşır. Siluet onun eseridir. Gölge onun bebeğidir. Sis… Belirsizliğin damarlarında dolaştırır. İçinize sızarken canınızı hiç acıtmaz. Değip geçer sefil organlarınıza, sürtünür durur hayatın yalanlarına. O ki uzakları yakın eden bir büyücüdür. Her nefesi nemli bir dokunuştur. Salına salına gezinen, umarsızca ıslık çalan rüzgarın tek düşmanıdır.

Ağaçlar ve sis… Kutsalın değil gizemin mabedi… Duanın değil, çığlıkların adresi…

Bu fotoğrafı çektiğimde sisin içinde hiç korkmayan ama hareket eden bir şeyler gördüm. Hayaletler… Arada kalan iğrenç ruhlar… Çatal dilli uşaklar… Doğayı kirleten hayvanlar… Şiir yazan şeytan gibi masum görünüyorlardı. Ama ben onlara rağmen yaşadım ve doğanın aşığı olarak ölmeyi isteyen bir adamın bedeninde bu fotoğrafı çektim… Bu foto bana göre doğanın en güzel hallerini tasvir ediyordu.

Karanlığı ve bilinemezliği…

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikKendi Kendisiyle Yetinme
Sonraki İçerikNietzsche Nedir, Kimdir?

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

İnsanın İstekleri

Budalalığımızın başka belirtileri arasında şu da unutulmamalı: İnsan, istekleri yüzünden kendine gerekli olanı bulamaz; bir şeyin tadına vararak değil, hayal ve hevese kapılarak, mutlu olmak için neye muhtaç olduğumuzu kestiremeyiz. Düşüncenizi keyfince kesip biçmeye bıraktınız mı, kendine göre olanı özleyip rahat edemez: Quid enim ratione timemus Aut cupimus? quid...

Spinozist Conatus ve Varolma Moduslarının Trilojisi

Spinozist Conatus Bir insanın en temel ve başlıca arzusu nedir? Spinoza’nın yanıtı: conatus. Conatus, kendi varlığını sürdürme meylidir. Spinoza aslında conatus’u Tanrı’dan türeyen tüm kiplerin/varolanların temel eğilimi olarak belirler. Fakat biz insanı merkeze aldığımızdan ve insanın kendisi de Spinozist düşüncede Tanrı’dan türeyen bir kip olduğundan, conatus’u insanın temel...

Hayat: Ölüm’ü Bekleme Odası

Kendimi tanıyamadım bunca zaman, bu kadar erken bir yaşta delireceğim aklıma gelmezdi oysa. Düşsem yere şimdi kırılacağım her an. Bir taş gibi sert olmadığımı kabulleneceğim. Kırılmadığımı kabullenmeyi bırakacağım. Ne yapacağını bilmeyen, gerçeklerine yabancı olan ben çareyi hayatımı sonlandırmakta buluyorum. Yarım kalıyor sonra bu reddedilişler. Kurtarmaya çalışıyorlar, cinnet...

Clownhouse

You can't leave... They want to play... Sanatoryumdan kaçan dört delinin bir kasabaya yaşattığı dehşet dakikaları… Evde parti yapan 3 kardeş… Bakalım hangisi hayatta kalmayı başaracak? Clownhouse kült bir korku örneği ve çok fazla bilinen bir film olmamasına rağmen felsefehayat'ta yer vermeyi düşündük. 80'li yılların kült sinema örneklerinden biri...

Aynalar Yolumu Kesti

Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik; İşte yakalandık, kelepçelendik! Çıktınız umulmaz anda karşıma, Başımın tokmağı indi başıma. Suratımda her suç bir ayrı imza, Benmişim kendime en büyük ceza! Ey dipsiz berraklık, ulvi mahkeme! Acı, hapsettiğin sefil gölgeme! Nur topu günlerin kanına girdim. Kutsi emaneti yedim, bitirdim. Doğmaz güneşlere bağlandı vade; Dişlerinde, köpek nefsin, irade. Günah, günah, hasad yerinde demet; Merhamet, suçumdan...

Beyti Dost Celse: 13 

Herkes bu sıradan geçecek, vazifelerinizi yapmadınız. Onları düşünmediniz bile..! size, her insan bir insanın kardeşidir. İnsanlar birbirinin kardeşidir demedik mi…? Onu tuttunuz mu..? Siz inanmış olanlar bile kötü şeyler düşündünüz. Bizi üzüyorsunuz. Sizinle ahdimiz yok muydu? Ahdi bozanlar çok korksunlar..! Bütün kötülükler onların üstünedir. Yalvarınız, kötülere yalvarınız. Ağlayarak yalvarınız....

Kadının

Kadının, Yüzündeki birkaç damla suyla rüzgar öpüyor yanaklarını soğuk dudaklarıyla Kadının Ruhu titriyor gibi soğuk havada endişeli hayallerini yama yapmış çoğu yarasına Kadının Sonbaharı buymuş meğer: Zaman karanlığa akarken ağır kokulu, sıcak dört duvardan kaçıp pak soğuğa kavuşması bedenin. O vakit sokak lambalarının loş ışığı altında yapılan bir yürüyüştür huzur. Ve huzur sonbaharı Kadının. Ufuk Yeşil

Gülmeyen İnsan Özgür Olamaz

Gülen Türkiye demokrasi, gülmeyen Türkiye totalitarizm demektir. Otorite gülmekten, güleryüzlü olmaktan, gülenlerden korkar. Gülemeyenin kendisinden korktuğunu biliyordur. Kâbusu: “Gülen Türkiye.”  Önce e-psikiyatri portalından bir haber: Gallup araştırma kurumunun anketine göre, “Dün gülümsediniz mi ya da kahkaha attınız mı”sorusuna en çok Türkler “hayır” yanıtını verdi. ABD merkezli kamuoyu araştırma kurumu Gallup’un...

Sonbahar ve Sen

Sonbahar, adı üstünde son liman. Sen olmadan nasıl geçecek göreceğiz. Dediğin gibi "sensizlik ağır bir ölüm " mü yoksa "mutlak bir sessizlik" mi olacak göreceğiz? Seni üzmeden, nasıl yola devam edeceğim bilmiyorum. Dediklerin kulağımda... Ama ben sonbaharın yorgunluğu ve sarılığıyla sanırım yavaş yavaş cayacam her şeyden ve...