Sessizliğin içinde bir çığlıksa eğer zamansızlık sana yönelir usulca, algıların kapıları açılır, düşünceler evrene dağılır, sevgiler aşkla kucaklaşır, hüzünler karanlığın içinden yol alır yalnızlıklara, oynadığın oyunun içinde oyun olmaktır artık her şey, farkındalığında tüm oyunlar birleşince işte bu dünya benim tasarımım da var olabilir ancak dersin, her şey anlamsızlığında anlam kazanırken, hadi artık, sıradaki oyunumuz gelsin dersin! Yeni oyunlar, yeni heyecanlar, yeni tatlar, yeni dokular…

Bu ne muhteşem bir duygu, tanımlayamıyorum! Cümleler yetersiz sanki, her şey yeni bir çoşkunun yamacında bekleyen dinginlikte artık.

Acıdır insana yaşadığını hissettiren ve düşsellikte var eden…

Düşündüğün kadar varolursun bu hayatta, gerisi sadece bir vizyondur silinip giden düşün ki varolmanın dayanılmaz hafifliğini hisset! Korkma düşünmekten yeter ki düşün, neyi düşünürsen… Düşün! O seni anlamlandırmaya başladığı an sen de onu anlamlandıracaksın, zaman kavramı anlamsızlaşacak, yok olacaksın hiç olmadığın bir yoklukta.

İnsanın asıl amacı aslolan gerçekliği bulma arayışıdır. Derin soluklu bir düşünüşün ardından gerçekten sorgulayabilmesidir her şeyi… İnsanın kendini ve kendiliklerini gözlemlemesi… Ufak hesapların eşleniği olmadan en zarifinden bir kum tanesi ışıltısında yaşayabilme payesine erişebilmek… En kutsal olanı budur işte! İlişkilerinde taktığı tüm maskeleri birbiri ardına çıkararak, gerçekliğin ışığında yuvarlanan yepyeni bir yaşam derinliğinde kaybolmayı bekleyen saf aşkın acı dolu tuzlu sularında okyanusa dökülmeyi beklemek… Hepsi insanın gerçekliği arama kaygısının uzantılarıdır.

Bülent Dağgeçen

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.