140. Die Wesung des Seyns (s. 261)

Eğer kişi, her şeyin nedeni olan ve kendi kendini nedenleyen (causa sui) ilk sebebi varsayarak Varlık’ın (olan-lığın/Seiendheit) açıklanmasına sığınmazsa; eğer olanın kendisini nesnelliğe (Gegenständlichkeit) indirgeyip olan-lığı da nesnenin tasavvurundan (Vor-stellen) ve onun a priori’sinden hareketle açıklamazsa; ve eğer »Seyn«in kendisinin özlemesine (Wesung) gelmesi isteniyor ve yine de olanın her türü ondan uzak tutuluyorsa; o vakit bu [çaba], ancak şu gerçeğin idrak edildiği zorunlu (varlık-terk edilmişliğini bir zaruret/Not olarak gören) bir derin-düşünme (Besinnung) sayesinde başarıya ulaşır:

Varlığın hakikati ve böylece onun kendisi, ancak ve sadece »Da-sein«ın (Orada-Varlık) olduğu yer ve zamanda özler (west). »Da-sein« sadece ve ancak, hakikatin Varlığı’nın olduğu yer ve zamanda »vardır«. Bir, evet, bizzat Varlığın özünü (Wesen), kendi içinde karşı-titreşimli (gegenschwingende) bir »Ereignis« (Olay) olarak işaret eden o dönüş (Kehre). »Ereignis« (Olay), »Da-sein«ı kendi içinde temellendirir (I.). »Da-sein«, »Ereignis«i (Olay’ı) temellendirir (II.). Temellendirmek (Gründen) burada dönüşlüdür (kehrig): I. taşıyarak (dayanak olarak) içinden geçmek, II. bahşederek (kurarak) taslaklamak (karşılaştırınız: Sıçrayış, 144. Seyn ve kökensel çatışma, s. 265).

Heidegger, M. (1989). Beiträge zur Philosophie (Vom Ereignis) (Gesamtausgabe, Cilt 65). Vittorio Klostermann. (Orijinal çalışma 1936–1938 yıllarında yazılmıştır).

Çeviri Desteği: Gemini 3 Flash (AI)

başka yazılar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.