Gecenin İçinden

sabaha doğruydu…
gecenin içinden yeni çıkmıştım.
biraz darmadağın, biraz da umutluydum.
sabah, hangisine izin vereceğini bilmiyordu.

bir şeyler bırakamamıştım gecenin içine..
hüznünü yaşıyordum belki de sabahın.

hala karanlığın gıcırdayan sesi içimde.

bir an için geldiğim gecenin içindeydim sanki.
sabahın ve gecenin boşalttığı bir savaş alanında biraz da…
şarkılar söyleniyor,
her şey birbirine karışıyordu.

ben bu karmaşanın içindeydim yine.
yani… hala gecenin içinde…

bu gecelerin içinde çırpınıp duran sabahlar vardı..
bu geceler aydınlıkları tutuyordu

gece, yeşerecek olan sabahların içine acıları bırakarak devam ediyordu,
gecenin içindeki sözcükleri duymaya çalışıyordum.
bir anlamı olmalıydı.
bu sözcüklerin içindeki kanın bir tadı olmalıydı.

Ferid Taş

Konuk Yazar
Konuk Yazarhttp://www.felsefehayat.net
Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız makalelerinizi themetallords@hotmail.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayımlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikKisaroyim: Haklı Ölümün Dillenişi
Sonraki İçerikKaos

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Defolun‏

Seni çok ama çok seviyorum. Karanlıkların koynuna sığınmış atmayan kalplerin Tanrıya yalvarmalarından daha fazla umutluyum. Seni çok ama çok seviyorum. Kefenim olman için yalvarıyorum...

9. Senfoni

gözleri kızarmış ve harmanlamış çiçeklerini müzik bangır bangır lambalar sönük bir kadın var bekleyen arzular üstümüze çullanacak neredeyse kadehleri dolduruyorum ben fakat arzular bu kadehlerin ardından tadılabilir ve Beethoven dinleyebiliriz çünkü şehvetimiz 9. senfoni tadında İlkay Beyaz

Kalemimden Kırık Kelimeler Düşünce

Bazen kendimizi kâğıda bir şeyler yazmak için borçlu hissederiz. Bu hissi en çokta kelimelerimizi kaybettiğimizde hissederiz. O an beyaz bir kâğıda gözlerimiz takılıp kalır....

Dine Karşı Din “Giriş”

İlan edildiği gibi konuşmamın bu akşamki ve yarın akşamki konusu, “dine karşı din”dir. Şimdiye kadar dinin karşısında ‘küfr’ün bulunduğunu ve tarih boyunca savaşın din...

Osmanlıca mı, Türkçe mi?

Osmanlıca, Türkçe’dir. Bu coğrafyada yaşayan Türklerin ata lisanıdır. Bugünkü lisandan farkı harfleridir. Bir de uydurukça kelimelerin bulunmaması... Türklerin, Müslümanlığı kabul etmeden evvel, iki çeşit alfabe...

Sanat Üzerine

Sanat nedir? Bu sorunun yanıtını insandan başka hiçbir yerde bulamayız. Çünkü sanat insanın kendinden uzaklaşıp, tamamıyla nesnelleştiği (hiçleştiği) diğer bir deyişle eşyaya yabancılaştığı bir...

Hiç ve Kendilik ya da Hiç ile Yolda İken

Bugün “Hingabe” sözcüğü üzerine düşünürken, sözlük karıştırdım. Türkçe’de “terk”, “feda” ile karşılanıyor. “Hingeben” terk etmek ise, sevgi bağlamında kendini terk etme(k)’dir, kendinden vaz geçme,...

Şifâlı Otlar

"Başım bir ağrıyordu ki, sorma! Hemen iki tane Novaljin yuttum. Bir şeyim kalmadı... Senin sinirlerin bozulmuş, şekerim. Bak, bir tane onluk Diazem iç. Anında...

Bence Artık Çıkmalısın

Dur dedi sinirli köpek, Geçemezsin! Sen belki başı boşsun, Belki de diğer köpekler gibi gevşek.. Her yol yürünebilir, Her yeri görebilirsin, Ama giremezsin! Durman gereken yer, görmen gereken yerlerden Daha önemlidir. Bastığın toprak Bazen...