Tekne ve Kırık Dökük Anılar

Deniz kıyısında rastladım ona, daha doğrusu onlara. Kırık dökük bir teknenin etrafında kavga ediyorlardı. Ama deklanşöre bastığımda sadece bana odaklanıp, kavgayı unuttular.

Foto: Can Murat Demir

Sanki fotoğrafın içinde farklı durmak istediler, ya da farklı görünmek… Çocukların telaşı bittiğinde ortada ne ben ne de o tekne kalmıştı… Çocukların telaşı sadece o anlıktı sanki, sanki fotoğrafın içine girmek için can atıyorlardı. Güneşin bekçiliğinde gülümsemek istiyorlardı. Çocuk kavgasının tam ortasında bir gölge… Yani ben…O an şunu düşündüm: Güneşin suya düşüşü sanki hatıraların bir bir unutulmasını resmediyordu. Biraz ıslak ve belki biraz da duygusal…

Bu fotoğraf bir yaz günü çekildi. Kumsalın yalnızlığında ve dalgaların eşsiz tınısında… Gözlerim kamaşsa da bastım deklanşöre ve yok ettim hatıraları… İşte bu yüzden çocukları da aldım karenin içine… Sırf anılarımı taşısın diye o tekneye binemezdim çünkü, sırf ölüm var diye yaşamın kıyılarına götüremezdi beni, bu kırık dökük tekne… Götüremezdi! O yıpranmış tekne , çocukların kavga malzemesiydi, o sadece unutulmuş ahşaptan bir anıydı. Binemez ya da onunla gezintiye çıkamazdım, çünkü ne ruhumu ne de uzakları almazdı güvertesi… Alamazdı, buna hakkı da yoktu… O sadece bir fotoğraf olarak kalmalıydı ve bembeyaz bir köpüğün içine girmemeliydi. Çocukların kavgasına alet olmamalıydı, belki de sadece içine alabildiğince suyu alıp sadece batmalıydı… Evet en hakikatlisi buydu… Bir tekne benim için yok olmanın anahtarıydı, anıların ve acının içine batan kırık dökük bir adamdan farksızdı.

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikHırpalayanlar
Sonraki İçerikQuills

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Kuru Ağaç

kupkuru bir ağacım sen yokken ne bir meyvem var ne de bir gölgem yine de sarılıyorum bana bıraktığın cılız dallara ve her gece kendi hayaletimden korkarak tekrar tekrar...

Doğa Sistemi

Palatinate’lerden bir Alman soylusu olan (1723-89), Fransız yurttaşlığına kabul edilmiş ve Fransız bir aileye evlilik yoluyla gitmiştir. Ansiklopedi’ye (Encyclopedia) bilimsel makaleleriyle katkıda bulunan, d’Holbach,...

Osmanlı Seçkinleri

Bahri Savcı'ya Armağan, Ankara 1998. Osmanlı seçkinleri ve Osmanlı kültürü aslında 19. yüzyıl Osmanlı reform asrının bir ürünüdür ki, siyasal Osmanlıcılığın temelini oluşturduğu bir kültürel olgudur....

Felsefe Nedir, Ne Değildir?

Felsefe, radarı açık bir sezgi makinesini öngörür. Bu makine bazen insan bazense ruhlardan ibarettir. Kavramlarla boğuşan hem ruh hem de insanlardır. Aydınlık gibi görünse de ayak...

Olmak

Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Kanadı yok umutsuzluğun, akşam vakti deniz kıyısında bir taraçada, toplanmış bir sofrada kalayım demiyor. Umutsuzluk bu, o bir sürü olayların...

Heidegger’in En Zor Mesaisi: “Tinin Görüngübilimi”

Bu kez oldukça zor, tartışmalı ve çetrefilli bir eser hakkında yazacağım, daha doğrusu yazmaya çalışacağım: Tinin Görüngübilimi. İtiraf etmeliyim ki biraz huzursuzum, huzursuzluğumun sebebine...

On Dokuzuncu Yüzyılın Doğuşu

Bir İngiliz amiralinin oğlu olan Houston Stewart Chamberlain  (1855-1926) asimilasyon yoluyla Almanlaşmış ve Birinci Dünya Savaşı sırasında Alman vatandaşlığına geçmiştir. Daha sonra kızıyla evlendiği Richard...

Madam Blavatsky ve Dzyan Kitabı

Dzyan Kitabı, en eski kutsal kitaplar’dan biri olmakla birlikte, diğer tümü gibi, pek çok tahrifata uğratılmıştır. Bunun beşerî açıdan nedeni, durulmamış ve fırtınalı kişiliklerin...

Işık Getiren Sevgilim!

Sevgili Lucy; Işık getiren aşkım... Karanlıklardan geldiğini biliyorum. Islak ve nemli bir toprak gibi kokuyor nefesin. Ama artık öldürmeyi bırakmalısın. Bir aile kurup çocuk yapmalısın...