Terketmek

Sonra farkına varıyordum bu bedenimin içinde hissettiğim ruh bana ait değildi. Nefes alıyordum, iyiydimzda. ama sonra bedenimin acılara yenik düştüğünü hissediyordum. Tamamlanmamış bir hikâyenin sonuna gelmek istemiyor ve kendi varlığımı reddediyordum. Psikolojimin bozulmasından korkan çevremdeki insanlar muhtemelen deli diye tanımlayacaklardı beni ya da bir şizofren ama hiçbir şey bilmiyorlardı. Kendileri her şeyi çokbilmiş gibi davranmalarına bir mana bulamıyordum ve gittikçe de uzaklaşıyordum onlardan. Yaşadığım ülkeden artık bir an önce gitmek, kendi ruhumu hissedemediğim bedenimin acılarını hafifletmek istiyordum. Artık hiç bir şeyin parçası olmamak hiçbir şeye inanmamak hiçbir şeye karışmamak…

Çok düşündükçe bunların hepsini yapamayacağımı biliyordum ama yine de bata çıka çabalıyordum ve iyi kötü bir sonuç bekliyordum. Aslında korkmuyordum hiçbir şeyden. Bir uçurumdan atlayacak kadar içim rahattı. Sadece arkamda bıraktığım insanlara takılıp kalmak yoruyordu beni. Hiç vermemem gereken sözler verdim kıyısından dönerken ölümün. Hiç vermemeliydim oysa bu sözleri. Çünkü bedenim artık hiçbir sözü kaldıracak kadar güçlü değildi. Dayanıyordu ama hep yıpranıyordum. Kendimi hasta hissediyor ve iyileşmek için psikolog’un yanında buluyordum ama iyileşmiyordum. Aslında daha çok kötüye gidiyordu her şey. Çekip gitme cesaretini kendimde buluyor ve bir uçuruma doğru yürüyordum sonra yine dönüp arkamda bırakacağım insanlara bakıyordum ve olmayacağını, yapamayacağımı hissediyordum.

Keşke arkamda bırakacak ve bu kadar bağlanacak insanlar olmasaydı diye düşünmeye başlıyordum. Yavaş yavaş kendimi onlardan soyutlayıp istediğim sona gitmek için çalışıyor, hayatı hiç ciddiye almıyordum. Artık şunu da iyi öğrenmiştim ne yaparsam yapayım ben bağlıydım birilerine ve onlar benim gitmemin önünde birer engeldiler o yüzden artık ölmeyi düşünmüyor bedenimin içinde kaldığı dayanılmaz acıya kendimi hapsediyor ve bir gün artık her şeyi terk etmeyi bekliyordum bu terk edişim bir pasaportla olacaktı. Acılarımı hissettiğim bir ülkeden artık bir daha hiç dönmemek için gidecektim ve özgür olacaktım kendimi hiç kimseye bağlı hissetmeyecek, ait olduğum her şeyi reddedecektim. Bana verilen kimliği de yakacak artık hiç kimseye ve hiçbir şeye ait olmayacaktım. Şimdi sadece bunun için çalışıyorum. Evet, sadece bunun için bir gün o pasaportu alıp defolup gitmek. Acı çektiğim ülkeden gidecek ve bedenimin çektiği acıları dindirmek isteyecektim…

Sona doğru kendi yalnızlığımla adımlarımı çizecektim. Hiç kimseye verecek bir hesabım yoktu, artık özgür olacaktım…

Ve terk edecektim artık, beni ağlatan, beni acılara yenik düşüren her ne varsa…

Sonya Bayık

Konuk Yazar
Konuk Yazarhttp://www.felsefehayat.net
Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız makalelerinizi themetallords@hotmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayımlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikEntelektüel Şiir
Sonraki İçerikSusmanın Dili

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Gönül ve Din

Beni dindar insanların topluluklarında, yayın organlarında gören dostlarım,"zaten biliyorduk, dine kayacağını; "gönül" "gönül" diye diye, sonunda vardın, varacağın yere" diye takılırlar. Suçlayanları da vardır....

Nietzsche’nin Kavramsal Armağanları

Zaman zaman kimi büyük kişileri anarız: yıldönümlerinde, o kişilere gereksindiğimiz vakitlerde. Bu tür vakitlerde çoğunlukla yaptığımız şey anımsanan kişinin tarihsel bağlamda dönüştürücü ve ses...

Kumarbaz Ruhumun Tövbesi

dünya bazen ağlamaklı dürttü beni makyajı akmış bir fahişeyi uykusundan uyandırır gibi akıttı üzerime biriktirdiği nefreti hayat her seferinde aklımı çelip gitti soluksuz bir adamın son isteğini terk...

İkibin’ e Az Kala

Bir din yeterdi insanlığa Bir sevi yeterdi/ gerçek anlamda. Kitapların eksiği varsa da, suçu yok. Suçu yok aydınlık yetmezliğinin. Suç, ilk egodan beri som, bağnaz tepilerde Anlamadan inanma çelişkisinde/...

Hikâyeci Oğuldan Mektup: Saatçi Mehmet Bey’in Ölümü Üzerine

Saygıdeğer Biricik Babacığım; Umarım iyisindir. Ne zamandır mektup alamadık senden, endişelendik, özellikle annem, vurdumduymazlığına dayanamıyor:  yine de hürmetle selamları var, çok özlemiş, “ne zaman gelecekmiş...

Tanrı En İyi Büyücüdür!

Bazen sizin için gelenleri göremezsiniz veya duyamazsınız, onlar işaretlerle sizi takip ederler. Eğer siz bu işaretleri de göremezseniz diğer tarafa geçemezsiniz. Diğer taraf sadece...

Stay

Stay… Gerçekten izlediğim en karmaşık kurgu ve senaryolardan biri. Hem oyuncu hem de senaryo bakımından gerçekten de göz alıcı bir film. 2005 yapımı olan...

Bakın! Ben Bile Ağlıyorum Albayım!

Bakın! Ben bile ağlıyorum albayım. İmkânsızlık duvarının önünde ağlıyorum. Bu duvar beni çıldırtıyor albayım. Başımı, bu duvara vurup parçalamak istiyorum. Başım ağrıyor albayım; biraz...

Dracula

III.Vlad (Draculea) şatosunda yalnız yaşayan, terkedilmiş bir vampirdir. Bir kadının hayaliyle yüzyıllar boyunca mücadele eden yalnız bir erkektir. Bu kadını o kadar çok sevmiştir...