Kalemimden Kırık Kelimeler Düşünce

Bazen kendimizi kâğıda bir şeyler yazmak için borçlu hissederiz. Bu hissi en çokta kelimelerimizi kaybettiğimizde hissederiz. O an beyaz bir kâğıda gözlerimiz takılıp kalır. Yüreğimizde kalan kırık kelimelerimiz bizi alıp uzaklara götürür. Belki son yitirilişinizi belki de avucunuzun içinde eriyip giden son umudunuzu hatırlarsınız. Aslında kâğıda hep bir şeyler anlatmak ister diliniz, kaleminiz, Yazamaz olur elleriniz, cümleleriniz kilitlenir, kaleminiz yutkunmaz olur artık. İçinizde o kadar çok birikmiştir ki çığlıklarınız kendini ne kalemle ne de kâğıtla avutur. Öylece durur sözcükler, içinizde kalır. Oysaki kalemin anlatmak istedikleri vardır size. Siz olan ama bir o kadarda sizden uzak olan bir ”ben´i” sorgular. Kaleminiz, kâğıda baktıkça gözyaşlarınızı düşürür içine. Masumiyetinizi, hayallerinizi, kırılan umutlarınızı bırakır sessizce. Göstermez kendini size, okuyamazsınız onları. O kadar zor gelir ki kâğıda bu kelimeler içinde saklamaya çalışır ve sizde artık umudunuzu kesersiniz. ”Hayır”larınızı unutup Evetlere sığınırsınız. Kalem kelimelere kırgındır, onlardan alacaklı bir sağır gibidir artık. Kâğıttan amalara sığınır, her ne kadar amalar yasaksa da ona. Bir keşkinin mürekkebiyle durur. Anlamak ister kendini, ruhu o kadar daralmıştır ki artık çizdiği yapmacık gülümsemelere, bu yüzdendir hep bir masum tebessüm birikir noktalarına, virgüllere takılıp kalır, ünlemler onu heyecanlandırmaz artık, soru içini çoktan kemirmeye başlamıştır. Hem içinde kaybeder zamanı hem de dışında yitirir dakikalarını, saniyelerini. Kırılıp dökülmüştür artık kaleminiz. İçini her ne kadar açsa da size, içi hep kanamıştır, saklamıştır size yüzünü, satırlarına amalarla başlamışsınızdır, kalemse kendi mürekkebinin içine hapsetmiştir sözcüklerini. Artık her ikisi de tutsaktır, Sizden kaçmışlardır.

Kalem içindeki mürekkebe isyan etmeye başlamıştır, belki kendisini kâğıda bu kadar çok anlatmak istemesine rağmen kelimelerin ona yüz çevirmesine isyan etmiştir. Artık bıkmıştır kendinden, çok zordur artık sizi avaz avaz bağırmak, saklanmak kendisinden, kâğıda öylece bakmaktan. “Ve” demeye başlamıştır artık her sona ama bir türlü noktayı koyamamıştır. Kâğıda üç nokta düşürmüştür son defa, hayata üç nokta. Öylece belli etmeden bu çığlığınızın sonunu getirmiştir,kelimeler hiçbir şey anlayamadan…

 

Sonya Bayık

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikOrgan Mafyası
Sonraki İçerikKoca Aşk, Küçük Şehir

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Tanrı Türkleri Çoktan Unuttu!

Ne kadar dindar bir milletiz değil mi? Ama her nedense burnumuz pislikten çıkmıyor. Riyakarlık, cinnet, cinayet, huzursuzluk... Bu saydıklarımın hemen hemen hepsi şu an Türklerin...

Tapınakçılar

Tarihin en gizemli topluluklarından biri de hiç kuşkusuz Tapınakçılar’dır. Fransızca’da “Templiers” , İngilizce’de “Templars” olarak adlandırılan bu şövalyelerin gizemi günümüzde de varlığını korumaktadır. Özellikle...

YKS-TYT-AYT Ünitelerine Göre Felsefe Çıkmış Soruları Ve Cevapları -VI

8. ÜNİTE – BİLİM FELSEFESİ 1. Günümüzün bilim adamları, genellikle bilimin en son ürünleriyle ilgilenirler; bugün yararını yitirmiş birçok bilimsel buluşu önemsemezler. Oysa bilim tarihçisi,...

Anlam Masalı

Yazı bakıyor bana. Ben de ona. Soruyor: "Anlamım ne?" İçini yazanın anlamı. Kendini kazanın anlamı. Hayatını yazıya vuranın anlamı. Yazıyla kendini saranın anlamı. Yazıyla...

Değer Yaşamak

Yaşayıp giden bir insanın sorusu değil, "Nasıl yaşamalıyım?" Yaşayıp giden, hayatındaki soruları silmiş, arada bir aklına takılan her sorunun yanıtını buluveren, yaşamının içine gömülüp,...

Liman Kırıntıları

Bahamalı martılar beni çağırdı bir ikinci bahar gecesi. Yalan söyledim yırtık blucinli tayfalara Seni sevmediğimi söyledim. Oysa rıhtımlar en şarkılı dalgalarla yıkanıyordu Midye kabuklarında sakladım gözyaşlarımı; Hastaydım kırık kötümser bir öksürük yapışmıştı boğazıma Seni...

Modern Yalnızlıklar

Yalnızız... Bizler tanrının imalathanesinden özenle yaratıldıktan sonra seçilmiş kadar şanslı ve o şansın yaver gitmeyeceği bir gerçeğin yüzümüzdeki soğuk tokadı, enselerimizdeki keskin nefesi kadar...

Biri Ambulans Çağırsın

Gecenin hız sınırına yakınken durdurdum bedenimi kaportada eski bir damadın çamura bulanmış papyonu arka koltukta gözyaşlarına boğulmuş bir gelinlik vardı; mart ayının soğuk bir salonuydu; vites pedalının dikiz...

Acının Sonsuz İntiharı

Zihnin, kalbin, hayatın, anlamın içindeki anlamsızlığın binbir geceye yollanması... Parçalanması ve arayışlar içinde insanın kendisini araması… Bununla başlayan boşluk acizlik her şeye, herkese ağız...